Spor Yapmanın Faydaları, Kahvaltının Önemi, Sağlıklı Beslenmenin Önemi

27, August 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbulda Diyetisyenler, Sağlık Köşesi

Uzman Diyetisyen Aslı İçingür‘ün sizler için hazırladığı 30lu yaşlarda kadınların nelere dikkat etmeliriyle ilgili faydalı bir makeleyi paylaşmak istedik.

30’lu yaşlarda kadınlar nelere dikkat etmeli?

Bu yaşlarda düzenli spor yapmak çok önemlidir. Ayrıca bol antioksidan alımı da birçok kronik hastalıktan koruyucu etki gösterir. Örneğin; yabanmersini, ahududu, nar, brokoli, koyu yeşil yapraklı sebzeler çok önemlidir. Buna ek olarak, lifli gıdaların tüketimi, probiyotik içecek tüketimi sağlıklı bir bağırsak florası için olmazsa olmazların başında gelir.  Duygusal doyum da bu yaşlarda sağlığı korumak içi çok önemlidir. “Aşksız geçen bir gün varsa o güne acırım.” demiş Tebrizli Şems. Zaten günümüzde kilo problemleri ve yeme bozukluklarının temelinde yatan en derin sorun duygusal açlık ve mutsuzluk. Kendilerini sevgiden mahrum etmemeleri gerekmektedir.

a- Günlük beslenmede öğün dağılımı nasıl olmalı, spor yapılmalı mı?

Öncelikle kahvaltı en önemli öğündür. Kahvaltı yapılmadan güne başlamak ayakkabılarını giymeden sokağa çıkmak gibi bir şeydir. Aksi takdirde dikkat bozukluğu, gün boyu süren ve karşı konulamayan açlık ve halsizlik meydana gelecektir. Sonrasında yukarıda verdiğim örnek listedeki gibi besinleri dengeleyerek ve çeşitliliği ön planda tutarak beslenilmelidir. Spor günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğunda işe yarıyor. Örneğin, asansör yerine merdiven kullanmak, dolmuştan birkaç durak önce inmek ve yürümek, oturarak çalışılıyorsa bazı kültür fizik egzersizleri uygulamak önemlidir.

Uzman Diyetisyen Aslı İçingür

Uzman Diyetisyen Aslı İçingür

b- Metabolizmanın durumu 30’larda nasıl oluyor? 30’lu yaşlarda kiloların kalıcı olmasını önlemek için neler yapılabilir? Devamını oku

İstanbulda Diyetisyen, Uzman Diyetisyen Aslı İçingür, Diyet Listesi

15, August 2011 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbulda Diyetisyenler

Uzman Diyetisyen Aslı İçingür‘ün diyet ve sağlıklı beslenme konusunda bloğumuzda paylaştığı ilk yazısını sizlere sunuyoruz. İlerleyen günlerde diyet hakkında Aslı Hanım’ın diğer makalelerini de sizlerle paylaşacağız.

Bugünlerde hepimizin dilinde bir sağlıklı beslenme furyasıdır gidiyor. Herkesin artık bu konuda bir fikri var. Zayıflamak ise kafalardaki en büyük sorun.  Herkesin aklına takılan soruları ve yaşlara göre beslenmenin nasıl düzenleneceğiniz sizler için farklı bir şekilde ele aldım. 7’den 70’e beslenme serüvenine hazır mısınız?

1- İnsanlar 20’li yaşlarında fazla kilolarından kurtulmak için nelere dikkat etmeli?

Öncelikle her yaşta olduğu gibi bu yaşlarda da kendimize bir beslenme karakteri oluşturmalıyız bu da sağlam bir stratejiyle olmalıdır. Bu yaşlar genelde sosyal hayatın yoğun yaşandığı dönemlerdir. Sıkça dışarıda yemek yeme durumu olabilir.

Diyet yapanlar içinde bahane listesinin en başında yer alan kaçamak nedeni de budur. Sürekli dışarıdayım ve diyete uygun bir şey bulamıyorum. Kendinizi kandırdığınızın farkına vardığınızda bu davranış kendiliğinden değişmektedir. Dışarıda ızgara seçenekleri ve sossuz salatalar tercih edilebilir.

Ara öğünler için önceden hazırladığınız yiyecekler size yardımcı olacaktır. Emin olun taşımak hiç de zor olmayacaktır. Unutulmaması gereken nokta bu yaşlarda metabolizmanın oldukça verimli çalıştığıdır. Sonraki yaşlarda vücudunuz size çok da bonkör davranmayacaktır. Önce derin bir nefes alın; şimdiki “yaşam şeklinizi bir denetleyin”; neyi, ne zaman, niçin yediğinizi ve içtiğinizi izleyerek başlayın. Çoğu gıdayı aç olmadığınız halde tükettiğinizi farkedeceksiniz.

İstanbulda Diyetisyenler Aslı İçingür

Uzman Diyetisyen Aslı İçingür

Sonraki adım “hedef belirleyin”: burada gerçekçi olmanız çok önemli. Kendinize adil davranın ve vücudu mahrumiyet sendromuna sokmayın! Çeşitlilik ön planda olarak sevdiğiniz her şeyi belirli ölçülerde tüketebileceğinizi bilin. Karar verdik hedefi de koyduk, şimdi sıra planlamakta. Burada çok iyi bir proje yöneticisi olun: önce su içmiyorsanız su içmeye başlayın, sonraki hafta ara öğün tüketmiyorsanız buna dikkat edin ya da sebze yemeye başlayın ancak yavaş yavaş, bir gecede değişimi beklemeyin. Ve en önemlisi “sabırlı olun” , bu işin uzun süreli bir maraton olduğunu ve yaşam boyu süreceğini unutmayın.  Devamını oku

Seyahatta Doğru Beslenme, Yolculukta Doğru Beslenme

17, July 2011 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbulda Diyetisyenler

Yaz mevsimi seyahatlerin en sık gerçekleştiği mevsim. Tatile gitmek isteyenlerin yollara düştüğü bu aylarda sağlıklı beslenmenin önemi bir kez daha öne çıkıyor. Çünkü rahat bir yolculuğun sırrı, doğru beslenme ve doğru seçimlerden geçiyor.

KENDİ ARABALARINDA GİDENLER İÇİN… Araba yolculukları özellikle uzun yola çıkılmışsa bir piknik havası kazanır. Hamur işleri, sandviçler, kekler ve börekler uzun yolların vazgeçilmezleridir. Şehir molalarında şehre özgü mutfak kültürünü tatmak ise bir alışkanlık haline gelmiştir. Fakat seçimler doğru yapılmazsa, yolculuk bir kâbusa dönüşebilir.

Yanınıza alacağınız yiyeceklerin ve molalarda atıştıracaklarınızın hafif olmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü yağ içeriği yüksek yiyecekler karın ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi sindirim sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle seçeceğiniz yiyeceklerin ızgara, fırında veya haşlama pişirilmiş olmasına dikkat etmelisiniz. Kızartma ve kavurmalar yolculuklarda da sağlıklı seçimler değildir. Yanınıza sebzeli sandviçler, meyveli kekler gibi hafif yiyecekler almaya özen göstermelisiniz.

Yaz sıcaklarında et ve peynir daha çabuk bozulabileceğinden dolayı sandviçlerinizde bu besinleri tercih etmemelisiniz. UHT sütler oda sıcaklığında da rahatlıkla saklanabileceğinden ötürü tercih edilebilir içecekler arasında yer alır. Yaz aylarında diğer önemli bir konu ise besin zehirlenmeleridir. Yolculuğunuz boyunca mümkün olduğunca paketlenmiş gıdaları tercih etmeye çalışmalısınız. Bu mevsimde sudan dolayı oluşan ishaller sıklıkla görüldüğünden kapalı şişelerdeki suları tüketmeye özen gösterin ve açık satılan ayranları satın almayın.

Uzun yollarda sürücülerin bir sorunu da uykularının gelmesi olabilir. Kafein içeren içecekler konsantrasyonu arttırır. Bu nedenle molada bir bardak çay veya bir fincan kahve içilebilir. Unutulmaması gereken ise kafeinin uykunun yerini tutmayacağıdır. Yola çıkmadan önce uykunuzu almış olduğunuzdan emin olun ve yorulduğunuzda dinlenin. Kafeinle ilgili bir diğer sorun ise idrar yapımını arttırmasıdır. Sık sık mola vermek istemiyorsanız, aşırı miktarda çay, kahve ve karbondioksitli içecekler tüketmeyin.

OTOBÜS YOLCULUKLARI: Günümüzde otobüs yolculuklarında birçok ikram gerçekleştirilmektedir. Yolcuların ise seçimleri konusunda dikkatli olması gerekir. Bazı firmalar günümüzde sağlıklı ürünler ve şeker hastaları için diyet seçenekler sunmaya başlamış olsa da, bu uygulama halen tam olarak yaygınlaşmamıştır. Özellikle şeker hastalarının yapılan şekerli ikramlar konusunda dikkatli davranması gerekir. Tuzlu alternatifleri veya diyet ürünleri tercih etmek şeker hastaları için daha uygundur. Firmanın böyle bir uygulaması yoksa atıştırılacak sağlıklı seçenekleri çantanızda bulundurmanızda fayda vardır.

Çantamızda bulunduracağımız bir elma veya muz ise acil durum kurtarıcıları olabilir. Seçmeli kahvaltı veren otobüs firmaları ile yolculuk yapıyorsanız yeni bir güne ve seyahatinizin son durağına hazır hissetmek için süt, peynir ve yumurta gibi proteinli besinleri ve kendimizi enerjik hissetmemizi sağlayacak ekmeği tercih etmek daha sağlıklı olur. Otobüs kahvaltılarında reçel ve bal gibi yüksek glisemik indeksli besinler tercih etmemekte fayda vardır. Çünkü bu tür şekerden zengin yiyecekler kan şekerimizi hızlı yükseltip hızlı düşürdüklerinden dolayı daha çabuk acıkmamıza neden olacaktır.

İçecekler konusunda da dikkatli olunmalıdır. Kafeinden zengin içecek tüketiminin sınırlandırılması yolculukta rahat uyumamıza yardımcı olacaktır. Yolculuk esnasında tüketilebiliyorsa oda sıcaklığında su tercih edilmelidir. Çünkü soğuk su mideyi daha hızlı terk etmektedir.

TREN YOLCULUKLARI: Tren yolculukları, karayollarına nazaran daha uzun ve keyifli geçen yolculuklardır. Yemekli vagonu, çantadaki erzakları ile gayet neşeli geçen bu yolculukta da dikkat edilmesi gereken püf noktaları vardır. Aynı kendi taşıtında seyahat edenler gibi, trende seyahat edenlerin de yanlarında taşıdıkları besinleri dikkatli seçmesi gerekir. Et ve peynir gibi proteinden zengin besinler yaz sıcağında daha hızlı bozulduğundan ötürü yolculuk erzakları arasında yer almamalıdır. Bunun yerine hafif sebzeli sandviçler, tostlar, kutu UHT süt ve muz, elma gibi çabuk bozulmayan meyveler tercih edilmelidir.

Galeta, diyet bisküvi, grisini gibi besinlerde yolculuk için uygun olacaktır. Yemekli vagonlarda doğru menüyü seçmek konusunda özen göstermek gerekir. Seçilen yiyeceğin hafif ve az yağlı olması yolculuğumuzu rahat tamamlamamıza yardımcı olur. Kızartma ve kavurmalar ise tercih edilmemelidir. Su kaynakları konusunda emin değilseniz, çiğ sebze ve salatalardan da uzak durmak yerinde bir tercih olur. Tost, sandviç ve ızgara etler yolculuk için daha güvenilir seçeneklerdir. Fakat etin iyi piştiğinden emin olunmalıdır. Yaz sıcaklarında çabuk bozulan patates, pirinç ve mayonez gibi besinlerden de uzak durmak sağlıklı olur.

Yemekli vagonlarda servis edilen alkollü içecek miktarı konusu da önemlidir. Kadınlar günde bir birim, erkekler iki birimden daha fazla alkol tüketmemelidir. Yemek vagonunda keyif yapmak istiyorsanız 1–2 şişe bira, 1–2 kadeh şarap veya 1 duble rakıdan fazla içki tüketmemelisiniz. Yolculuğun sonuna alkolün olumsuz etkileri kalmasın istiyorsanız, alkolü tok karına ve bol su ile beraber tüketmelisiniz.

UÇAK YOLCULUKLARI: Ülke içinde çıkılan uçak yolculukları kısa sürdüğünden ötürü bir şeyler yemeğe ihtiyaç duymadan yolculuğumuz sonlanır. Fakat ülke dışı seyahatlerde durum biraz farklıdır. Uzun uçak yolculuklarında beslenmemizden oturuş pozisyonumuza kadar birçok faktöre dikkat etmemiz gerekir. Uzun uçak yolculuklarında mağdur olmamak için, seyahatten önce servis edilecek yiyecekleri öğrenmekte fayda vardır.

Vejetaryenlik gibi özel bir durumunuz varsa veya şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi sağlık sorunları nedeni ile özel bir diyet uygulamanız gerekiyorsa uçak bileti alırken bu durumu bildirmeniz yararlı olabilir. Çünkü bugün birçok firma önceden haber verildiği takdirde özel uygulamalar gerçekleştirebilmektedir. Uçakta yüksek hava basıncı nedeni ile vücuttan su kaybı oldukça artar. Bu nedenle su tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Yolculuk süresince düzenli olarak su içmek önemlidir. Vücuttan su kaybını arttıran kafeinden zengin çay, kahve ve kolalı içecekler mümkün olduğunca az tercih edilmelidir. Vücuttan su atılmasına neden olan bir diğer içecekte alkoldür. Bu nedenle alkol tüketimi konusunda hassas davranılmalıdır.

Seyahat süresince sürekli aynı pozisyonda oturmak sakıncalıdır. Yüksek basınç ve oturma pozisyonunun değişmemesi kan pıhtılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle yol boyunca oturma pozisyonu sık sık değiştirilmeli ve koridorda yürüyüş yapılmalıdır. Zaman dilimi farkı olan seyahatler, kişinin kendisini kötü hissetmesine ve adapte olma yeteneğinin azalmasına neden olan jet-lag ile sonuçlanır. Jet-lagdan kolay kurtulmak için, seyahatin bittiği gün hafif yiyecekler tüketilmelidir. Ertesi sabah kahvaltıda proteinden zengin besinlerin seçilmesi kötü etkiyi azaltır. Bu nedenle sofranızda süte, peynire ve yumurtaya mutlaka yer vermeye çalışmalısınız. Jet-lag etkisinden kolay kurtulmak için bol bol su içmeye devam etmelisiniz.

Beslenme Stratejiniz, TUTAR’LI olsun!
Diyetisyen Gizem TUTAR – Yaşam Koçu
TUTAR’LI DİYET Beslenme Danışmanlık&Yaşam Koçluğu
www.e-diyetisyen.com
www.tutarlidiyet.com

Dr. Emin Mindan MS hastalığı, Dr. Emin Mindan’dan Sağlıklı Beslenme Tavsiyeleri, Sağlıklı Yaşam

27, April 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi Sağlık Köşesi

Daha önce de Dr. Emin Mindan ile yapılan röpartajları(Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi üzerine) sitemizde yayınlamıştık. Bu röpartaj ise ilk olarak http://www.stargazete.com’da ESRA CENGİZ ile yapılmış. MS hastalığını tedavi eden hekim olarak tanınan Dr. Emin Mindan birçok ölümcül hastalığın nedeni olarak yanlış beslenmeyi görüyor. Dr. Mindan doğru beslenmeye dair her şeyi star Pazar’a anlattı…

Türkiye, Dr. Emin Mindan’ı beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyetini bozan MS hastalığını tedavi eden doktor olarak tanıdı. Uzmanlığı çocuk hekimliği olan Mindan ‘Çocuklar nasıl daha az hastalanır’ üzerine yıllardır sürdürdüğü çalışmaları sırasında MS’li hastalarla tanıştı.

MS’in diğer yaygın ve ölümcül birçok hastalık gibi büyük oranda yanlış beslenmeyle ortaya çıktığını tespit eden Mindan, bu hastalar üzerine uygulanan doğru bir beslenme tedavisinin hastalığı gerilettiğini gördü. Ancak Mindan’ın beslenmeyle ilgili tespitleri sadece MS hastalarıyla sınırlı değil. Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin Mindan’ın söylediklerini dikkate almasında fayda var. 60 yaşındaki Mindan kendi yaşamında da tavsiye ettiği beslenme şeklini uyguluyor ve son derece sağlıklı bir hayat sürüyor. İşte MS’le savaşta büyük zaferler kazanan Dr. Emin Mindan’ın hem hastalar hem de sağlıklı yaşamak isteyenlere önerileri.

Ağır metallerden arınmanın yolu soğandan geçiyor:

HASTALIKLARA sebep olan ağır metalleri aşılarla, saç boyalarıyla, sıkılaştırıcı krem ve rujlarla, egzoz dumanının havaya, meyve ve sebzelere karışmasıyla bir şekilde vücudumuzda biriktiriyoruz. Vücutta ağır metal olup olmadığını bir ilaç vererek idrarda tespit ediyoruz. Saçta ve vücut kılında da tespit edilebiliyor. Ağır metal birikimi vücutta halsizlik, sık sık enfeksiyonlara yakalanma, unutkanlık, yorgunluk, beyinde biriktiği için panik atak ve depresyona yol açabilir. Cem Kınacı adlı bir hekim arkadaşımız ile vücudu ağır metalden arındırmaya çalışıyoruz. Çok ilginç sonuçlarla karşılaştık. Yıllarca afttan kurtulamayan çocuklarda kurşun zehirlenmesi olduğunu gördük. Vücudun bu ağır metallerden arındırılmasına şelasyon diyoruz. Sarımsak, soğan, yeşil gıdalar ve yosunlar ağır metallerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Özellikle tek hücreli yosun spirulina, Arapların bitkilerin atası dediği alfalfa, kelp dediğimiz deniz yosunları vücuttan ağır metalleri atan doğal bitkiler…

Baharat olarak zerdeçalı içecekte kefiri tercih edin:

Beyaz ekmek tıpkı şeker gibi çok zararlı. Kepek ekmeğinin de beyaz unla yapılan ekmekten pek farkı yok. Ekmek olarak tam buğday ekmeği az miktarda tüketilebilir. Devamını oku