Mihrabad Ormanı, Mihrabad Korusu, İstanbul’un Doğal Güzellikleri

17, November 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Tur Rehberi, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul’un en güzel doğa güzelliklerinden bir tanesini daha sizlere tanıtmak istiyoruz. Mihrabad Ormanı veya Mihrabad Korusu ismiyle tüm İstanbul’da ün salmış bu güzide mekanı henüz ziyaret etmeyenler varsa belki yazıyı okuduktan sonra hafta sonu planlarını değiştirirler.

İstanbul Boğazı’na hakim, Kanlıca’nın hemen üzerinde bulunan Mihribad Korusu senelerden bu yana şarkılara ve İstanbul’un bütün ahengine şahitlik etmiş bir doğa mirasıdır. Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün en güzel göründüğü yerlerden birisi olan Mihribad turistlerin de gezmek istediği önemli yerler arasındadır.

Mihrabad Ormanı, güzel bir İstanbul Boğazı eşliğinde piknik yapabileceğiniz bir alandır. Azalan piknik alanında bugün manzaradan istifade etmek isteyen çay bahçeleri, lokantalar işgal etmiş durumda. Mihrabad Ormanın güzelliğinin, zamanla betona dönüşmemesi bir teselli olarak kalabilir.

Devamını oku

İstanbul Topkapı Sarayı, Topkapı Sarayı’nın Tarihçesi

26, October 2008 Gönderen Istanbul  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul‘u ziyaret edip de bu tarihi mekana gitmemezlik etmezsiziniz sanırız. Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı içersinde bir çok padişah ve devlet adamının hatıraları yer alıyor. Topkapı Sarayı‘nı gezereken her bölümde bu tarihi havayı soluyacağınıza ve o günlere geri döneceğinize emin olabilirsiniz. Eğer İstanbul‘da yaşıyor ve henüz Topkapı Sarayı‘nı gezmemiş iseniz, işte size gidilecek bir tarihi mekan daha çıktı diyebiliriz.

1478 yılında Fatih Sultan Mehmet’in inşaa ettirdiği Topkapı Sarayı‘nın tamamlanması 12 yıl sürmüştür, 380 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi olarak kullanılmıştır daha sonra padişahların Dolmabahçe, Yıldız gibi saraylara taşınmasıyla birlikte içerisinde Osmanlı Devleti’ne bağlı çeşitli görevliler yaşamaya başlamıştır, Saray boşaltıldıktan sonra dahi önemini kaybetmemiştir padişah ve ailesi her yıl Ramazan Ayı’nda sarayın Mukaddes Emanetler bölümünü ziyaret etmiştir bu yüzden sarayın bu kısmı her yıl özenle onarılmıştır. Saray ilk defa Sultan Abdülmecit zamanında bir yabancıya açılmıştır, döneminin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi‘nde bulunan eşyalar sergilenmiştir, Sultan Abdülaziz döneminde camekan vitrinlere alınan eski eserleri yabancıların ziyaretine sunmak gelenek haline gelmiştir.

3 Nisan 1924 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce onarıma alınmış daha sonra 9 Ekim 1924 tarihinde müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Topkapı Sarayı 700.000 m2′lik bir alanı kaplamaktaydı. Burada 10 cami, 3 namazgâh, 8 koğuş binası, 14 hamam, 2 hastane, 2 eczane, 5 okul, 12 kütüphane, 7 hazine dairesi, 6 kule, 22 çeşme, 11 kuyu, 2 sarnıç, 6 havuz, 2 su terazisi, 1 asma bahçe, 20 kubbeli mutfak, 348 oda ve salon ile Sarayburnu’nda yazlık köşkler bulunmaktaydı.

Günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Salı günü hariç tüm günler saat 9.00 - 17.00 arası ziyaretçilere açıktır, Dini ve Resmi bayram günlerinde Müze saat 13.00′dan itibaren ziyaretçilere açılır.Müzeyi ziyaret etmek isteyen kişiler biletleri yanlızca Müze’nin avlusundaki gişeden 20 YTL karşılığında alabilirler, Harem’i ziyaret etmek içinse ayrıca Harem önündeki gişeden 15 YTL karşılığında bilet satın almak gerekiyor.

Topkapı Sarayı’nın adresi : Sultanahmet, Eminönü

Toprapı Sarayı’nın telefon numarası : (0212) 512 04 80

Topkapı Sarayı hakkında daha detaylı bilgil için Topkapı Sarayı sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri

2, October 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Alışveriş

Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.

Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık  çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.  

Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz.  Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen  her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.

Devamını oku

Yere Batan Sarayı, Bazilika Sarnıcı, İstanbul’un Tarihi Mekanları, İstanbul’un Turistik Mekanları

6, January 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi, İstanbul Tarihi Mekanları

Yere Batan Sarayı

İstanbul’da Ayasofya yakınlarında yer alan Yere Batan Sarayı, 140 metre uzunluğunda 70 metre eninde ve 8 metre yüksekliğinde, 366 sütunlu gerçek bir yer altı sarayıdır. İstanbul’un en eski su kaynaklarından olup Doğu Roma İmparatorluğu ve Bizans’ın en büyük su deposu olarak kullanılmıştır.

İstanbul en sık kuşatma tehlikesiyle karşılaşan şehirlerden biriydi. Kuşatma süresince yaşanan en önemli sorun da yiyecek ve içecek kaynaklarının tükenmesiydi. Bazilika Sarnıcı, Roma ve Bizans İmparatorları’nın bu sorunu çözmek için yaptırdığı sarnıçların en büyüğüdür. 80.000 metreküp su alabilen ve 140´70 metrekarelik bir alana yayılan sarnıç, 6. yüzyılda Justinianos tarafından öncelikle saray ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılmıştır. 336 sütundan bazılarında oyma süslemeler vardır. İki sütunun tabanını oluşturan pagan kalıntıları olan Medusa kafalarının, hıristiyanlar tarafından ebediyen suyun altında gizlenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Sarnıçta toplanan yağmur suyunda yaşayan sazan balıklarının dekoratif ve kirlenmeye karşı bir önlem olduğu sanılmaktadır.

Yere Batan Sarayı günümüzde İstanbul’a gelen turistlerin büyük ilgisini çeken ve önünde her zaman turist gruplarını görebileceğiniz bir saray haline gelmiştir. Prefabrik gezi yolları sayesinde sarnıcın her tarafını, su üzerinde yürüyerek gezebiliyorsunuz. Tavandan damlayan su damlaları kubbelerde yankılanan sesleri, müzik yayınını değişen ışık efektleri arasında izlenirken kendinizi bambaşka bir alemde hissediyorsunuz.

Çırağan Sarayı, İstanbul’un Turistik Yerleri, İstanbul’daki Saraylar, İstanbul’un Tarihi Mekanları

3, January 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Otelleri, İstanbul Tarihi Mekanları

Çırağan Sarayı

Çırağan Sarayı, İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki Çırağan Caddesi üzerinde bulunan tarihi saraydır.  Eski Osmanlı Sultanları’nın Sarayı olan mekan tarihin ihtişamı ile modern teknolojinin birleşmesinin en güzel örneğidir. Hikayesi Sultan II. Mahmut ile başlayan, Sultan Abdülmecid tarafından tekrar inşa ettirilen, 1910’da çıkan yangınla tarihe karışan saray, yıllar boyunca Osmanlı sultan ve sadrazamlarına ev sahipliği yapmıştır.

Haliç ve Boğaziçinin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında sebebi tam olarak bilinmeyen bir yangın ortaya çıkmıştır. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. Dört yılda dört milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı. Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları, zengin döşenmiş mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan da birçok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi.

Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir otele dönüştürülmüştür. 1987 yılında, otel olarak kullanılmak amacıyla yabancı bir şirket tarafından restorasyonuna başlanır. Ayrıca sarayın bahçesine de modern bloklar oturtulur. 1992 yılında hizmete açılan saray , halen bu işlevine devam etmektedir. Bahçesinde süs havuzu, iskele ve helikopter pisti bulunmaktadır. Günümüzde birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır. Günümüzde İstanbul’un en ihtişamlı sosyal organizasyonlarına ve düğünlerine imza atmaktadır.