İstanbula Yakın Gezilecek Yerler, Ballı Kayalar Bölgesi

22, January 2011 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbula Yakın Gezilecek Yerler

Bu yazımız doğa düşkünleri ve treking tutkunları için. İnsan oğlunun doğada adım atmaya başlamasıyla tarihi oluşmuş olan bu spor dalı heyecan verici olduğu kadar da rahatlatıcı. Psikologların bile sıkıldığınız zamanlarda açık hava yürüyüşü tavsiye ettiğini düşünürsek şimdi anlatacağımız yer tam da doğa tutkunları için…

Dinlenmek deyip, gözümüzü kapattığımızda aklımıza ilk gelen şey yeşil bir görüntü ve serin sular olur, işte bu görüntüyü hayata geçirmek istiyorsanız tatilin gelmesini beklemeden sadece 1 saatlik bir yolculuk sonrası ulaşabileceğiniz İzmit’e bağlı Ballı Kayalar bölgesi size bu imkanı sunuyor.

Ballı Kayalar bölgesi  1994 yılında tabiat parkı ilan edilmiş. Aradan geçen 16 yılda bölgenin çevresindeki köyler fazlasıyla kalabalıklaşmış olsa da bu milli park, içersinde bulunan heybetli şelalesi, göletleri ve tıpkı bir kartpostal görünümünde olan yüksek kayalarıyla hala güzelliğini koruyor.

Ballı kayalar vadisi uzunluğu 1.5 km. genişliği 40-80 m. arasında değişen kanyon görünümlü, dar ve derin kazılmış bir “Boğaz”. Vadinin yükseltisi kuzeyde ağız kesiminde 5-10 m. yükseklikte başlayıp, güneyde vadinin sonlarında, 80-100 m. yüksekliklere kadar çıkıyor.

Devamını oku

Pierre Loti Tepesi, İstanbulda Gezilecek Yerler, İstanbulda Görülmesi Gereken Mekanlar

5, August 2010 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi, İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’un manzarasıyla ünlü turistik yerlerinden biri olan Pierre Loti tepesi bu yazımıza konu olacaktır. Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde Haliç’e nazır bir tepedir. Tepe adını, 1876 yılında İstanbul’a gelerek buraya yerleşen ve sık sık bu tepedeki bir kıraathaneye gelmesiyle tanınan Fransız roman yazarı ve doğubilimci Pierre Loti’den almıştır.

Devamlı zamanını geçirdiği Eyüp’teki bir kahveye Pierre Loti adının verilmesinin arından kahvenin bulunduğu tepe de o yıllardan itibaren Pierre Loti tepesi olarak adlandırılmaya başlandı ve halen Pierre Loti tepesi olarak hizmet vermektedir. Tepe ve burada bulunan aynı adlı çay bahçesi İstanbul’a gelen turistlerin de sık sık ziyaret ettiği bir yerdir.

İstanbul’da gezilecek yerlerden biri olan Pierre Loti tepesinin sahip olduğu manzara hemen hemen tüm İstanbullular tarafından bilinmektedir. Mezarlığın üst tarafında konumlanan Pierre Loti tepesinden Haliç’i, Galata kulesini, Galata Köprüsü’nü, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Cami’ni rahatlıkla görebilirsiniz. Mezarlığın girişinde bulunan teleferik yardımıyla Pierre Loti tepesine çıkabileceğiniz gibi mezarlığın içerisinde yer alan patika yoldan da yürüyerek çıkabilmeniz mümkündür.

Pierre Loti tepesine yürüyerek çıkmayı düşünüyorsanız oldukça dik bir patika yokuştan çıkmanız gerektiğini unutmamalısınız. Pierre Loti tepesine 1,5 TL karşılığından teleferik ile çıkmak daha hızlı ve sizler için daha rahat olacaktır. Ayrıca teleferikle yukarı çıkarken İstanbul’u bir de teleferikten görme fırsatını yakalayabilirsiniz.

İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’daki turistik yerlerden biri olan ve İstanbul’a gelen bir çok turistin merakla görmek istediği Pierre Loti tepesindeki kafede de tüm manzaraya eşlik edebiliyorsunuz. Teleferikle veya yürüyerek çıkabileceğiniz Pierre Loti tepesinde güzel resimlerler çekebilir, çay bahçesinde muhteşem İstanbul manzarasına karşı sıcak veya soğuk içeceklerinizi yudumlayabilir ve hediyelik eşya dükkanından hatıra kalabilecek hediyeler alabilirsiniz.

Pierre Loti tepesine ulaşım:

İstanbul’da görülmesi gereken yerlerden biri olan Pierre Loti tepesine farklı şekillerde ulaşabilmeniz mümkündür. Eyüp ilçesinden geçen otobüslere binerek Pierre Loti’ye ulaşabileceğiniz gibi Söğütlüçeşme – Avcılar arasında çalışan Metrobüs ile de ulaşabilirsiniz. Metrobüs ile geleceklerin Ayvansaray durağında inmeleri gerekmektedir. Metrobüs durağından indikten sonra Eyüp’e doğru bir taksiye binmeniz yeterli olacaktır.

Aydos Ormanları, İstanbul’un Doğal Güzellikleri

21, November 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

Diğer yazılarda da belirttiğimiz gibi her köşesinde farklı bir tarih yaşatan koca bir kent de İstanbul’da yaşıyoruz. Her büyük şehirde olduğu gibi İstanbul’da yaşamanın da dezavantajları olabiliyor bazen.

Hafta içi fazlasıyla sıkışık olan ve bir türlü çözülemeyen trafik problemi, iş yerindeki yoğunluk ve günlük yaşamın üzerimize yüklediği diğer sıkıntılar da eklenince alıp başımızı gitmek istediğimiz zamanlar olmuyor değil,ama birçok zaman iş nedeniyle bırakıp da gidemediğimiz İstanbul’da, yeşile hasret yaşarken hem şehirden koparmadan hem de ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir yer sunmak istiyoruz size.

İstanbul Anadolu yakası, Uğur Mumcu semtinde bulunan Aydos Ormanları… Ailenizle yeşiller arasında bir gün geçirmek istiyorsanız hem size hem de ailenizin küçük üyelerine hitap eden bu ormanı mutlaka görmeniz gerektiğini düşünüyoruz.

Aydos Ormanı’na bir Pazar günü gidebilir ve “kendin pişir kendin ye” kısmından faydalanarak açık havada mangal yakmanın keyfini çıkarabilirsiniz. Eğer sadece dolaşmak ve yemekle uğraşmak istemiyorsanız ormanın içersindeki  küçük dürümcü damağınıza göre lezzetler sunmak için bekliyor olacak. Aydos Ormanı’na kadar eşya taşımak istemeyenler için ise içerde orta büyüklükte bir dükkan bulunuyor ve burada sigaradan, plastik topa kadar her şey mevcut.

6620 metrekare üzerinde kurulu bu yeşil alan da isterseniz tek başınıza isterseniz grup halinde yürüyüş, koşu, bisiklet gibi eğlenceli aktivitelerin de keyfini çıkarabilirsiniz.

İsterseniz arkadaşlarınızla gidip kışın kapalı yazları ise açık olan sedirde sıcak bir çay ve nargile eşliğinde digiturk ten maç seyredebilirsiniz. Sevimli ve rengarenk görünen armut koltuklar üzerine yayılmak yeşillerin arasındayken daha da keyifli bir hal alıyor.

Zaman zaman yerel konserlerin hatta canlı yayın programlarının da yapıldığı Aydos Ormanı’nın da kışın da aktivitelerin devam edebilmesini düşünerek yapılmış olan 500 kişilik kapalı bir konser çadırı da bulunuyor. İçeride küçük bir hayvanat bahçesi de var ve Orman Müdürlüğü küçük konuklarını da unutmayarak onlar için bir lunapark yaptırmış 2008 den bu yana kurulu olan park içersinde küçük arkadaşlarımız eğlenirken sizde yeşilin keyfini çıkarabilirsiniz buradaki her oyun aletinin başında size yardım etmek için bekleyen güler yüzlü genç arkadaşlar görebilirsiniz. Bilet fiyatları da 2 – 2,50 TL civarında değişiyor. Eviniz buraya yakınsa sabah kahvaltısı ve arkasından yapacağınız keyifli bir koşu için de burayı seçebilirsiniz. Mekanda alkol bulunmadığından ve alkollü kimseler içeriye alınmadığından  dolayı kendinizi güvende hissedebilirsiniz.

Otantik mekanları sevenler için ise içeride bir restoran bulunuyor, bungalov şeklinde yapılmış bu şirin restoranda 10 masalı kapalı alan 10 masalı bir balkon ve 50 masalı bir açık alan mevcut. Doğum günü yada dinlendirici yemekler için ideal bir seçim olabilir, fiyatları dışarıdaki restoranlara nazaran büyük fark yaratmıyor.

Aydos Ormanları

Eğer etrafınızda kır düğünü ile evlenmeyi düşünen arkadaşlarınız varsa bu güzel ormanın içersinde kır düğünü adı altında ayrılmış olan bölümü içiniz rahat olarak tavsiye edebilirsiniz siz istediğiniz dekorasyonu anlatıyorsunuz ve her şey isteğinize göre şekil alıyor. Yemyeşil ağaçlar ve tertemiz çimen kokusu eşliğinde en mutlu gününüzü unutulmaz kılabilirsiniz.

Aşağıdaki fiyatlar değişmiş olabilir, bu yüzden gitmeden önce mutlaka aiağıdaki telefon numarasından bilgi alınız…

Kişi Başı Giriş Ücreti: 2,5 TL
İçindeki Yolcular dahil Vasıta Giriş Ücretleri:
Motosiklet: 4,8 TL
Otomobil: 7,3 TL
Minibüs: 24 TL
Otobüs: 60 TL
Konaklama imkanı: Bulunmuyor.
Aydos Ormanları Adresi: E-5 ve TEM bağlantılarıyla Kartal-Yakacık ve Sultanbeyli istikametlerinden ulaşılabiliyor.
Tel: 0216 377 46 47

Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.

Emirgan Korusu Sarı Köşk, İstanbul’da Kahvaltı Yapılabilecek Mekanlar

1, June 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul' da Yeme-İçme

Canım annem Mayıs ayının ikinci pazarı yani anneler gününden bizimle birlikteydi. Anneme güzel bir sürpriz yapmak için onu yıllar evvelinde sıkça ziyaret etme fırsatı bulduğu ve çok sevdiği Emirgan Korusu’na kahvaltıya götürdük. Adresimiz koru içindeki Sarı Köşktü.

Deniz manzarası, muhteşem bir bahar havası eşliğinde çiçek kokularını içimize çekerek güzel bir masaya oturduk. Beltaş’ın işlettiği Sarı Köşk’ün bahçesi bahar havalarında keyif yapmak için ideal. Hafta sonu kahvaltı menüsü ise bir hayli çeşitli ve bol kalorili.

Ekmek çeşitlerinin sayıca çok olması oldukça güzel. Kepek ve çavdar ekmekleri unutulmamış. Tabi bu alternatiflerin yanında biraz daha ihtiyatlı yaklaşılması gereken simit, susamlı ekmek gibi seçenekler de yer alıyor. Annem kendi gününü kutladığından dolayı özgür seçimler yapıyor. Diyetisyenlik damarım tuttuğu halde sesimi çıkarmıyorum.

İç kısımdaki servis alanında diğer kahvaltılık çeşitleri yer alıyor. En sevdiğim kahvaltılık olan peynirlerin çeşit çeşit durması beni cezbetti. Bir dilim beyaz peynir ve bir dilim dil peyniri ile peynir turumu tamamladım. Zeytin aradığım bir kahvaltılık olmadığı için tercih etmedim. Peynirlerin hemen yanında sıra ile dizilmiş reçel çeşitlerinin hepsinden azar azar aldık. Reçellerin hemen yanında servis edilen helvalar arasından sadece daha önce hiç tatmadığımız meyveli helvadan birer dilim aldık. Hamur işi ve keklerin servis edildiği masada; küçük pizzalar, çok çeşitli poğaçalar, açmalar, meyveli ve çikolatalı kekler servise hazır bekliyor. Bir dilim çikolatalı kek ile bu masadan da başarı ile sıyrılmayı başardık.

Söğüş sebze ve taze-kuru meyvelerin servis edildiği masada uzun süre kaldık. Çünkü tabağımızın boş kısmını söğüş domates ve salatalık ile doldurduk.

Sıcak servis alanında menemen, omlet, haşlanmış sosis gibi seçeneklerde yer alıyor. Fakat biz bu servis alanına uğramadan masamıza geçtik.

Reçeller ve çikolatalı kek dışında tattığımız bütün seçeneklerin başarılı olduğunu söyleyebilirim. Reçellerde yapay aroma kullanıldığını düşünüyorum. Bu nedenle tatları alışılageldik reçellerden biraz farklıydı. Çikolatalı kekte ise yoğun yumurta kokusu olduğu için dilimin tamamını bitiremedik.

Kahvaltımızı birer bardak taze sıkışmış portakal suyu ve şekersiz çay ile taçlandırdık. İçecek servis alanında bu seçeneklerin dışında kahve, bitki çayları, hazır meyve suları ve ayran servis ediliyor.

Sarı Köşk’ün eleştirilebilecek iki yönü var. İlki çok kalabalık olduğu için çay servisinde aksamalar yaşanıyor. İkinci konu ise önceden rezervasyon almamaları. Bu nedenle hafta sonunda Sarı Köşk’te lezzetli bir kahvaltı kaçamağı yapmak istiyorsanız erken gitmenizde fayda var.

Emirgan Korusu Sarı Köşk Telefon Numarası: (0212) 229 50 38
Emirgan Korusu Sarı Köşk Adresi: Emirgan Korusu, Emirgan / İstanbul

Not: Bu yazı “Diyetisyen Gizem TUTAR” tarafından hazırlanmıştır.

İstanbulda Diyetisyenler

İstanbulda Diyetisyenler

Gizem TUTAR
Diyetisyen ve Yaşam Koçu

 TUTAR’LI DİYET Beslenme Danışmanlık&Yaşam Koçluğu

Aydede Cd.Koray Apt.No:16 Kat:3 Daire:6
(Malta Başkonsolosluğu Binası)
TAKSİM /İSTANBUL
Tel: 0 212 297 31 87
Web: www.e-diyetisyen.com

 TUTAR’LI DİYET BESLENME DANIŞMANLIK (Harbiye)

Halaskargazi Cd.No:2 Kat:3 Harbiye/İstanbul
Tel: 0 212 241 58 41
Web: www.deltasacekimi.com

Gülhane Parkı, İstanbul’da Parklar, İstanbul’un Doğal Güzellikleri

28, May 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

Bu yazımızda sizlere İstanbul’un içerisinde ayrı bir cennet köşesi olarak kalan Gülhane Parkı’ndan bahsetmek istiyoruz. Gülhane Parkı ya da diğer adıyla Sarayburnu Parkı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olarak kullanılmaktaydı. Bu bahçe 1912 yılında Cemil Paşa(Topuzlu) tarafından düzenlenerek park haline getirildi ve halka açıldı.

Gülhane Parkına girdiğinizde aşağıya doğru uzanan iki tarafı ağaçlar ile kaplı enfes manzaralı bir yol çıkıyor karşınıza. Bu yolun sağ ve sol taraflarında çocuklar için oyun parkları ve dinlenme yerleri mevcut. İsterseniz çimenlerde isterseniz özel dinlenme yerlerinde oturup bu parkın keyfini çıkarabilirsiniz. İstanbul’da gezilecek yerler arasında mutlaka görülmesi gereken Gülhane Parkı’nı size tavsiye ediyoruz.  Gülhane Parkı’nda, ellerinde fotoğraf kameraları veya el kameralarıyla, eşsiz doğa güzelliklerini çeken bir çok yerli ve yabancı turisti göreceksiniz.

Gülhane Parkı’na gittiğinizde yanınızda yiyecek bir şeyler götürmenizi öneririz çünkü parkın içerisinde yiyecek alacağınız bir yer bulunmamakta. Parkın girişindeki büfeler bu konuda size yardımcı olacaktır.

Rahatlıkla aileniz ile gidebileceğiniz bir mekan olan Gülhane Parkı güvenlik açısından gayet yeterli ve huzurlu. Kısa aralıklarla çevrenizde güvenlik görevlilerini görebiliyorsunuz.

İstanbul’da hafta sonu gezilecek bir yer arıyorsanız Gülhane Parkını tercih ediniz. İstanbul’un her tarafından ulaşım gayet kolay, ister vapurla ister tramvayla ya da özel aracınız ile buraya ulaşabilirsiniz. Sirkeci Tren İstasyonu’nun hemen önünden Sultanahmet’e çıkan yol üzerinde sol tarafta  parkın giriş kapısını göreceksiniz. Tramvay ile gitmek isterseniz tam önündeki durakta inebilirsiniz. Gülhane Parkına giriş ücretsiz olup herkesin ziyaretine açık.

Eğer sizin de yolunuz bir gün Sultanahmet veya Eminönü taraflarına düşerse Gülhane Parkı’nı görmeden ayrılmamanızı tavsiye ediyoruz.

Aşağıdaki yorumlar bölümümüzde siz de Gülhane Parkı ile ilgili fikirlerinizi lütfen bizimle paylaşın.

Sonraki sayfa »