Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri

1, December 2010 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Alışveriş

Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.

Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık  çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.  

Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz.  Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen  her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.

Devamını oku

Pierre Loti Tepesi, İstanbulda Gezilecek Yerler, İstanbulda Görülmesi Gereken Mekanlar

5, August 2010 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi, İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’un manzarasıyla ünlü turistik yerlerinden biri olan Pierre Loti tepesi bu yazımıza konu olacaktır. Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde Haliç’e nazır bir tepedir. Tepe adını, 1876 yılında İstanbul’a gelerek buraya yerleşen ve sık sık bu tepedeki bir kıraathaneye gelmesiyle tanınan Fransız roman yazarı ve doğubilimci Pierre Loti’den almıştır.

Devamlı zamanını geçirdiği Eyüp’teki bir kahveye Pierre Loti adının verilmesinin arından kahvenin bulunduğu tepe de o yıllardan itibaren Pierre Loti tepesi olarak adlandırılmaya başlandı ve halen Pierre Loti tepesi olarak hizmet vermektedir. Tepe ve burada bulunan aynı adlı çay bahçesi İstanbul’a gelen turistlerin de sık sık ziyaret ettiği bir yerdir.

İstanbul’da gezilecek yerlerden biri olan Pierre Loti tepesinin sahip olduğu manzara hemen hemen tüm İstanbullular tarafından bilinmektedir. Mezarlığın üst tarafında konumlanan Pierre Loti tepesinden Haliç’i, Galata kulesini, Galata Köprüsü’nü, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Cami’ni rahatlıkla görebilirsiniz. Mezarlığın girişinde bulunan teleferik yardımıyla Pierre Loti tepesine çıkabileceğiniz gibi mezarlığın içerisinde yer alan patika yoldan da yürüyerek çıkabilmeniz mümkündür.

Pierre Loti tepesine yürüyerek çıkmayı düşünüyorsanız oldukça dik bir patika yokuştan çıkmanız gerektiğini unutmamalısınız. Pierre Loti tepesine 1,5 TL karşılığından teleferik ile çıkmak daha hızlı ve sizler için daha rahat olacaktır. Ayrıca teleferikle yukarı çıkarken İstanbul’u bir de teleferikten görme fırsatını yakalayabilirsiniz.

İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’daki turistik yerlerden biri olan ve İstanbul’a gelen bir çok turistin merakla görmek istediği Pierre Loti tepesindeki kafede de tüm manzaraya eşlik edebiliyorsunuz. Teleferikle veya yürüyerek çıkabileceğiniz Pierre Loti tepesinde güzel resimlerler çekebilir, çay bahçesinde muhteşem İstanbul manzarasına karşı sıcak veya soğuk içeceklerinizi yudumlayabilir ve hediyelik eşya dükkanından hatıra kalabilecek hediyeler alabilirsiniz.

Pierre Loti tepesine ulaşım:

İstanbul’da görülmesi gereken yerlerden biri olan Pierre Loti tepesine farklı şekillerde ulaşabilmeniz mümkündür. Eyüp ilçesinden geçen otobüslere binerek Pierre Loti’ye ulaşabileceğiniz gibi Söğütlüçeşme – Avcılar arasında çalışan Metrobüs ile de ulaşabilirsiniz. Metrobüs ile geleceklerin Ayvansaray durağında inmeleri gerekmektedir. Metrobüs durağından indikten sonra Eyüp’e doğru bir taksiye binmeniz yeterli olacaktır.

İstanbul Topkapı Sarayı, Topkapı Sarayı’nın Tarihçesi

1, April 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

Topkapı Sarayı ve Topkapı Sarayı tarihi hakkında bilgiler bulabileceğiniz bir yazı hazırladık. Topkapı Sarayı hakkında bilgileri okuduktan sonra yazımıza yorum yazmayı da unutmayınız. :)

Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı içersinde bir çok padişah ve devlet adamının hatıraları yer alıyor. Topkapı Sarayı‘nı gezereken her bölümde bu tarihi havayı soluyacağınıza ve o günlere geri döneceğinize emin olabilirsiniz. Eğer İstanbul‘da yaşıyor ve henüz Topkapı Sarayı‘nı gezmemiş iseniz, işte size gidilecek bir tarihi mekan daha çıktı diyebiliriz.

1478 yılında Fatih Sultan Mehmet’in inşaa ettirdiği Topkapı Sarayı‘nın tamamlanması 12 yıl sürmüştür, 380 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi olarak kullanılmıştır daha sonra padişahların Dolmabahçe, Yıldız gibi saraylara taşınmasıyla birlikte içerisinde Osmanlı Devleti’ne bağlı çeşitli görevliler yaşamaya başlamıştır, Saray boşaltıldıktan sonra dahi önemini kaybetmemiştir padişah ve ailesi her yıl Ramazan Ayı’nda sarayın Mukaddes Emanetler bölümünü ziyaret etmiştir bu yüzden sarayın bu kısmı her yıl özenle onarılmıştır. Saray ilk defa Sultan Abdülmecit zamanında bir yabancıya açılmıştır, döneminin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi‘nde bulunan eşyalar sergilenmiştir, Sultan Abdülaziz döneminde camekan vitrinlere alınan eski eserleri yabancıların ziyaretine sunmak gelenek haline gelmiştir.

3 Nisan 1924 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce onarıma alınmış daha sonra 9 Ekim 1924 tarihinde müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Topkapı Sarayı 700.000 m2’lik bir alanı kaplamaktaydı. Burada 10 cami, 3 namazgâh, 8 koğuş binası, 14 hamam, 2 hastane, 2 eczane, 5 okul, 12 kütüphane, 7 hazine dairesi, 6 kule, 22 çeşme, 11 kuyu, 2 sarnıç, 6 havuz, 2 su terazisi, 1 asma bahçe, 20 kubbeli mutfak, 348 oda ve salon ile Sarayburnu’nda yazlık köşkler bulunmaktaydı.

Günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Salı günü hariç tüm günler saat 9.00 – 17.00 arası ziyaretçilere açıktır, Dini ve Resmi bayram günlerinde Müze saat 13.00’dan itibaren ziyaretçilere açılır.Müzeyi ziyaret etmek isteyen kişiler biletleri yanlızca Müze’nin avlusundaki gişeden 20 TL karşılığında alabilirler, Harem’i ziyaret etmek içinse ayrıca Harem önündeki gişeden 15 TL karşılığında bilet satın almak gerekiyor.

Topkapı Sarayı’nın adresi : Sultanahmet, Eminönü

Toprapı Sarayı’nın telefon numarası : (0212) 512 04 80

Topkapı Sarayı hakkında güncel ve detaylı bilgil için Topkapı Sarayı sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Karıncalar Turizm, İstanbuldaki Tur Şirketleri, İstanbuldaki Gezi Şirketleri

1, March 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tur Rehberi, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul’da yaşayan bir çok doğa ve gezi tutkunu, Karıncalar ile daha önceden zaten tanışmışlardır. Bu yazımızda, sizlere Karıncalar’ı biraz daha yakından tanıtmak istiyoruz.  Karıncalar, yurtdışı-yurtiçi gezileri, hafta sonu ve günübirlik gezileri ile sektörde dikkat çeken bir konumda yerlerini almış durumdalar.

Karıncalar 1990 yılında doğa yürüyüşü ve dağcılık turları düzenlemek amacıyla kuruldu. 1994 yılında şirketleşti. 2 sene süreyle Kapadokya bölgesinde Ürgüp’de otel işletmeciliği yaptı. 1998 yılında TURSAB’a bağlı seyahat acentası oldu. 2000 yılından itibaren yurtdışı gezilerine başladı. Uzak ülkelere alternatif programlar hazırladı. Küba’nın resmi acentası oldu.

Karıncaların turizm anlayışı?

Doğa turizminin ilklerindeniz ve ilk günden beri katılımcılarımızla bir müşteri gibi değil gezgin dostlarımız olarak iletişim kurmaya çalıştık. Kitle turizminden uzak duruyoruz. Sadece doğa turizmi yaptığımız için değil, kültür turlarında da farklılıklar sunduğumuz ve bu turları küçük gruplara göre planladığımız için kendimizi alternatif turizm firması olarak değerlendiriyoruz. Gittiğimiz bölgelerin doğasına ve insanına saygı en önemli ilkemiz. Destinasyonlarımızda yer alan ülkelerin alışveriş merkezlerinden çok, insanların öyküleri, akıp giden yaşam ve geçmişten bugüne kalanlar daha fazla ilgimizi çekiyor ve programlarımız bu temelde hazırlanıyor. Bu yüzden de kitle turizmi yapamayacağımıza inanıyoruz.

Devamını oku

Beylerbeyi Sarayı, İstanbulda Saraylar, İstanbul’un Tarihi Mekanları

11, November 2008 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

Beylerbeyi Sarayı, hem mimarisiyle hem de muhteşem boğaz manzarısıyla İstanbul’un en çok ziyaret edilen tarihi mekanların başında gelir. İstanbul Beylerbeyi semtinde bulunan bu saray II. Murat zamanında Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafınca kıyıda bir ahşap saray olarak yaptırılmıştır. 1827-1828 senelerinde ise II. Mahmut tarafından yıktırılarak yenisi inşa edilmiştir. Beylerbeyi Sarayı  dört senede toplamda beş bin kişi çalışarak bitirilebilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa eden işçileri motive etmek için ise sürekli olarak müzik çalınmıştır. Ahşap olan ikinci yapı da yandıktan sonra ise bugünkü saray ise Sultan Abdülaziz Han döneminde mermer olarak 1865 senesinde yaptırıldı.

İstanbul’un tarihi yerlerinden birisi olan Beylerbeyi Sarayı, Anadolu yakasının en önemli yapılarından birisidir. Beylerbeyi Sarayı’nın boğaza bakan tarafı genelde süslü ve işlemelidir. Havuzları ve üst katta bulunan hamam değişik mimari özellikleri taşır. Sarayın içi kadar bahçesi de ayrı bir güzelliktedir. Beylerbeyi  Sarayın’da Sultan Abdülaziz Han otururdu ve gelen yabancı konuklar ağırlanırdı. Beylerbeyi Sarayında iki adet küçük seyir köşkü bulunur ve burada devlet misafirleri ağırlanır idi. Burada ağırlanmış olan konuklardan bazıları ise III. Napolyon’un eşi Eugénie, İran şahı Nasreddin ve Kral sekizinci Edward ve Avusturya imparatoru Franz Joseph idi. Tahttan indirilen Albülhamit Balkan Savaşı çıktıktan sonra Selanik’ten dönerek Beylerbeyi Sarayına getirilmiştir.Burada 1918 senesinde vefat etmiştir.

Devamını oku

Sonraki sayfa »