Beylerbeyi Sarayı, İstanbulda Saraylar, İstanbul’un Tarihi Mekanları
11, November 2008 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Kültür-Etkinlik
Beylerbeyi Sarayı, hem mimarisiyle hem de muhteşem boğaz manzarısıyla İstanbul’un en çok ziyaret edilen tarihi mekanların başında gelir. İstanbul Beylerbeyi semtinde bulunan bu saray II. Murat zamanında Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafınca kıyıda bir ahşap saray olarak yaptırılmıştır. 1827-1828 senelerinde ise II. Mahmut tarafından yıktırılarak yenisi inşa edilmiştir. Beylerbeyi Sarayı dört senede toplamda beş bin kişi çalışarak bitirilebilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa eden işçileri motive etmek için ise sürekli olarak müzik çalınmıştır. Ahşap olan ikinci yapı da yandıktan sonra ise bugünkü saray ise Sultan Abdülaziz Han döneminde mermer olarak 1865 senesinde yaptırıldı.
İstanbul’un tarihi yerlerinden birisi olan Beylerbeyi Sarayı, Anadolu yakasının en önemli yapılarından birisidir. Beylerbeyi Sarayı’nın boğaza bakan tarafı genelde süslü ve işlemelidir. Havuzları ve üst katta bulunan hamam değişik mimari özellikleri taşır. Sarayın içi kadar bahçesi de ayrı bir güzelliktedir. Beylerbeyi Sarayın’da Sultan Abdülaziz Han otururdu ve gelen yabancı konuklar ağırlanırdı. Beylerbeyi Sarayında iki adet küçük seyir köşkü bulunur ve burada devlet misafirleri ağırlanır idi. Burada ağırlanmış olan konuklardan bazıları ise III. Napolyon’un eşi Eugénie, İran şahı Nasreddin ve Kral sekizinci Edward ve Avusturya imparatoru Franz Joseph idi. Tahttan indirilen Albülhamit Balkan Savaşı çıktıktan sonra Selanik’ten dönerek Beylerbeyi Sarayına getirilmiştir.Burada 1918 senesinde vefat etmiştir.
İstanbul Videoları, İstanbul’un Tarihi Mekanları
26, October 2008 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul' da Kültür-Etkinlik
İstanbul’un tanıtımı için bir çok reklam videosu çekilmiştir ve halen de çekilmeye devam ediliyor. Bu tarz tanıtım videoları izlerken inanın göğsümüz kabarıyor. Böyle efsenavi bir şehre sahip olduğumuz ne kadar gurur duysak azdır. Elbette İstanbul’un tarihi mekanlarını gözümüz gibi korumalı ve onları en iyi şekilde gelecek nesillerimize bırakmalıyız.
İstanbul’un turistik ve tarihi mekanlarını bir çok turiste göstermeliyiz ki bizim nasıl topraklar üzerinde yaşadığımızı anlasınlar. Bu yüzden site ve blog sahipleri, bu videoyu sizler de bloglarınızda yayınlarsanız, İstanbul ve Türkiye’mizin tanıtımı için sizlerin de ufak da olsa katkısı olacaktır.
İstanbul’un tarihi mekanları ve İstanbul’un Turistik Yerleri hakkında bilgilerimizi diğer yazılarımızda detaylı olarak bulabilirsiniz.
İstanbul Topkapı Sarayı, Topkapı Sarayı’nın Tarihçesi
26, October 2008 Gönderen Istanbul
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Kültür-Etkinlik
İstanbul‘u ziyaret edip de bu tarihi mekana gitmemezlik etmezsiziniz sanırız. Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı içersinde bir çok padişah ve devlet adamının hatıraları yer alıyor. Topkapı Sarayı‘nı gezereken her bölümde bu tarihi havayı soluyacağınıza ve o günlere geri döneceğinize emin olabilirsiniz. Eğer İstanbul‘da yaşıyor ve henüz Topkapı Sarayı‘nı gezmemiş iseniz, işte size gidilecek bir tarihi mekan daha çıktı diyebiliriz.

1478 yılında Fatih Sultan Mehmet’in inşaa ettirdiği Topkapı Sarayı‘nın tamamlanması 12 yıl sürmüştür, 380 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi olarak kullanılmıştır daha sonra padişahların Dolmabahçe, Yıldız gibi saraylara taşınmasıyla birlikte içerisinde Osmanlı Devleti’ne bağlı çeşitli görevliler yaşamaya başlamıştır, Saray boşaltıldıktan sonra dahi önemini kaybetmemiştir padişah ve ailesi her yıl Ramazan Ayı’nda sarayın Mukaddes Emanetler bölümünü ziyaret etmiştir bu yüzden sarayın bu kısmı her yıl özenle onarılmıştır. Saray ilk defa Sultan Abdülmecit zamanında bir yabancıya açılmıştır, döneminin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi‘nde bulunan eşyalar sergilenmiştir, Sultan Abdülaziz döneminde camekan vitrinlere alınan eski eserleri yabancıların ziyaretine sunmak gelenek haline gelmiştir.
3 Nisan 1924 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce onarıma alınmış daha sonra 9 Ekim 1924 tarihinde müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Topkapı Sarayı 700.000 m2′lik bir alanı kaplamaktaydı. Burada 10 cami, 3 namazgâh, 8 koğuş binası, 14 hamam, 2 hastane, 2 eczane, 5 okul, 12 kütüphane, 7 hazine dairesi, 6 kule, 22 çeşme, 11 kuyu, 2 sarnıç, 6 havuz, 2 su terazisi, 1 asma bahçe, 20 kubbeli mutfak, 348 oda ve salon ile Sarayburnu’nda yazlık köşkler bulunmaktaydı.
Günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Salı günü hariç tüm günler saat 9.00 - 17.00 arası ziyaretçilere açıktır, Dini ve Resmi bayram günlerinde Müze saat 13.00′dan itibaren ziyaretçilere açılır.Müzeyi ziyaret etmek isteyen kişiler biletleri yanlızca Müze’nin avlusundaki gişeden 20 YTL karşılığında alabilirler, Harem’i ziyaret etmek içinse ayrıca Harem önündeki gişeden 15 YTL karşılığında bilet satın almak gerekiyor.
Topkapı Sarayı’nın adresi : Sultanahmet, Eminönü
Toprapı Sarayı’nın telefon numarası : (0212) 512 04 80
Topkapı Sarayı hakkında daha detaylı bilgil için Topkapı Sarayı sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri
2, October 2008 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Alışveriş
Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz. Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.
Çinili Köşk Müzesi, İstanbul’un Tarihi Mekanları, İstanbul’daki Müzeler
2, March 2008 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları
İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin avlusunda bulunan Çinili Köşk, Topkapı Sarayı yapı topluluğunun bir bölümü olarak Fatih Sultan Mehmet tarafından 1472’de sur içerisinde, Sarayburnu’ndaki koruluk içerisinde yaptırılmıştır.
Arkeoloji Müzesi karşısındaki iki katlı muhteşem binadır. Fatih Sultan Mehmet’in dairelerden, büyük sofalardan, kubbealtılarından ve köşklerden oluşan Topkapı Sarayında yaptırttığı Çinili Köşk’tür. 1472 Tarihli yazlık, Mimar Atik Sinan tarafından yapılan köşk, iki katlıdır. Ortada tonozlar üzerine oturtulmuş bir ana kubbenden, köşelerde ise yine kubbeli bölmelerden meydana gelmiştir. Ön tarafta tek parça beyaz mermerden ondört sütuna dayanmış bir revak vardır. Sütunlarla hareketlendirilmiş cephesi, eyvanlı terası ve kesme çini dekoru ile Selçuklu tesirinde bir erken Osmanlı örneğidir.
Giriş duvarında uzun kitabe yer almıştır. Giriş bölümü, üzeri kubbeli bir mekan13-19 yy. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik ve çiniler kronolojik sıralı sergilenmiştir 16 yy. İznik yapımı çiniler müzenin önemli eserleridir. Türk sanatını bir atilimidir. İki asır sonra yapılacak şaheserlerin müjdecisidir.
Selçuk çinilerinden ilham alınarak yapılmıştı. Binanın içi bozdan boya beyaz, kahverengi, lacivert, firuze çinilerle süslenmiştir. Firuze çiniler altı köseli, bunların arasına serpiştirilen lacivert çiniler ise üçgen seklindedir. Bugün de sanatseverlerin hayranlıkla seyrettiği çinilerin güzelliği yüzünden adına Çinili Köşk denmiştir. Çinili Köşk 1875′de müze haline getirilmiştir. Burada Fatih Sultan Mehmet ile ilgili eşyaların da bir kısmı sergileniyor.
Müzedeki eserlerin başında figürlü çini parçaları, yıldız çiniler, haç şeklinde çiniler, tabaklar, kâseler, mavi-beyaz tabaklar, mavi-beyaz bordür çinileri, firuzeli mavi-beyaz tabaklar, tepelikler, çok renkli kâseler, bardaklar, sürahiler, XIII. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Anadolu Selçuklu mihrabı, Haseki Hürrem Sultan Medresesi’ne ait pencere alınlığı, Kütahya işi gülaptanlar, ibrikler, kapaklı kâseler gelmektedir.
Çinili Köşk Müzesi Adresi: Osman Hamdi Bey Yokuşu Sokak Gülhane/İSTANBUL
Telefon numarası: 0 212 520 77 40-41-42
