Büyükada, İstanbul’un En Güzel Yerleri, İstanbulda Hafta Sonu Nereye Gidilir

4, November 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Tur Rehberi

İstanbul’da yaşayıp da Büyükada’yı ziyaret etmeyen yoktur.  İstanbul’a misafirleriniz geldiğinde, onları  İstanbul’da nerelere götürmeliyiz dediğiniz anlarda Büyükada mutlaka ilk aklınıza gelen yerlerden olmalıdır.  Eminiz ki Büyükada’yı ziyaret etmiş bir çok kişinin ada hakkında çok güzel anıları vardır.

Büyükada’nın ismi yabancılar tarafından Prens Adaları olarak adlandırılmıştır.  Eski adı Prinkopo, yani büyük anlamını taşımaktadır. Adanın yüz ölçümü 5.4 km karedir. Kışları nüfusu genelde 7 bin kişi civarındadır. Ancak bu rakam yaz aylarında artmaktadır. Büyükada üzerinde güney ve kuzey olmak üzere 2 tane tepe vardır. Güneydeki tepe 200 mt.  yükseklikte olup adı Yücetepe’dir. Kuzeydeki ise 160 mt yüksekliğe sahip ve İsa tepesidir.

Devamını oku

İstanbul Videoları, İstanbul’un Tarihi Mekanları

26, October 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul’un tanıtımı için bir çok reklam videosu çekilmiştir ve halen de çekilmeye devam ediliyor. Bu tarz tanıtım videoları izlerken inanın göğsümüz kabarıyor. Böyle efsenavi bir şehre sahip olduğumuz ne kadar gurur duysak azdır. Elbette İstanbul’un tarihi mekanlarını gözümüz gibi korumalı ve onları en iyi şekilde gelecek nesillerimize bırakmalıyız.

İstanbul’un turistik ve tarihi mekanlarını bir çok turiste göstermeliyiz ki bizim nasıl topraklar üzerinde yaşadığımızı anlasınlar. Bu yüzden site ve blog sahipleri, bu videoyu sizler de bloglarınızda yayınlarsanız, İstanbul ve Türkiye’mizin tanıtımı için sizlerin de ufak da olsa katkısı olacaktır.

İstanbul’un tarihi mekanları ve İstanbul’un Turistik Yerleri hakkında bilgilerimizi diğer yazılarımızda detaylı olarak bulabilirsiniz.

Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri

2, October 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Alışveriş

Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.

Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık  çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.  

Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz.  Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen  her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.

Devamını oku

Ayasofya Müzesi, İstanbul’da Müzeler, İstanbul’da Görülmesi Gereken Yerler, İstanbul’da Tarihi Mekanlar

16, September 2008 Gönderen admin  
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları

Ayasofya Müzesi, hem yabancı turistlerin hem de yerli turistlerin İstanbul’da gezerken ilk tercih ettikleri yapıtların başında gelir. Sultanahmet Meydanı’na yakın olan ve eşsiz bir görüntüye sahip olan Ayasofya’yı mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Ayasofya, milattan sonra 537 yılında Bizans hükümdarı Justinian tarafından yaptırılmıştır. 916 yıl kilise olarak kullanıldı. Sonradan 481 yıl cami olarak ve en son olarak da Atatürk tarafından 1935 yılında müze olarak ilan edilmiştir. İsmi Yunanca “Kutsal Bilgelik” anlamına gelir. 532-537 yılları arasında, 5 yılda tamamlandı. Dünya’nın en eski ve en hızlı inşa edilen katedralidir. Günümüzde, dünyanın yüzölçümü bakımından dördüncü büyük katedrali olarak kabul edilir. Devamını oku