Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri
6, November 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul' da Alışveriş
Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz. Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.
Ortaköy, İstanbul’da Görülmesi Gereken Yerler
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Her semtine farklı bir renk hakim olan İstanbul’un, deniz kıyısındaki doyumsuz havasıyla Mavi rengidir Ortaköy. Şehrin içinde denize karşı bir çay yudumlamak isterseniz, boğaz köprüsünün o heybetli duruşuyla tamamlanan İstanbul manzarasından Anadolu yakasını seyretmeye doyum olmaz.
Ortaköy’ün güzelliği Osmanlı döneminde fark edilmiş ve o zamanlar da da bir çok padişah ve ünlü devlet adamlarına kapılarını açmıştır. Ortaköy’de şu anda tam meydanda, deniz kıyısında bulunan ve 1853 yılında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmış olan Ortaköy Camii de semtin sembolü olmuş durumdadır.
Ortaköy, Beşiktaş ilçesine bağlı bir semttir. Beşiktaş’tan Ortaköy’e doğru ilerlerken eşsiz yapıdaki Çırağan sarayını ve tarihi oldukça eski olan (1908) Kabataş Erkek Lisesini de görebilirsiniz. Kendine has mekanları ve eşsiz manzarası nedeniyle bir çok turist ve İstanbul hayranları sık sık ziyaret eder Ortaköy’ü.
Akşamlar bir başka olur Ortaköy’de deniz kıyısında bir masada arkadaşlarınızla tavla oynamanın keyfini çıkarabilirken gündüz saatlerinde de meydan da ki entel pazarını dolaşarak kendinize ve sevdiklerinize küçük armağanlar alabilirsiniz. Canınız sıkılıyor ve biraz boğaz havasına ihtiyaç duyuyorsanız gene Ortaköy yetişir idmanınıza, İskeleden cüzi miktarlar ödeyerek yapacağınız sakin bir boğaz turu size her şeyi unutturur. Vapurla önünden geçtiğiniz, denize sıfır olan, yıllanmış yalılar bir zamanlar İstanbul’un o çok daha güzel olan yıllarına götürür sizi.

Ortaköy Kumpiri
Ortaköy, sabah, öğle, akşam yani günün her saatinde ayrı bir güzelliğe büründüğünden istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz, karnınız acıktığında kendinize ısmarlayacağınız kocaman bir Ortaköy kumpirinin lezzetini başka hiçbir yerde bulamayacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Yaz akşamlarında da gündüz en az gündüz olduğu kadar kalabalıktır Ortaköy. Sahilinin yürüyüş yapan insanlarla dolu olmasına karşın restoran ve eğlence mekanları da bir o kadar renkli ve kalabalık olur.
Kısacası İstanbul’a yeni gelenlerden yada İstanbul’da yaşayıp da sahil kasabalarını özleyenlerdenseniz Ortaköy, sahil kasabası havasındaki büyüleyici güzelliğiyle sizi bekliyor olacak.
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
Şile Akçakese Köyü, Woody Will Tatil Köyü, İstanbul’da Tatil Köyleri
27, July 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Bazı yerler için söylenilen sözler vardır ‘Yeryüzü Cennet’i ’gibi, sizlerle paylaşmak istediğimiz yer gerçek bir Yeryüzü Cenneti…
Herkes zaman zaman sakinlik ister, şehrin gürültüsü, trafiği, stresi… Psikologlar bile stresten bunaldığınız zamanlarda gözlerinizi kapatıp kendinizi sakin bir deniz kenarında hayal etmenizi söylerler. Her köşesini beton binaların doldurmuş olduğu İstanbul’da sıcaktan bunalmış ve yeşile hasret yaşarken İstanbul’a çokta uzak olmayan ve gerçekten Yeryüzü Cennet’i diye tabir edilmeyi hak eden bir yer anlatmak istiyoruz size. Şile – Akçakese…
İstanbul’a sadece 60 Km uzaklıkta olan bu şirin köy Şile - Ağva yolu üzerinde bulunuyor ve size gerçekten de özlediğiniz huzuru sunuyor. Akçakese Köyü’nde bir çok tatil köyü var yol üzerinde giderken Şile’ye ulaşmadan önce Doğa Tatil Köyü’nü ve Şile Dedeman Oteli’ni görebilir, dilerseniz yol üzerindeki otantik ve doğal ortamda bulunan küçük kır evlerinde nefis gözlemeler yiyebilir ve harika bir köy kahvaltısı yapabilirsiniz.
Son yapılan yol çalışmalarıyla Akçakese’ye ulaşım ortalama 1 saat sürüyor yolar çok dar ve virajlı olduğundan dikkatli ve yavaş gitmek büyük önem taşıyor. Eğer arabasız gitmek isterseniz Harem’den kalkan otobüslerle ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.
Akçakese’ye ulaştığınızda sizi sessizlik ve huzur bekliyor olacak. Sahilinde, dalgaların oyduğu kayalar ve iyot kokusu, içersinde az miktarda altın tozu da bulunduğu için,güneş ışıklarıyla birleşince muhteşem bir ışıltıyla sizi çeken kumsalı yüzünüzde bir mutluluk ifadesine neden oluyor.Deniz temiz ve berrak, aynı zamanda da sudaki tuz miktarı fazla olmadığı için sizi rahatsız etmiyor, dilerseniz koylardaki kayalıkların üzerinden balık bile tutabiliyorsunuz.
Akçakese’ye gidildiğinde gidişiniz erken saatte olmalı ki trafiğe yakalanmayın, Ağva ile aynı yönde olması nedeniyle trafik yoğun olabiliyor. Özellikle dönüş trafiği bazen saatler sürdüğü için gitmişken 1-2 gün kalmayı da tercih edebilirsiniz. Akçakese’de kalabilecek yer olarak farklı alternatifler mevcut.
Hem havuz hem deniz bir arada olsun istiyorsanız denize sıfır mesafede kurulmuş olan Woody Will Tatil Köyü’nü seçebilirsiniz. Bu tatil köyü gerçektende muhteşem denilecek kadar güzel içersinde 1 çocuk bir büyük havuzu bulunuyor aynı zamanda biraz yukarıda denizi yukarıdan seyredebileceğiniz ve kendine özel havuzu bulunan jakuzili lüks daireler yer alıyor. Havuzun hemen yanındaki merdivenden denize inilebiliyor, evler ağaçtan yapılma ve oldukça serin bir yer, odalarda buzdolabı gardrop ve yatak bulunuyor, televizyon yok, rahatsız edici şekilde gürültülü müzikte yok sadece sessizlik ve huzur var.
Woody Will Tatil Köyü, yaz ve kış aylarında açık. Kışın beyazlar içindeyken de yazın olduğu kadar güzel görünüyor, yaz ve kış için ayrı yemek bölümleri var. Yarım pansiyonda yemek ücretsiz ama içtiğiniz şeylerin fiyatını sormazsanız fazlasıyla ücret ödemek zorunda kalabilirsiniz. Woody Will’in bu güzelliği karşısında ödeyeceğiniz fiyat size biraz yüksek gelirse yakınlarda bulunan ve aynı koyu kullanan başka bir tatil köyü de seçebilirsiniz.
Kısacası kendiniz için küçük bir kaçamak istiyorsanız bir ödül niteliğinde olan bu muhteşem mekan stres altında kaybettiğiniz enerjinizi yeniden toplamanıza fazlasıyla yardımcı olacaktır.
Woody Will Tatil Köyü hakkında daha fazla bilgi ve resimler için www.woody-ville.net adresini ziyaret edebilirsiniz.
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
Sorry, there are no polls available at the moment.
Florya ATATÜRK Deniz Köşkü, İstanbul’da Köşkler, İstanbulda Görülmesi Gereken Yerler
23, July 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul' da Kültür-Etkinlik
Atatürk’ün yaşamının son dönemlerinde, hastalığına iyi geleceği düşünülerek Doktor Neşet Ömer’in önerisiyle İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında yapımına başlanan Deniz Köşkü, 43 gün gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır.
Florya ATATÜRK Deniz Köşkü‘nün yapımı için düzenlenen proje yarışmasında, Yüksek Mimar Seyfi Arıkan’a ait proje birinci olmuştur. Atatürk’ün bu tercihindeki temel neden, mimarın yapıyı bir halk plajı ile etüd etmesi olmuştur.
Yazlık bir konut olarak hazırlanıp, 1935 yılının Ağustos ayında kullanıma açılan köşk, Atatürk’ün ilgisi nedeniyle önem kazanan ve İstanbul’un güzel bir plajı olan Florya’da yapılmıştır.
28 Haziran 1935 günü özel treniyle İstanbul’a gelen Atatürk, o gün Haydarpaşa’dan Dolmabahçe’ye oradan da Florya’ya geçerek Deniz Köşkü inşaatını gezmiş ve beğenmiştir. Ulu Önder, İstanbul Belediyesi’nin kendisine hediye ettiği Deniz Köşk’te yaşadığı süre boyunca siyasal ve bilimsel toplantılar için burayı özellikle kullanmış, aralarında İngiliz Kralı VIII. Edward ve Madam Simpson’un da bulunduğu kimi önemli konukları burada ağırlamıştır.
Florya Deniz Köşkü’nde çalışarak dinlenen ve gerektikçe denize giren Atatürk, köşkü son olarak 28 Mayıs 1938 günü kullanmıştır. Atatürk’ün ölümünden sonra bu yapıları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları olan Sayın İsmet İnönü, Sayın Celal Bayar, Sayın Cemal Gürsel, Sayın Cevdet Sunay, Sayın Fahri Korutürk ve Sayın Kenan Evren kullanmıştır.
Atatürk Deniz Köşkü, sahilden 70 metre ileride, kıyıya köprüyle bağlı ve kazıklar üzerindedir. Florya Deniz Köşkü’nün geniş bir salonu, kütüphanesi, dinlenme ve yatak odaları ile banyosu vardır. Oldukça sade ve mütevazı olan köşkte, Ata’nın odasının hemen yan tarafında manevi kızı Ülkü’nün odasında bir yatak ve bir sehpanın üzerinde “Ülkü” yazan bir gemi maketi bulunmaktadır.

Florya’da ayrıca eski Ayastafonos Manastırı’na ait kalıntıların bulunduğu geniş alanda Atatürk’ün emriyle bir koruluk meydana getirilmiş ve çamların süslediği bir koruluğa, Atatürk Korusu adı verilmiştir. Florya Bahçesi de halka açık park olarak düzenlenmiştir.
16 Eylül 1988 tarihinde Kenan Evren tarafından TBMM’ye bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na devredilen bu yapılar topluluğu, restorasyona alınarak Atatürk Müzesi haline getirilmiş ve içinde Atatürk’ün İstanbul’da olduğu anlarla ilgili bir fotoğraf sergisi oluşturulmuştur. Öte yandan Deniz Köşk’ün bir bölümünde de Atatürk ile ilgili çeşitli yayınlar tanıtılmakta ve satılmaktadır. Yaverlik ve Genel Sekreterlik binaları onarılarak TBMM sosyal tesisleri haline getirilmiş, bu binaların arasında kalan boşluğa kafeterya ve restoran hizmeti veren bir yapı eklenmiş, yine bahçe; kafeterya hizmetleri verilecek bir konuma getirilmiştir.
Atatürk Deniz Köşkü tek katlıdır ve büyük kazıklar üzerinde yer almaktadır. Özel olarak tasarlanmış malzeme ve bağlantı parçaları ile yapılmış, L biçimli ahşap bir binadır. Atatürk’ün yaşamının son yıllarında gereksinim duyduğu özel bakım göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Deniz Köşk’ün Florya halk plajının hemen yanında oluşu nedeniyle Atatürk de halka yakın kalmış ve halkla birlikte denize girmiştir. Bugün yapılan restorasyon çalışmaları nedeniyle Köşk, geniş çaplı bir yenilemeye maruz kalmış ve bir kısmı betonarme olarak değiştirilmiştir.
Bu eşsiz yapıyı görmek ve ayrıntılı bilgi almak için Kültür Bakanlığı’nın (http://www.istanbulkulturturizm.gov.tr) web sitesini inceleyebilirsiniz.
Pazartesi, Perşembe günleri dışında her gün, 01 Ekim-28 Şubat arasında 09.00-15.00, 01 Mart-30 Eylül arasında 09.00-16.00 saatlerinde ziyarete açıktır. Bu saatlerin ve tarihlerin değişebileceğini de göz önüne alarak, aşağıdaki Florya Atatürk Deniz Köşkü’nün telefonundan detaylı bilgi alabilirsiniz.
Florya Atatürk Deniz Köşkü’ne ulaşmak için:
Adres : İstanbul Caddesi – Florya
Tel : 0212. 426 51 51
Faks : 0212. 580 75 34
Panoramik İstanbul, İstanbulda Sanal Turlar, İstanbulun En Güzel Fotoğrafları, Panoramik İstanbul Fotoğrafları, İstanbulun Turistik Yerleri
3, March 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Fotoğrafları, İstanbul Kent Rehberi
Panoramikistanbul.com, İstanbul’un tarihi, kültürel ve turistik mekanlarını flash tabanlı tam sayfa sanal turlar ile gezdiren bir sitedir. Dolmabahçe Sarayından Sultanahmet’e, Haydarpaşa Garından Yıldız Parkına kadar İstanbul’un birçok bölgesinden 360 derece sanal gezintilerin bulunduğu siteye her geçen gün yeni panoramalar ekleniyor.
360 derece fotograflar:
Bir çok fotoğrafın birleşiminden oluşan 360 derece panoramik fotoğraflar, özel ekipmanlar, geniş açı lensler ve panorama programlarının teknolojisi ile oluşturuluyor.Çekimi gerçekleştirilecek alan ayrıntılı bir şekilde hesaplanarak çekim açısı ve lens kombinasyonları seçiliyor. Gerekli düzenlemelerin sonunda panoramik fotoğraf birleştiricileri ile tek tek birleştirilen fotoğraflar photoshop gibi görüntü işleme programlarında rötuşlandıkdan sonra sanal tur olarak yapılandırılabiliyor. Çekim için birleştirilen fotoğraf sayısı kullanılan lensin açısına göre farklılık gösteriyor zaman zaman bu sayı 30 fotoğrafa kadar çıkabiliyor.
Panoramikistanbul.com sitesinde sanal olarak gezebileceğiniz mekanlardan bazıları aşağıdaki gibidir;
- Ahırkapı Hıdırellez, Alman Çeşmesi, Atatürk Kültür Merkezi, Avrupa Pasajı, Beşiktaş İskelesi
- Beyazıt Meydanı, Bozdoğan Kemeri, Bulgar Kilisesi, Büyük Mecidiye Camii, Çiçek Pasajı
- Dikilitaş, Doğan Apartmanı, Dolmabahçe Sarayı, Eminönü, Eminönü Meydanı, Emirgan Korusu
- Eski Galata Köprüsü, Eyüp Camii, Fatih Sultan Mehmet Anıtı, Fındıklı Parkı, Fransız Sokağı
- Galata Köprüsü, Galata Kulesi, Galatasaray Meydanı, Gülhane Parkı, Haydarpaşa Garı
- İstiklal Caddesi, Kamondo Merdivenleri, Karaköy Meydanı, Kariye Müzesi, Kız Taşı, Küçük Ayasofya
- Ortaköy, Piyerloti Tepesi, Rumelihisarı, Rüstempaşa Camii, Sahaflar Çarşısı, St. Antuan Kilisesi
- Sultanahmet Camii, Sultanahmet Meydanı, Sultanahmet Meydanı, Süleymaniye Camii, Taksim Gezi Parkı
- Taksim Meydanı, Tophane Çeşmesi, Tünel Geçiti, Yeni Camii, Yıldız Parkı Devamını oku





