Doğatepe Cafe&Restaurant, İstanbul’da Boğaz Manzaralı Restaurant
10, March 2010 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul' da Yeme-İçme, İstanbul'un En İyi Restaurantları
İstanbul her köşeden başka bir güzel görünür, bu yazımız da İstanbul’u kuş bakışı seyretmeyi sevenler için…
İstanbul’u tepeden seyretmek ve ister sabah kahvaltısı, ister akşam yemeği eşliğinde ‘İstanbul ayaklarımın altında’ diyebilmeniz için size önerimiz Rumeli Hisarı’nın tam üstünde bulunan Doğatepe Cafe & Restorant.
Doğatepe Cafe & Restorant, 15 yıldan bu yana saat 09:00 ile 02.00 arası kapılarını maviyi seven herkese açık tutuyor. Bu eşsiz mekanı pazar kahvaltısı için tercih edebilirsiniz. Her Pazar 9:30 – 14:30 arası yapılan brunch keyfi güne çok daha keyifli başlamanızı sağlayacak. (Fiyatı kişi başı 55 tl.)
Doğatepe Cafe & Restorant bir cam kenarına oturup dışarıyı seyrettiğiniz zaman gökyüzündeki açık mavi ile denizdeki koyu mavinin, arada bulunan ince, yeşil bir çizgi ile birleştiğini görürsünüz. Yer ile göğün birleşmiş oldu nokta da diyebiliriz buraya. Etrafınızı seyrederken görüş alanınız Fatih Sultan Köprüsü’nden Rumeli Hisar’na, Hidiv Kasrı’ndan Anadolu Hisarı’na kadar uzanarak size doyumsuz bir manzara keyfi yaşatıyor.

Dilerseniz akşam yemeği içinde Doğatepe’yi seçebilir ve büyük İstanbul’un, masallar diyarı görüntüsünde parlayan ışıkları eşliğinde, lezzetli yemeklerin keyfini çıkarabilirsiniz. Dünya mutfağı örneklerinden, özenle seçilerek hazırlanmış olan mönü, İtalyan mutfağından transfer edilmiş bir aşçının sunumu sayesinde size bir kez daha doğru mekanda olduğunuzu hatırlatacak. Doğatepe’ de tüm yiyecekler büyük özenle hazırlanıyor öyle ki, kendi mutfaklarında hazırladıkları özel ekmekleri bile var. Doğatepe yerli ve yabancı olmak üzere tam 55 çeşitlik bir şarap mönüsüne sahip, yanında gelen peynir tabakları da bir tablo güzelliğinde, büyük önemle hazırlanmış ve bir o kadar da çeşitli.

Doğatepe Cafe & Restorant,muhteşem manzarası eşliğinde, özenle döşenmiş. Servisi de oldukça güzel bir restoran olduğu için bir çok kez evlilik teklifleri ve sürpriz doğum günü kutlamalarına da şahit oluyor. Dilerseniz siz de bu nekanı özel günleriniz için, içiniz rahat olarak tercih edebilirsiniz
Eğer bir misafirinizle gidecek yer arıyorsanız, İstanbul’u ilk kez görecek olanlar için boğaz manzarası karşısında içilen kahvenin tadı gerçekten huzur dolu ve çok farklı olacaktır. Çünkü Doğatepe Cafe & Restorant kapalı iç mekanıyla olduğu gibi, boğaz havasını iliklerinize kadar hissedebileceğiniz terasıyla da sizi kendine çekmeyi başarabiliyor.
Kararınız akşam yemeğinden yanaysa, haftanın belirli günlerinde dj eşliğinde yapılan canlı müzik performansı da akşamınıza eklendiğinde, geride keyifle hatırlayacağınız bir gün bırakmış olursunuz. Fransız, İtalyan ve İspanyol müziklerinin kulağınıza gelen hoş sesi eşliğinde gördüğünüz manzarada adeta bir masalın içersindeymişçesine farklı bir duyguya kapılabilirsiniz.

Doğatepe Cafe & Restorant’da hafta içi ve hafta sonu A la carte mönüsü ayrıca gruplara özel fix mönülerde istenildiği takdirde sunulabiliyor. Özellikle akşam yemeği için gitmek isterseniz rezervasyon yaptırdığınızda en güzel manzaralı masa sizin olabilir.
Kısaca anlatmak gerekirse Doğatepe Cafe & Restorant’da lezzet ve manzara kesişiyor, yemekler karnınızı doyururken eşsiz manzara da gözlerinizi doyurmaya yetiyor.
Doğatepe Cafe&Restaurant Adresi: Nispetiye Caddesi Duatepe Parkı no:4-6 Rumeli Hisarüstü \ İstanbul
Doğatepe Cafe&Restaurant Telefon Numarası: 0 212 257 43 91
Doğatepe Cafe&Restaurant hakkında daha detaylı bilgiye www.dogatepe.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
İstanbul’da Çıplak Kadın Vücudunda Sushi
16, November 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul' da Yeme-İçme
Japonların çıplak kadın vücudundan yemek servis etme sanatı olan ve kadın vücudunda sunum olarak ifade edilen “Nyotaimori”, Japon mutfağının Türkiye’deki temsilcisi Morigroup tarafından Türkiye’ye getirildi. Garden 74 – Mori restoranda, 18 yaşından büyük müşterilerini bekleyen Nyotaimori’de, 3 bin 500 euroyu gözden çıkarabilen müşteriler için evlere de servis yapılıyor.
İstanbul gece hayatına yeni katılmasına rağmen oldukça ilgi çeken Nyotaimori ritüelinin Türkiye’deki versiyonunda, bikinili bayanlar üzerinde suşi ikram ediliyor. Japonya, New York, Moskova, Londra, Paris ve dünyanın farklı ülkelerinde ise suşi ikramı çıplak bayanlar üzerinde yapılıyor.
Kaliteli servisinin ve eğlence anlayışının müdavimi olacağınız Garden 74’te her çarşamba yapılan Nyotaimori gecelerinde mekâna sadece 20′şerli iki gruptan oluşan 40 kişi alınıyor. Ancak yarı çıplak kadın vücudundan suşi yeme ayrıcalığını isteyen herkes yaşayamayacak! Neden mi? Nyotaimori keyfinin limitsiz yemek, şampanya, viski ve votka da dâhil olan kişi başı fiyatı 350 dolar! Bu yüzden öncelikle 18 yaşını doldurmuş olmak şartıyla karşılaşan müşterilerin aynı zamanda ceplerinde 350 dolar da bulundurmaları gerekiyor. Tabi ki mekân yöneticilerinin güvenini kazanmak da bu keyfi yaşamak için önemli bir adım…

Bu ilginç deneyimi yaşamak istiyorsanız, açık alanlarında müthiş boğaz manzarası ve elit dekorasyonu ile eğlencenin vazgeçilmez mekânı olan Garden 74 sizleri bekliyor.
Adres: Bestekâr Sevki Bey Sok. No:74 Balmumcu – Beşiktaş / İstanbul
Telefon: 212 274 20 45 – 46
Web: http://www.garden74.com
Turkuazoo, İstanbul’da Dev Akvaryum
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Şimdi kafanızda bir akvaryum hayal edin! Ama öyle evimizdekiler ya da petshop’larda gördüklerimiz gibi değil! Kocaman bir akvaryum bu…
Türkiye’nin ilk dev akvaryumu Turkuazoo, Bayrampaşa’da sekiz bin metrekarelik alan üzerinde kuruldu. Akvaryum, Global Aquarium adlı çok uluslu bir şirket ve onun Türkiye ayağı olan İstanbul Su Dünyası’nın 17 milyon avroluk yatırımı sonucu gerçekleştirildi. Yapımı Yeni Zelandalı bir şirket tarafından yaklaşık altı ayda tamamlanan akvaryumu sizler için gezdik.
Akvaryumda tatlı su, tuzlu su, okyanus balıkları ve tropikal balıkların yanı sıra beş farklı köpekbalığı türü ve nesli tükenen orfoz da yer alıyor.
Dev akvaryumda yedi kişilik dalgıç kadrosu gün boyunca akvaryumdaki bölümlerin temizliğini yapıyor, ayrıca köpek balıklarını elle, diğer balıkları da yukarıdan yem dökme yöntemiyle besliyor. Akvaryumda günde yaklaşık 100 kilo yem tüketiliyor.
Dünyadaki en uzun cam su altı tünellerinden, 80 metre uzunluğundaki iki duvarı ve tavanı tamamen akvaryum olan tünelde, yürüyen bant üzerinde sadece balıkları izleyerek dolaşma imkânı da bulunuyor. Turkuazoo’nun içinden geçen akrilik sualtı tüneli sayesinde ziyaretçiler 10 binin üzerinde deniz canlısını yakından görebiliyor. Turkuazoo’da bulunan gözlem salonu ile 270 derece açıyla su altı canlılarını izleyebilir ve kendinizi okyanusun dibinde gezintiye çıkmış gibi hissedebilirsiniz.
Çocuğunuz eğlenirken öğrensin!
Turkuazoo’yu gezerken merakına yenilerek birçok soruyu büyüklerine sormak isteyen çocuklar için çeşitli eğitim programları bulunuyor. Çocukların sınıf arkadaşlarıyla da birlikte katılabileceği programlarda, sualtı eğitimlerinden, çevre korumaya kadar pek çok alanda bilgi veriliyor. Çocuklarda, denizlerdeki doğal hayatı koruma bilincini geliştirmek ve deniz canlıları ile ilgili bilgilendirmelerin amaçlandığı eğitim programları çerçevesinde çocuklara yönelik 35’er dakikalık atölye çalışmaları düzenlenecek. Eğitim programlarının sonunda, çocuklara sertifika verilecek.
Turkuazoo, akademilerden sualtı kulüplerine kadar çok çeşitli kurum, kuruluş ve derneğin eğitimini de destekliyor; akvaryum dâhilinde bilimsel araştırmalar yapılmasına olanak sağlayarak, eğitimin her türlüsüne katkıda bulunuyor.
Büyüklerin de heyecan dolu dakikalar geçirdiği Turkuazoo’da, köpekbalıklarıyla dalış yapabilir(Ocak 2010′dan itibaren), herhangi bir tehlike yaşamadan, onlarla dost olabilir, hatta fotoğraf bile çekebilirsiniz.
Organizasyonlar için de tercih edilebilir…
Evlilik töreni, doğum günü partileri, lansman toplantıları ve diğer özel günlerinize, 10 bini aşkın deniz canlısının da şahitlik etmesini isterseniz, Turkuazoo size ev sahipliği yapmak için bekliyor. Bu özel günleri unutulmaz kılmak için de birçok seçenek sunuyor. Denizin eşsiz canlılarını görmek için geç kalmayın…
Turkuazoo Giriş Ücretleri: Dev akvaryuma giriş, tam 25, öğrenci ve 65 yaş üzeri ise 18 TL. Akvaryuma 0-3 yaş grubu çocukların girişleri ise ücretsiz…
Turkuazoo’ya Hafif Metro ile Ulaşım Bilgileri:
Aksaray-Havalimanı hattı Metrosu KARTALTEPE KOCATEPE durağı TurkuaZoo’ya en yakın duraktır.
Turkuazoo’ya İETT ile Ulaşım Bilgileri:
Mecidiyeköy (75 O), Taksim (83 O), Eminönü (91 O), Bakırköy (98 O) otobüslerini kullandığınızda TurkuaZoo’ya ulaşmak için inmeniz gerkeken durak OTOGAR durağıdır.
Turkuazoo hakkında daha ayrıntılı bilgi için resmi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz… http://www.turkuazoo.com
İstanbul Kız Kulesi, İstanbul’un Tarihi Mekanları, İstanbul’da Gezilecek Yerler, İstanbul Mekanları, Kız Kulesi Fotoğrafları
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları
İstanbul‘un ve Üsküdar’ın sembolü haline gelen Kız Kulesi; yalnızlığın, aşkın ve ulaşılmazlığın da sembolü olmuştur. Kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. Alımlı, sevdalı ve denizin ortasında bir başına ve yapayalnızdır. Kız Kulesi, Asya ile Avrupa’nın keşiştiği bir noktada yer alır. İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır. Boğazın ortasına bir taş tümseğe oturtulmuş bir kuledir. İki kıta arasındaki konumu sebebiyle dünyada eşi benzeri olmayan yapılar konumundadır.
Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Tarihi yarımadayi Üsküdar kıyılarından seyretmeyi sevenler, İstanbul panoramasının Kız Kulesi’yle nasıl bir renk ve canlılık kazandığını bilirler. Tarihin eski dönemlerinden beri bilinen bir mevki olan Kız Kulesi, sadece estetik zerafetiyle değil, efsaneleri ve anılarıyla da İstanbul’u zenginleştiriyor. Devamını oku
Taksim’de Gezilecek Mekanlar, İstanbulda Gezilecek Yerler, Taksimde Ne Yapılır, İstiklal Caddesi
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Hepimizin bildiği gibi kendimizi en rahat hissettiğimiz yer evimizdir. Bazen kendimizi dışarıda da rahat ve özgür hissetmek isteyebiliriz. İstanbul’u bilenler bu tarife cevap olarak hemen “İstiklal Caddesi” diyebilirler. Gerçekten de bir başkadır İstiklal Caddesi, kimsenin ne giyindiğiniz konusunda takılmadığı, kulaklığınızdan çalan bir müzik eşliğinde kalabalık arasında kaybolabileceğiniz bir mekan…
İstiklal Caddesi yolculuğu genellikle Taksim Meydanın‘dan başlar. Meydandaki Atatürk Anıtı 1927 – 28 yılları arasında Pietro Canonica tarafından yapılmış ve günümüzde Taksim’in simgesi haline gelmiştir. Anıttan başlayarak Tünel’e kadar uzanan eni 15 metre, uzunluğu ise 2 kilometrelik ve araç trafiğine kapalı bu cadde alışveriş yapmak isteyenleri, ek çok da kalabalığı sevenleri büyüleyici bir havayla kendine doğru çeker.
İstiklal Caddesi’ne kuşbakışı bakarsanız İstanbul’un içinde büyük ve parlak bir yıldız gibi görünebilir çünkü caddenin vitrinlerini aydınlatan renkli ışıklar birleşir ve buraya bambaşka bir hava verir. Kapalı bir kutu gibidir İstiklal Caddesi, birçok farklı kültürü kendi içersinde birleştirir. Bu caddede ilerlerken dini, dili, rengi ve tarzı birbirinden farklı onlarca insan görebilirsiniz. Üzerinizdeki yırtık kot pantolonla bile kimse tarzınızı eleştirmez. Cadde boyunca ister şarkı söyleyerek yürüyün isterseniz onca gürültünün içinde sessizce…

Caddeye adım attığınız ilk andan itibaren kalabalık içersinde kısa bir süreliğine kaybolabilirsiniz çünkü cadde üzerindeki yüzlerce mağaza ve sayısız kafeler günde ortalama iki milyon insanın uğrak noktası oluyor.
İstiklal Caddesi’ni gezmek için erken saatleri seçerseniz yüzlerce birbirinden güzel mağazada alışveriş fırsatını bulabilirsiniz. Caddenin sonunda Tünel’e inerken sağda kalan Anzavur Pasajı da sevdiklerinize alabileceğiniz küçük armağanlar için size hoş alternatifler sunacaktır. Amacınız sadece kendiniz için biraz zaman ayırmaksa cadde üzerinde bulunan dokuz ayrı sinemadan istediğiniz herhangi birinde, konforlu koltuklara yayılarak güzel bir filmin tadını da çıkarabilirsiniz ya da onlarca kitapla donatılmış kitap kafelerden birine oturarak zamanın nasıl geçtiğini unutabilirsiniz. Bir şeyler içmek ve biraz mola vermek isterseniz sokak kenarında ki kafeler caddeye koydukları masalarla sizi kalabalıktan koparmadan, buz gibi bir içeceğin tadını damağınızda bırakabilir.
Bazen tam yanınızdan geçen ve Karaköy’ e kadar yolculuğu devam eden tramvay sizi buranın tarihi hakkında biraz daha meraklandırıp, araştırma yapmaya sürükleyebilir. Kalabalığın arasında ilerlerken etrafınızdan yayılan renkli mağaza ışıkları, el ele gezen çiftler ve sizi çağıran sinema salonları bir an için kendinizi bambaşka bir yerde hissetmenizi sağlasa da tüm gerçeğiyle İstiklal Caddesi‘dir size bu güzellikleri sunan.

Kısaca söylemek gerekirse eğer İstanbul’da yaşamıyorsanız yolunuz İstanbul’a düştüğünde mutlaka görmeniz gereken yerlerden birisidir İstiklal Caddesi. Burayı gezerken mevsimlerden yaz ya da kış olması önemli değil. İstiklal Caddesi, yaz aylarında sokaklardaki masalarla gözünüze hitap ederken soğuk bir kış gününde de yine aynı kafelerin içinden gelen sıcak çay kokusu ile kendine çekebilir. Elinizde bir Beyoğlu Çikolatasıyla da gününüzü daha tatlı bir hale getirebilirsiniz. Eğer denemediyseniz Beyoğlu’nun o meşhur çikolatasını tatmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Taksim, İstanbul’un merkezi noktalarından biri olduğu için de neredeyse her noktadan kalkan otobüslerle rahatlıkla İstiklal Caddesi’ne ulaşabilirsiniz.
Eğer sizin de Taksim ve İstiklal Caddesi hakkında tavsiye edebileceğiz mekanlar varsa aşağıdaki yorum kısmına yazıp diğer ziyaretçilerimizle paylaşabilirsiniz…
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.






