Aydos Ormanları, İstanbul’un Doğal Güzellikleri
21, November 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Diğer yazılarda da belirttiğimiz gibi her köşesinde farklı bir tarih yaşatan koca bir kent de İstanbul’da yaşıyoruz. Her büyük şehirde olduğu gibi İstanbul’da yaşamanın da dezavantajları olabiliyor bazen.
Hafta içi fazlasıyla sıkışık olan ve bir türlü çözülemeyen trafik problemi, iş yerindeki yoğunluk ve günlük yaşamın üzerimize yüklediği diğer sıkıntılar da eklenince alıp başımızı gitmek istediğimiz zamanlar olmuyor değil,ama birçok zaman iş nedeniyle bırakıp da gidemediğimiz İstanbul’da, yeşile hasret yaşarken hem şehirden koparmadan hem de ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir yer sunmak istiyoruz size.
İstanbul Anadolu yakası, Uğur Mumcu semtinde bulunan Aydos Ormanları… Ailenizle yeşiller arasında bir gün geçirmek istiyorsanız hem size hem de ailenizin küçük üyelerine hitap eden bu ormanı mutlaka görmeniz gerektiğini düşünüyoruz.
Aydos Ormanı’na bir Pazar günü gidebilir ve ”kendin pişir kendin ye” kısmından faydalanarak açık havada mangal yakmanın keyfini çıkarabilirsiniz. Eğer sadece dolaşmak ve yemekle uğraşmak istemiyorsanız ormanın içersindeki küçük dürümcü damağınıza göre lezzetler sunmak için bekliyor olacak. Aydos Ormanı’na kadar eşya taşımak istemeyenler için ise içerde orta büyüklükte bir dükkan bulunuyor ve burada sigaradan, plastik topa kadar her şey mevcut.
6620 metrekare üzerinde kurulu bu yeşil alan da isterseniz tek başınıza isterseniz grup halinde yürüyüş, koşu, bisiklet gibi eğlenceli aktivitelerin de keyfini çıkarabilirsiniz.
İsterseniz arkadaşlarınızla gidip kışın kapalı yazları ise açık olan sedirde sıcak bir çay ve nargile eşliğinde digiturk ten maç seyredebilirsiniz. Sevimli ve rengarenk görünen armut koltuklar üzerine yayılmak yeşillerin arasındayken daha da keyifli bir hal alıyor.
Zaman zaman yerel konserlerin hatta canlı yayın programlarının da yapıldığı Aydos Ormanı’nın da kışın da aktivitelerin devam edebilmesini düşünerek yapılmış olan 500 kişilik kapalı bir konser çadırı da bulunuyor. İçeride küçük bir hayvanat bahçesi de var ve Orman Müdürlüğü küçük konuklarını da unutmayarak onlar için bir lunapark yaptırmış 2008 den bu yana kurulu olan park içersinde küçük arkadaşlarımız eğlenirken sizde yeşilin keyfini çıkarabilirsiniz buradaki her oyun aletinin başında size yardım etmek için bekleyen güler yüzlü genç arkadaşlar görebilirsiniz. Bilet fiyatları da 2 – 2,50 TL civarında değişiyor. Eviniz buraya yakınsa sabah kahvaltısı ve arkasından yapacağınız keyifli bir koşu için de burayı seçebilirsiniz. Mekanda alkol bulunmadığından ve alkollü kimseler içeriye alınmadığından dolayı kendinizi güvende hissedebilirsiniz.
Otantik mekanları sevenler için ise içeride bir restoran bulunuyor, bungalov şeklinde yapılmış bu şirin restoranda 10 masalı kapalı alan 10 masalı bir balkon ve 50 masalı bir açık alan mevcut. Doğum günü yada dinlendirici yemekler için ideal bir seçim olabilir, fiyatları dışarıdaki restoranlara nazaran büyük fark yaratmıyor.
Eğer etrafınızda kır düğünü ile evlenmeyi düşünen arkadaşlarınız varsa bu güzel ormanın içersinde kır düğünü adı altında ayrılmış olan bölümü içiniz rahat olarak tavsiye edebilirsiniz siz istediğiniz dekorasyonu anlatıyorsunuz ve her şey isteğinize göre şekil alıyor. Yemyeşil ağaçlar ve tertemiz çimen kokusu eşliğinde en mutlu gününüzü unutulmaz kılabilirsiniz.
Aşağıdaki fiyatlar değişmiş olabilir, bu yüzden gitmeden önce mutlaka aiağıdaki telefon numarasından bilgi alınız…
Kişi Başı Giriş Ücreti: 2,5 TL
İçindeki Yolcular dahil Vasıta Giriş Ücretleri:
Motosiklet: 4,8 TL
Otomobil: 7,3 TL
Minibüs: 24 TL
Otobüs: 60 TL
Konaklama imkanı: Bulunmuyor.
Aydos Ormanları Adresi: E-5 ve TEM bağlantılarıyla Kartal-Yakacık ve Sultanbeyli istikametlerinden ulaşılabiliyor.
Tel: 0216 377 46 47
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
Ortaköy, İstanbul’da Görülmesi Gereken Yerler
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Her semtine farklı bir renk hakim olan İstanbul’un, deniz kıyısındaki doyumsuz havasıyla Mavi rengidir Ortaköy. Şehrin içinde denize karşı bir çay yudumlamak isterseniz, boğaz köprüsünün o heybetli duruşuyla tamamlanan İstanbul manzarasından Anadolu yakasını seyretmeye doyum olmaz.
Ortaköy’ün güzelliği Osmanlı döneminde fark edilmiş ve o zamanlar da da bir çok padişah ve ünlü devlet adamlarına kapılarını açmıştır. Ortaköy’de şu anda tam meydanda, deniz kıyısında bulunan ve 1853 yılında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmış olan Ortaköy Camii de semtin sembolü olmuş durumdadır.
Ortaköy, Beşiktaş ilçesine bağlı bir semttir. Beşiktaş’tan Ortaköy’e doğru ilerlerken eşsiz yapıdaki Çırağan sarayını ve tarihi oldukça eski olan (1908) Kabataş Erkek Lisesini de görebilirsiniz. Kendine has mekanları ve eşsiz manzarası nedeniyle bir çok turist ve İstanbul hayranları sık sık ziyaret eder Ortaköy’ü.
Akşamlar bir başka olur Ortaköy’de deniz kıyısında bir masada arkadaşlarınızla tavla oynamanın keyfini çıkarabilirken gündüz saatlerinde de meydan da ki entel pazarını dolaşarak kendinize ve sevdiklerinize küçük armağanlar alabilirsiniz. Canınız sıkılıyor ve biraz boğaz havasına ihtiyaç duyuyorsanız gene Ortaköy yetişir idmanınıza, İskeleden cüzi miktarlar ödeyerek yapacağınız sakin bir boğaz turu size her şeyi unutturur. Vapurla önünden geçtiğiniz, denize sıfır olan, yıllanmış yalılar bir zamanlar İstanbul’un o çok daha güzel olan yıllarına götürür sizi.

Ortaköy Kumpiri
Ortaköy, sabah, öğle, akşam yani günün her saatinde ayrı bir güzelliğe büründüğünden istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz, karnınız acıktığında kendinize ısmarlayacağınız kocaman bir Ortaköy kumpirinin lezzetini başka hiçbir yerde bulamayacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Yaz akşamlarında da gündüz en az gündüz olduğu kadar kalabalıktır Ortaköy. Sahilinin yürüyüş yapan insanlarla dolu olmasına karşın restoran ve eğlence mekanları da bir o kadar renkli ve kalabalık olur.
Kısacası İstanbul’a yeni gelenlerden yada İstanbul’da yaşayıp da sahil kasabalarını özleyenlerdenseniz Ortaköy, sahil kasabası havasındaki büyüleyici güzelliğiyle sizi bekliyor olacak.
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
Turkuazoo, İstanbul’da Dev Akvaryum
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Şimdi kafanızda bir akvaryum hayal edin! Ama öyle evimizdekiler ya da petshop’larda gördüklerimiz gibi değil! Kocaman bir akvaryum bu…
Türkiye’nin ilk dev akvaryumu Turkuazoo, Bayrampaşa’da sekiz bin metrekarelik alan üzerinde kuruldu. Akvaryum, Global Aquarium adlı çok uluslu bir şirket ve onun Türkiye ayağı olan İstanbul Su Dünyası’nın 17 milyon avroluk yatırımı sonucu gerçekleştirildi. Yapımı Yeni Zelandalı bir şirket tarafından yaklaşık altı ayda tamamlanan akvaryumu sizler için gezdik.
Akvaryumda tatlı su, tuzlu su, okyanus balıkları ve tropikal balıkların yanı sıra beş farklı köpekbalığı türü ve nesli tükenen orfoz da yer alıyor.
Dev akvaryumda yedi kişilik dalgıç kadrosu gün boyunca akvaryumdaki bölümlerin temizliğini yapıyor, ayrıca köpek balıklarını elle, diğer balıkları da yukarıdan yem dökme yöntemiyle besliyor. Akvaryumda günde yaklaşık 100 kilo yem tüketiliyor.
Dünyadaki en uzun cam su altı tünellerinden, 80 metre uzunluğundaki iki duvarı ve tavanı tamamen akvaryum olan tünelde, yürüyen bant üzerinde sadece balıkları izleyerek dolaşma imkânı da bulunuyor. Turkuazoo’nun içinden geçen akrilik sualtı tüneli sayesinde ziyaretçiler 10 binin üzerinde deniz canlısını yakından görebiliyor. Turkuazoo’da bulunan gözlem salonu ile 270 derece açıyla su altı canlılarını izleyebilir ve kendinizi okyanusun dibinde gezintiye çıkmış gibi hissedebilirsiniz.
Çocuğunuz eğlenirken öğrensin!
Turkuazoo’yu gezerken merakına yenilerek birçok soruyu büyüklerine sormak isteyen çocuklar için çeşitli eğitim programları bulunuyor. Çocukların sınıf arkadaşlarıyla da birlikte katılabileceği programlarda, sualtı eğitimlerinden, çevre korumaya kadar pek çok alanda bilgi veriliyor. Çocuklarda, denizlerdeki doğal hayatı koruma bilincini geliştirmek ve deniz canlıları ile ilgili bilgilendirmelerin amaçlandığı eğitim programları çerçevesinde çocuklara yönelik 35’er dakikalık atölye çalışmaları düzenlenecek. Eğitim programlarının sonunda, çocuklara sertifika verilecek.
Turkuazoo, akademilerden sualtı kulüplerine kadar çok çeşitli kurum, kuruluş ve derneğin eğitimini de destekliyor; akvaryum dâhilinde bilimsel araştırmalar yapılmasına olanak sağlayarak, eğitimin her türlüsüne katkıda bulunuyor.
Büyüklerin de heyecan dolu dakikalar geçirdiği Turkuazoo’da, köpekbalıklarıyla dalış yapabilir(Ocak 2010′dan itibaren), herhangi bir tehlike yaşamadan, onlarla dost olabilir, hatta fotoğraf bile çekebilirsiniz.
Organizasyonlar için de tercih edilebilir…
Evlilik töreni, doğum günü partileri, lansman toplantıları ve diğer özel günlerinize, 10 bini aşkın deniz canlısının da şahitlik etmesini isterseniz, Turkuazoo size ev sahipliği yapmak için bekliyor. Bu özel günleri unutulmaz kılmak için de birçok seçenek sunuyor. Denizin eşsiz canlılarını görmek için geç kalmayın…
Turkuazoo Giriş Ücretleri: Dev akvaryuma giriş, tam 25, öğrenci ve 65 yaş üzeri ise 18 TL. Akvaryuma 0-3 yaş grubu çocukların girişleri ise ücretsiz…
Turkuazoo’ya Hafif Metro ile Ulaşım Bilgileri:
Aksaray-Havalimanı hattı Metrosu KARTALTEPE KOCATEPE durağı TurkuaZoo’ya en yakın duraktır.
Turkuazoo’ya İETT ile Ulaşım Bilgileri:
Mecidiyeköy (75 O), Taksim (83 O), Eminönü (91 O), Bakırköy (98 O) otobüslerini kullandığınızda TurkuaZoo’ya ulaşmak için inmeniz gerkeken durak OTOGAR durağıdır.
Turkuazoo hakkında daha ayrıntılı bilgi için resmi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz… http://www.turkuazoo.com
İstanbul Kız Kulesi, İstanbul’un Tarihi Mekanları, İstanbul’da Gezilecek Yerler, İstanbul Mekanları, Kız Kulesi Fotoğrafları
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları
İstanbul‘un ve Üsküdar’ın sembolü haline gelen Kız Kulesi; yalnızlığın, aşkın ve ulaşılmazlığın da sembolü olmuştur. Kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. Alımlı, sevdalı ve denizin ortasında bir başına ve yapayalnızdır. Kız Kulesi, Asya ile Avrupa’nın keşiştiği bir noktada yer alır. İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır. Boğazın ortasına bir taş tümseğe oturtulmuş bir kuledir. İki kıta arasındaki konumu sebebiyle dünyada eşi benzeri olmayan yapılar konumundadır.
Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Tarihi yarımadayi Üsküdar kıyılarından seyretmeyi sevenler, İstanbul panoramasının Kız Kulesi’yle nasıl bir renk ve canlılık kazandığını bilirler. Tarihin eski dönemlerinden beri bilinen bir mevki olan Kız Kulesi, sadece estetik zerafetiyle değil, efsaneleri ve anılarıyla da İstanbul’u zenginleştiriyor. Devamını oku
Taksim’de Gezilecek Mekanlar, İstanbulda Gezilecek Yerler, Taksimde Ne Yapılır, İstiklal Caddesi
30, October 2009 Gönderen admin
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Hepimizin bildiği gibi kendimizi en rahat hissettiğimiz yer evimizdir. Bazen kendimizi dışarıda da rahat ve özgür hissetmek isteyebiliriz. İstanbul’u bilenler bu tarife cevap olarak hemen “İstiklal Caddesi” diyebilirler. Gerçekten de bir başkadır İstiklal Caddesi, kimsenin ne giyindiğiniz konusunda takılmadığı, kulaklığınızdan çalan bir müzik eşliğinde kalabalık arasında kaybolabileceğiniz bir mekan…
İstiklal Caddesi yolculuğu genellikle Taksim Meydanın‘dan başlar. Meydandaki Atatürk Anıtı 1927 – 28 yılları arasında Pietro Canonica tarafından yapılmış ve günümüzde Taksim’in simgesi haline gelmiştir. Anıttan başlayarak Tünel’e kadar uzanan eni 15 metre, uzunluğu ise 2 kilometrelik ve araç trafiğine kapalı bu cadde alışveriş yapmak isteyenleri, ek çok da kalabalığı sevenleri büyüleyici bir havayla kendine doğru çeker.
İstiklal Caddesi’ne kuşbakışı bakarsanız İstanbul’un içinde büyük ve parlak bir yıldız gibi görünebilir çünkü caddenin vitrinlerini aydınlatan renkli ışıklar birleşir ve buraya bambaşka bir hava verir. Kapalı bir kutu gibidir İstiklal Caddesi, birçok farklı kültürü kendi içersinde birleştirir. Bu caddede ilerlerken dini, dili, rengi ve tarzı birbirinden farklı onlarca insan görebilirsiniz. Üzerinizdeki yırtık kot pantolonla bile kimse tarzınızı eleştirmez. Cadde boyunca ister şarkı söyleyerek yürüyün isterseniz onca gürültünün içinde sessizce…

Caddeye adım attığınız ilk andan itibaren kalabalık içersinde kısa bir süreliğine kaybolabilirsiniz çünkü cadde üzerindeki yüzlerce mağaza ve sayısız kafeler günde ortalama iki milyon insanın uğrak noktası oluyor.
İstiklal Caddesi’ni gezmek için erken saatleri seçerseniz yüzlerce birbirinden güzel mağazada alışveriş fırsatını bulabilirsiniz. Caddenin sonunda Tünel’e inerken sağda kalan Anzavur Pasajı da sevdiklerinize alabileceğiniz küçük armağanlar için size hoş alternatifler sunacaktır. Amacınız sadece kendiniz için biraz zaman ayırmaksa cadde üzerinde bulunan dokuz ayrı sinemadan istediğiniz herhangi birinde, konforlu koltuklara yayılarak güzel bir filmin tadını da çıkarabilirsiniz ya da onlarca kitapla donatılmış kitap kafelerden birine oturarak zamanın nasıl geçtiğini unutabilirsiniz. Bir şeyler içmek ve biraz mola vermek isterseniz sokak kenarında ki kafeler caddeye koydukları masalarla sizi kalabalıktan koparmadan, buz gibi bir içeceğin tadını damağınızda bırakabilir.
Bazen tam yanınızdan geçen ve Karaköy’ e kadar yolculuğu devam eden tramvay sizi buranın tarihi hakkında biraz daha meraklandırıp, araştırma yapmaya sürükleyebilir. Kalabalığın arasında ilerlerken etrafınızdan yayılan renkli mağaza ışıkları, el ele gezen çiftler ve sizi çağıran sinema salonları bir an için kendinizi bambaşka bir yerde hissetmenizi sağlasa da tüm gerçeğiyle İstiklal Caddesi‘dir size bu güzellikleri sunan.

Kısaca söylemek gerekirse eğer İstanbul’da yaşamıyorsanız yolunuz İstanbul’a düştüğünde mutlaka görmeniz gereken yerlerden birisidir İstiklal Caddesi. Burayı gezerken mevsimlerden yaz ya da kış olması önemli değil. İstiklal Caddesi, yaz aylarında sokaklardaki masalarla gözünüze hitap ederken soğuk bir kış gününde de yine aynı kafelerin içinden gelen sıcak çay kokusu ile kendine çekebilir. Elinizde bir Beyoğlu Çikolatasıyla da gününüzü daha tatlı bir hale getirebilirsiniz. Eğer denemediyseniz Beyoğlu’nun o meşhur çikolatasını tatmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Taksim, İstanbul’un merkezi noktalarından biri olduğu için de neredeyse her noktadan kalkan otobüslerle rahatlıkla İstiklal Caddesi’ne ulaşabilirsiniz.
Eğer sizin de Taksim ve İstiklal Caddesi hakkında tavsiye edebileceğiz mekanlar varsa aşağıdaki yorum kısmına yazıp diğer ziyaretçilerimizle paylaşabilirsiniz…
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.






