İstanbul Rehberi, İstanbul Gezi Rehberi, İstanbul Şehir Rehberi, İstanbul Gezi

2, February 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

İstanbul’da gezilecek yerler… İstanbul kent rehberi tadında size gezi rehberimizin ilk bölümünü sunuyoruz. Eğer İstanbul’a ilk kez geliyorsanız aşağıda yazdığımız yerleri görmeden İstanbul’u terk etmeyin. :)

1- İstanbul Adalar:

Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada… İstanbul’un en güzel mekanları diyebiliriz. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında Adalar gezisi mükemmel olur.

Adalar içerisinde faytonla, atlarla, eşeklerle ve kiralaık bisikletlerle ulaşım yapabiliyorsunuz. Adalar’da fastfood, et ve balık restaurantlarının sayısı çok fazladır. Adalar’ın belki de en büyük özelliği kelimelerle anlatılamayacak yalı ve villalarıdır. Yalıların mimarisi ve bahçe peyzajları görülmeye değerdir.

Adalar’da piknik yapabileceğiniz özel mesire alanları bulunmaktadır. Büyükada’nın en üst seviyesinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nden izlenebilen İstanbul manzarası doyumsuzdur. Büyükada’ya gidip de o tepeye çıkmada dönmeyiniz. Yürüyerek yorucu bir yolculuktur ama manzarayı gördüğünüzde tüm yorgunluğunuz geçecektir. Büyükada’daki tepede fotoğraf çekmek için özel bir alan bulunmaktadır.

Adalar Fotoğrafı

Adalar Fotoğrafı

Yaz aylarında adalarda denize giren bir çok kişiye göreceksiniz. Adalar’da yüzmek için 10’a yakın özel plajlar bulunmaktadır.

Adalar’a ulaşım vapur ve deniz otobüsleri ile yapılmaktadır. Deniz yolculuğuyla adalara ulaşmanın en kısa yolu Bostancı’dandır. Sirkeci’den de uzun ve zevkli bir vapur yolculuğu yaparak adalara gidebilirsiniz. Vapur saatleri hakkında detaylı bilgiyi www.ido.com.tr sitesinden kolaylıkla edinebilirsiniz. Özellikle yaz tarifesi ve kış tarifesi farkına dikkat etmenizi öneriyoruz çünkü sefer saatlerinde ciddi değişiklikler oluyor.

Adalar Gezisi hakkında detaylı bilgiye bu yazımızdan da ulaşabilirsiniz.

2 – Taksim Meydanı – İstiklal Caddesi:

İstanbul’a gelip de Taksim İstiklal Caddesi’ni görmeden bu şehirden ayrılmayınız. Bir çok İstanbul kent rehberinde İstaiklal Caddesi’ndeki restaurant, cafe, gece kulüpleri vb… eğlence yerlerinin isimleri sıksık geçmektedir.

Taksim Meydanı ve çevresi aynı zamanda kültür, eğlence ve büyük bir alışveriş merkezidir. Çok sayıda mağaza, sinema ve tiyatro salonu, sanat atölyesi, sergi salonu, bar, disko, kafe barındırır.

Özellikle haftasonları Taksim’de 24 saat hareket vardır; Meydanın girişinde bulunan büfelerin (bazıları haftaiçi de dahil olmak üzere) çoğu haftasonu gün boyu açıktır. Sabah saatlerine kadar gece kulüpleri kapanmaz. Taksim’de Atatürk Kültür Merkezi’ni, Gatasaray Lisesi’ni, Çicek Pasajı’nı, Emek Sineması’nı ve daha bir çok önemli mekanları görebilirsiniz.

Taksimde Gezilecek Yerler

Taksimde Gezilecek Yerler

İstiklal Caddesi’nde gezerken ünlü Taksim Çikolatasının da tadına bakmaya unutmayın. :)

Taksim, İstanbul’un merkezi noktalarından biri olduğu için neredeyse her noktadan kalkan otobüslerle rahatlıkla İstiklal Caddesi’ne ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Taksim Meydan’daki taksiler ile günün her saati ulaşım sağlanabilir.

Taksim hakkında detaylı yazımızı da bu linkte okuyabilirsiniz.

3 – Pierre Loti Tepesi:

İstanbul’un manzarasıyla ünlü bir diğer turistik mekanlarından diğeri de Pierre Loti tepesidir. Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde Haliç’e nazır bir tepedir.

Pierre Loti tepesinden Haliç’i, Galata kulesini, Galata Köprüsü’nü, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Cami’sini rahatlıkla görebilirsiniz. Mezarlığın girişinde bulunan teleferik yardımıyla Pierre Loti tepesine çıkabileceğiniz gibi mezarlığın içerisinde yer alan patika yoldan da yürüyerek çıkabilmeniz mümkündür. Teleferikle yukarı çıkarken İstanbul’u bir de teleferikten görme fırsatını yakalayabilirsiniz.

Pierre Loti Tepesi

Pierre Loti Tepesi

Pierre Loti tepesinde bulunan kafede da hem karnınızı doyurabilir hem de eşsiz manazarayı sevdiklerinizle izleyebilirsiniz.

Pierre Loti hakkında detaylı yazımızı da bu linkten okuyabilirsiniz.

İstanbul Kent Rehberi yazımızın birinci bölümünü okudunuz çok yakında İstanbul’da gezilecek diğer yerlerin listesini de yeni yazımızda yayınlayacağız. Eğer sizin de bu yerler hakkında anılarınız, yorumlarınız varsa lütfen tüm okuyucularımızla paylaşın. :)

İstanbul

1, March 2011 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tur Rehberi

Rengarenk ışıklarıyla, asi ve mavinin birleşmiş hali olan deniziyle, kalabalığıyla,gürültüsüyle, eşsiz boğazıyla ve her adımında yaşanmış eski bir hikayeden kalma izleri taşıyan bir masal, bin sevda kenti…

İstanbul’un yerleşim tarihçesi tam üç bin yıl öncesine dayanır. O zamandan günümüze gelene dek değişmez ihtişamı ile onlarca farklı topluma ev sahipliği yapmış bir kenttir İstanbul. Uğruna savaşlar yapılmış ve birçok büyük imparatorluğa başkent olmuştur.

İstanbul’u gezerken adım attığınız her köşede tarihinden izler göre bilirsiniz. Çok önemli devlet büyüklerinin isteği üzerine dönemin en önemli mimarların yıllar süren uğraşları ile meydana gelmiş, tarihi camiiler, saraylar, kasırlar, külliyeler, medreseler, hanlar, kuleler, hisarlar, surlar ve anıtlar… İstanbul’un ne kadar farklı kültürlere hitap ettiğini gezerken keşfedeceğiniz birbirinden farklı ibadethanelerden de anlayabilirsiniz.

Yıllarca taşı toprağı için “altın” denilen İstanbul, “Avrupa kültür başkenti” ünvanını da almış olmasıyla tamamıyla altın bir şehir haline gelmiştir.

Yüz yıllardır paha biçilemedi İstanbul’a, yeşili kalmadı belki, rengi griye büründü ama İstanbul aşkının rengi hiç değişmedi, gelen onlarca kalabalığa ve onlarca farklı kültüre sevgiyle kollarını açtı İstanbul.

Uzak şehirlerde yaşayanların hayallerini parlak ışıklarıyla süsler bu büyük şehir. Türkiye denilince herkesin aklına ilk gelen yerdir, bir çoğumuz şikayet etse bile belki de içersinde kaybolduğumuz kalabalık caddelerdir gönlümüzdeki İstanbul sevdasını ateşleyen.

Yaşlılar “eski İstanbul değil” derler bazen, aslında İstanbul aynı İstanbul’dur tüm İstanbul sevdalılarının İstanbul’u. Biz bile her gün değişirken nasıl aynı kalmasını bekleyebiliriz ki ondan.

Sevda şehridir İstanbul, içinde yaşanan aşk öyküleri birbirinden farklı olsa da İstanbul aşkı herkesin gönlünde aynı bölümde yer alır. Her köşesi başkadır İstanbul’un, içersinde yaşarken bile kendisi ile ilgili hayal kurdurabilme özelliği de buradan gelir belki.

Kimisine kavuşamadığı bir aşkı hatırlatır deniz ortasındaki Kız Kulesi, kimisine ise evlat sevgisini.
Denizin üstünde tüm heybetiyle duran, iki küçük yakayı birbirine bağlayan Boğaz Köprüsü, eşsiz yapısıyla bir kral tacı gibi yakışır İstanbul’a.

Caddeleri başkadır İstanbul’un, kalabalığın içersinde kaybolmayı sevenlerin yeridir adeta. Eğlence ise her köşesinde saklıdır geriye sadece size göre olanı bulup çıkarmak kalır. Bazen caddelerin kalabalığında kaybolsanız da bazen martılara simit atarken bulursunuz kendinizi.

Sessizlik istediğinizdeyse deniz kenarındaki tüm bankları sizi beklerken bulursunuz. Dedik ya İstanbul bir sevda şehridir, geceleri yıldız göremeseniz de gök yüzünde, karşı kıyıdaki rengarenk ışıkları yeter size hayal kurdurmaya o bankta otururken bazen şair olursunuz bazen yazar, ama İstanbul sevgisi tüm kıyaslarınızda ağır basar

Yeni yapılaşmalarla birlikte kent “metropol” ünvanını her gün biraz daha hak etmektedir. Nüfus sayısının her geçen gün artıyor olması İstanbul’u göğe doğru yükselen binalarla baş başa bırakmış olsa da bazı sokaklarda, kaldırım taşlarında görürsünüz yılların yaşanmışlık izlerini.

İstanbul iş imkanları ve sosyal yaşam alanları sayesinde her geçen gün kalabalıklaşmakta ve şehrin sınırları giderek büyümektedir. Sitemizde size bu büyülü şehri biraz olsun daha yakından tanıtmaya ve yardımcı olmaya çalışacağız. Nerede ne bulunur ve nasıl gidilir gibi. Ancak daha önce İstanbul’u hiç ziyaret etmemiş olanlardansanız bu altın şehri en az bir kere mutlaka görmenizi tavsiye ediyoruz.

Bu yazı, Naz Akkan tarafından kaleme alınıştır.

Büyükada’da Neler Yapılır, Büyükada’da Gezilecek Yerler

9, July 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Tur Rehberi

Büyükada hafta sonu  küçük bir tatil isteyenlerin, özellikle de Anadolu yakasında oturanların ilk tercihlerinden biridir. Bostancıdan kalkan deniz otobüsleriyle ortalama  40 dakikalık bir yolculuk yaparak ya da Kartal iskelesinden kalkan motorlarla 20 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğunun ardından kolaylıkla ulaşılabilecek bir yeryüzü cennetidir Büyükada. Üstü çam ağaçlarıyla dolu ve etrafı sonu görünmeyen maviliklerle kaplı bu Ada’ya adımınızı attığınız anda, iskele kenarındaki lokantalardan gelen nefis bir balık kokusu karşılar sizi.

Adada keyifli bir gün geçirmek istiyorsanız meydandaki dükkanlardan birinde bisiklet kiralayabilir ve Ada’nın dört bir yanını gezebilirsiniz. Eğer pedal çevirip yorulmak istemezseniz bu turu fayton eşliğinde de yapabilirsiniz. Yürümeyi tercih ederseniz de Ada’nın yerleşim olmayan bölümlerinde çamlıkların arasında doğayla baş başa kalabilirsiniz. Ada’nın tamamını dolaşmak tam 14 Kilometre yürümek anlamına geliyor, fakat bu geziler sırasında etrafınızda görebileceğiniz ve birçoğu bir asırlık olan binalar size eşlik edeceği için zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Büyükada Manzarası

Eğer piknik yapmak gibi bir planınız varsa Dil Burnu ismi verilen özel piknik alanında huzurlu bir ortamda zaman geçirebilir, eşsiz gün batımını izleyebilirsiniz. İsterseniz Dil Burnu kıyılarından denize girme imkanı da bulabilirsiniz ancak bu bölgede çok büyük kayalar bulunduğu için Ada’daki küçük koylarda bulunan dört farklı plajdan birini seçmeniz daha doğru olacaktır.

Büyükada’ya en çok ziyaretçi akımı 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde olur. Özellikle bu iki gün adaya gitmek isterseniz vapurlarda yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz, bunun nedeni de Hristiyan inancına göre, bu tarihlerde Ada’nın en yüksek noktasında bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nin yolunu çıplak ayakla yürüyenlerin yarı hacı sayılıyor olmasıdır. Aya Yorgi’ ye çıkarken yol kenarındaki çalılıklara bir ip sararak çıkarsanız kısmetinizin açılacağı ve işlerinizin düzeleceği inancı yaygındır.

Aya Yorgi Kilisesi‘ne ulaştığınızda Büyükada’nın en yüksek noktasına ulaşmış olursunuz, Aya Yorgi, baş biskoposluğun Türkiye’de kabul ettiği tek kilise olma özelliğini taşır. Kilise 12.yüzyıl da inşa edilmiştir ve Ada’nın tam 202 metre yukarısında kalır,  aşağıda görünen  eşsiz manzarayı seyrederken uçsuz bucaksız görünen denizin maviliği adeta ruhunuzu dinlendirecektir. Daha sonra bu küçük Kilise’yi gezerken içersinde tarihi yüzyılları bulan  eserlerde görebilirsiniz. Bunlardan en önemlisi Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önce bağlanıp kırbaçlandığı sütundur. Ziyaretçiler bu sütuna dokunarak dilek tutarlar ve dileklerinin gerçekleşeceğine inanırlar.

Kilise’deki küçük turunuzu tamamladıktan sonra ise Kilise’nin hemen sağında bulunan ve gene aynı muhteşem manzaraya karşı kurulmuş olan küçük lokantanın ahşap masalarında yemek yiyebilir ve dilerseniz şarap içebilirsiniz. Hristiyan inancına göre kutsal bir içki sayılan şarap burada Kilisedeki rahipler tarafından özel olarak yapılır. Turistik bir bölge olduğu için fiyatları biraz pahalı olmasına karşın fazlasıyla kalabalık olan bu lokantada sıradan günlerde bile yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz.

Böylece Kilise gezinizi tamamladıktan sonra Aya Yorgi yokuşu sizi fazlasıyla yoracağından dolayı, iskeleye dönüşünüzü yokuşun hemen altındaki meydandan at arabalarıyla  yapabilirsiniz.

Büyükada’ya ister günübirlik, isterseniz de bir dönem için gidip oradaki pansiyonlarda kalabilirsiniz. Resmi olmadığı sürece, ulaşım faytonlarla sağlandığından dolayı, şehrin araç gürültüsünden ve trafiğinden bıkmış olanlar için özellikle tavsiye ediyoruz.

Büyükada tarihi, Büyükada’da ne yapılır, Büyükada ulaşım, Büyükada’da görülmesi gereken yerler, Büyükada köşkleri, Büyükada otelleri ve diğer detaylar hakkında aşağıdaki “Konu hakkında diğer yazılarımız” bölümündeki sayfalarımızı okuyabilirsiniz.

Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.

Şile Akçakese Köyü, Woody Will Tatil Köyü, İstanbul’da Tatil Köyleri

3, May 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

Bazı yerler için söylenilen sözler vardır ‘Yeryüzü Cennet’i ’gibi, sizlerle paylaşmak istediğimiz yer gerçek bir Yeryüzü Cenneti…

Herkes zaman zaman sakinlik ister, şehrin gürültüsü, trafiği, stresi… Psikologlar bile stresten bunaldığınız zamanlarda gözlerinizi kapatıp kendinizi sakin bir deniz kenarında hayal etmenizi söylerler. Her köşesini beton binaların doldurmuş olduğu İstanbul’da sıcaktan bunalmış ve yeşile hasret yaşarken İstanbul’a çokta uzak olmayan ve gerçekten Yeryüzü Cennet’i diye tabir edilmeyi hak eden bir yer anlatmak istiyoruz size. Şile – Akçakese

İstanbul’a sadece 60 Km uzaklıkta olan bu şirin köy Şile –  Ağva yolu üzerinde bulunuyor ve size gerçekten de özlediğiniz huzuru sunuyor. Akçakese Köyü’nde bir çok tatil köyü var yol üzerinde giderken Şile’ye ulaşmadan önce Doğa Tatil Köyü’nü ve Şile Dedeman Oteli’ni görebilir, dilerseniz yol üzerindeki otantik ve doğal ortamda bulunan küçük kır evlerinde nefis gözlemeler yiyebilir ve harika bir köy kahvaltısı yapabilirsiniz.

İstanbulda Tatil köyü

Son yapılan yol çalışmalarıyla Akçakese’ye ulaşım ortalama 1 saat sürüyor yolar çok dar ve virajlı olduğundan dikkatli ve yavaş gitmek büyük önem taşıyor. Eğer arabasız gitmek isterseniz Harem’den kalkan otobüslerle ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.

Akçakese’ye ulaştığınızda sizi sessizlik ve huzur bekliyor olacak. Sahilinde, dalgaların oyduğu kayalar ve iyot kokusu, içersinde az miktarda altın tozu da bulunduğu için,güneş ışıklarıyla birleşince muhteşem bir ışıltıyla sizi çeken kumsalı yüzünüzde bir mutluluk ifadesine neden oluyor.Deniz temiz ve berrak, aynı zamanda da sudaki tuz miktarı fazla olmadığı için sizi rahatsız etmiyor, dilerseniz koylardaki kayalıkların üzerinden balık bile tutabiliyorsunuz.

Akçakese’ye gidildiğinde gidişiniz erken saatte olmalı ki trafiğe yakalanmayın, Ağva ile aynı yönde olması nedeniyle trafik yoğun olabiliyor. Özellikle dönüş trafiği bazen saatler sürdüğü için gitmişken 1-2 gün kalmayı da tercih edebilirsiniz. Akçakese’de kalabilecek yer olarak farklı alternatifler mevcut.

Hem havuz hem deniz bir arada olsun istiyorsanız denize sıfır mesafede kurulmuş olan Woody Will Tatil Köyü’nü seçebilirsiniz. Bu tatil köyü gerçektende muhteşem denilecek kadar güzel içersinde 1 çocuk bir büyük havuzu bulunuyor aynı zamanda biraz yukarıda denizi yukarıdan seyredebileceğiniz ve kendine özel havuzu bulunan jakuzili lüks daireler yer alıyor. Havuzun hemen yanındaki merdivenden denize inilebiliyor, evler ağaçtan yapılma ve oldukça serin bir yer, odalarda buzdolabı gardrop ve yatak bulunuyor, televizyon yok, rahatsız edici şekilde gürültülü müzikte yok sadece sessizlik ve huzur var.

İstanbulda Tatil köyleri

Woody Will Tatil Köyü, yaz ve kış aylarında açık. Kışın beyazlar içindeyken de yazın olduğu kadar güzel görünüyor, yaz ve kış için ayrı yemek bölümleri var. Yarım pansiyonda yemek ücretsiz ama içtiğiniz şeylerin fiyatını sormazsanız fazlasıyla ücret ödemek zorunda kalabilirsiniz. Woody Will’in bu güzelliği karşısında ödeyeceğiniz fiyat size biraz yüksek gelirse yakınlarda bulunan ve aynı koyu kullanan başka bir tatil köyü de seçebilirsiniz.

Kısacası kendiniz için küçük bir kaçamak istiyorsanız bir ödül niteliğinde olan bu muhteşem mekan stres altında kaybettiğiniz enerjinizi yeniden toplamanıza fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Woody Will Tatil Köyü hakkında daha fazla bilgi ve resimler için www.woody-ville.net adresini ziyaret edebilirsiniz.

Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.

[poll id=”2″]

Op. Dr. Naci Çelik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

23, April 2008 Gönderen  
Yazının kategorisi Sağlık Köşesi

Op. Dr. Naci ÇELİK, 2002 yılında Taiwan’da 2 yıl mikrocerrahi üst ihtisası yaptıktan sonra döndüğü EÜTF Plastik Cerrahi ABD’da Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ihtisasını tamamlayıp, Prof. Dr. Onur Erol’un yanında, ONEP kliniğinde, estetik cerrahi fellow’u olarak başladı ve 2003 tarihinden itibaren ONEP partner’ı olarak çalışmaya başladı.

Kendi web sitesi üzerinde de ziyaretçilerine online olarak farklı hizmetler sunuyor. Sunduğu bu farklı hizmetlerinden bazıları; “Online Randevu”, “Doktorunuza Sorun”, “Google Map ile Adres Bulma” ve “Telefon Numaranızın Gönderin Sizi Arayalım”. Ayrıca yazdığı kitaplar ve kitap bölümleri dışında, Sabah, Milliyet, Akşam ve Aksiyon gibi ulusal medyada yayınlanmış yazıları bulunmaktadır.

Op. Dr. Naci Çelik

1969 yılında Isparta’da doğan Op. Dr. Naci Çelik, ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi giriş imtihanını kazanmış ve 1987 yılında liseyi bitirip Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde öğretime başlamıştır. Öğrenciliği sırasında tüm okullardan derece ile mezun olan Dr. Çelik ayrıca GATA başarı bursu ile öğrenciliği sırasında Almanya ve Belçika’ya gönderilerek ödüllendirilmiştir.

Plastik Cerrahi

1993 yılında GATA’yı da dereceyle bitiren Dr. Çelik 1994 yılında Askeriyeden ayrılmış ve aynı yıl Ege Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ABD da eğitime başlamıştır. Asistanlığının 4. senesinde Chang Gung Memorial Hospital’ın uzmanlara verdiği fellowship pozisyonuna henüz asistanken kabul edilmiş ve bir yıllığına Taiwana gitmiştir. Ancak 1. yıl sonunda Prof. Dr. Fu-chan Wei Dr. Çelik’in fellowship pozisyonunu bir yıl daha uzatmıştır. Taiwan da bulunduğu sürede “residents’ best paper” ödülünü ve ayrıca Taiwan Hükümeti deneysel çalışma bursu’nu kazanmıştır.

2001 yılı sonunda yurda dönen Dr. Çelik EÜTF’den Plastik Cerrahi Uzmanlığını almıştır. Hemen ardından Prof Dr. Onur Erol’un yanında İstanbul ONEP’te estetik cerrahi fellowluğa başlayan Dr. Çelik fellowluğunun bitmesini takiben ONEP’te partner olarak çalışmaya başlamıştır. 2002 yılında EURAPS YOUNG PLASTIC SURGEON SCHOLARSHIP’ini kazanan Dr. Çelik 2007 yılında İtalya’da düzenlenen “Nose and Surroundings” kongresinde poster yarışmasında 3. lük ödülünü kazanmıştır. Dr. Naci Çelik halen İstanbul ONEP’te çalışmakta olup evli ve bir çocuk babasıdır.

Op. Dr. Naci ÇELİK’in uzmanlık alanları aşağıdaki gibidir;

  • Yüz estetik cerrahisi operasyonları
    • Burun ameliyatları, Yüz gençleştirme ameliyatları, Kepçe kulak ameliyatı, Boyun germe, Kaş asma, Göz kapağı ameliyatları
  • Vücut estetik cerrahisi operasyonları
    • Meme ameliyatları: Büyültme, küçültme, dikleştirme, Karın germe ameliyatları, Kol ve bacak gerrme ameliyatları, Liposuction, Popo dikleştirme ve yağ enjeksiyonu ve protez ile popo estetiği, Jinekomasti
  • Kadınlarda genital estetik ve tedavi uygulamaları
  • Vücut kontur bozukluklarında liposculpture işlemi
  • Kanser sonrası alınmış meme rekonstrüksiyonları
  • Botox ve dolgu malzemeleri ile ameliyatsız güzellik uygulamaları
  • Yarık damak-dudak ve diğer doğumsal anomalilerin düzeltilmeleri
  • Nevüs (ben), hemangiom gibi iyi huylu deri lezyonlarının tedavisi
  • Kötü huylu deri tümörlerinin tedavisi
  • Mikrocerrahi uygulamalar

Dr. Naci Çelik Eylül 2008 tarihinden itibaren ONEP kliniğinden ayrılıp kendi kurduğu PRAGO klinikte hastalarına hizmet vermeye başlamıştır.

Prago Klinik

Adres: PRAGO Klinik. Bağdat Caddesi 334/A Daire 10 Erenköy
Telefon: 0216 386 27 27
GSM Telefon: 0533 7670066
Email: info@drnacicelik.com

Op. Dr. Naci ÇELİK hakkında daha detaylı bilgiyi web sitesinde bulabilirsiniz. http://www.drnacicelik.com

Sonraki sayfa »