Girne, Girnede Gezilecek Yerler, Girnede Görülmesi Gereken Yerler

28, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Girne, Akdeniz’in incisi diye anılır. Kıbrıs Adası’nda yer alır. Kıbrıs, Türkiye’ye 40 mil uzaklıktadır. Kuzey Kıbrıs Türk kesimi, Kıbrıs Adası’nın yaklaşık üçte birine denk düşmektedir.

Bu yazımızda Seyristanbul.com olarak sizlere bu güzel adanın Girne civarında bulunan gezilecek, görülecek yerlerini paylaşacağız.

Girne’nin en hareketli yeri, merkezi diyebileceğimiz, Marina’nın (Girne Yat Limanı) bulunduğu, restoran ve barlarla çevrelenmiş bölgedir. At nalı şeklindedir. Eski Venedik evleri marinayı bir tablo kadar güzelleştirir. Eğer marinaya indiyseniz, Akdeniz’i ya da Girne’yi seyrederek keyif yapabileceğiniz gibi, yakın mesafede bulunan Casino ve diğer eğlence yerlerini, alışveriş merkezini de ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, Halk Sanatları Müzesi ve Archengelos Michail Kilisesi (İkon Müzesi) de Marina yakınlarındadır. Ziyaret listenize almayı unutmayınız.

Girne nüfusu giderek artmaktadır. Zaten Girne, adadaki en gözde tatil yeri olarak gösterilmektedir. Bu yüzden Marina civarındaki restoranlar oldukça hareketlidir. Ayrıca Girne Mutfağını temsil ederler. Hazır Marina civarındaki restoranlara bir adım mesafedeyken Girne Mutfağını deneyiniz. Çünkü bir çok kültürün birikiminden meydana gelir. Eşsiz güzelliktedir. Girne içinde ve özellikle Marina bölgesinde bu mutfağın örneklerine ulaşmak kolayken tatil anılarınızı zenginleştirebilirsiniz.

Tatlardan tat beğenin! Normalde tüketilen besinler et, deniz ürünleri, sebze ve meyve olmakla birlikte yemekten önce yirmiye yakın ordövr ve meze çeşitleri sunulur. Bu ünlü mezelerden bazıları: cacık, humus, fava, turşu, salata, zeytin çeşitleri ve hellim peyniridir. Hellim peyniri kızartılarak servis edilir. Bir başka özel tat, molehiyadır. Nil kıyılarından toplanan, kuzu ya da tavuk eti pişirirken kullanılan değişik tat ve kokulu bir ottur. Gurme ziyaretçilerin kaçırmaması önerilir. Yine Kolokas yumru köklü, patatesten daha tatlı, kerevizi andıran bir bitkidir. Bol limon eklenerek pişirilir. Küp Kebabı, Kleftigo, Şeftali Kebabı, Lalangi, Mücendra Pilavı, Hellim Böreği ve kirece yatırma yöntemiyle yapılan, yazları buz üstünde servis edilen Kabak Macunu, Karpuz Macunu, Ceviz Macunu, Patlıcan Macunu, Hurma Macunu ve Turunç Macunu, Kıbrıs’ın mutlaka denenmesi gereken geleneksel tatları olarak bilinirler. Summada, Zivaniya ve Kıbrıs konyağı da içmeden dönülmemesi gereken leziz içecekleridir.

Girne yat limanı ile sınırlı değil. Gezilebilecek diğer yerlerin listesi şöyledir:

Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, Girne Yat Limanı, Ağa Cafer Paşa Camisi, Archangelos Kilisesi, İkon Müzesi, St. Hilarion Kalesi, Bufavento Kalesi, Barış ve Özgürlük Müzesi, Beşparmak’taki Tank, Halk Sanatları Müzesi, Hz. Ömer Türbesi, Agios Kiliseleri, Akhiropiitos Manastırı, Antiphonitis Kilisesi, Khyrsopolitissa Kilisesi, Sourp Magar Manastırı, Pigadhes Kutsal Alanı, Roma Bizans Kaya Mezarları, Bandabuliya, Akdeniz Köyü, Beylerbeyi Köyü – Bellapais, Çatalköy – Vrysi, Karaman Köyü – Karmi, Kirsokava, Lambousa, Ozanköy.

Bazılarından daha detaylı söz edelim:

Girne Kalesi: günümüze Orta Çağ’dan kalmış, Kıbrıs’taki en muhteşem yapılardan biri olarak Girne’nin sembolü olmuştur. Kalenin içinde çok sayıda ilginç bölüm vardır: sarnıçlar, zindanlar, Batık Gemi Müzesi, kuleler, kilise ve mezarlar…

Girne Kalesi

Girne Kalesi

Batık Gemi Müzesi: gemi batıkları arasında en eski olduğu bilinenlerin sergilendiği yerdir. Müze, Girne Kalesinin doğusundaki Lusignan dönemine ait muhafız odalarından birindedir. En eskilerinden biri, Helenistik Krallıklar döneminde (M.Ö. 3. Yüzyıl) fırtınaya tutularak batan, yeri 1965 yılında bir sünger avcısı tarafından tespit edilen, Girne’nin 1.5 km açığında, suyun 3 m derinliğinde bulunmuş olan batıktır.  Karbon 14 testleri geminin M.Ö. 389 yılında yapıldığını, batıkta ele geçirilen bademlerin M.Ö 288’e tarihlenebileceğini göstermektedir. Bir ticaret gemisi olduğu söylenmektedir. Batıkta 400 şarap amforası bulunmuştur. Geminin Rodos şarabı taşıdığı tahmin edilmektedir. Batıkta ayrıca badem, çok sayıda İstanköy işi bozalt değirmen taşı, zeytinyağı, tahta kaşıklar, alkol ve tuz bulunmuştur. Müzede sergilenmektedir. Bu geminin Girne’ye uğramak üzere iken batmış olduğu sanılmaktadır.

Girne Limanı’nın yanındaki tepede bulunan Orthodoks Archangelos Kilisesi, çeşitli ikon örneklerinin sergilendiği, aynı zamanda Hristiyanlık tarihi ile ilgili de zengin bir arşivi olan bir müzedir. Girne ve çevresinden toplanan, 17.-19. yüzyıllar arasında yapılmış,  pek çok eşsiz ikon kilisenin üç ayrı katında ziyaretçilere sunulmaktadır.

St. Hilarion Kalesi, Beşparmak Dağları’nın kuzey eteklerinde inşa edilmiştir. Kalenin burçlarından Girne’yi seyredebilirsiniz. Girne’ye 10 km uzaklıktadır. Kaleye 500’e yakın basamakla tırmanılır. Yaklaşık 700 metre yüksekliğe çıkılır. Kale, burada ikamet eden Filistinli St. Hilarion’ı ziyarete gelenler için manastıra dönüştürülmüştür. Eski manastır kilisesinden kalan bazı kalıntıları bugün de görmek mümkündür. Girne-Lefkoşa karayolunun Boğaz bölgesinden dağ yolu kullanılarak ulaşılır, kaleye. Yazın 09.00-16.30 kışın ise 09.00-16.00 arasında ziyarete açıktır.

Beşparmak Dağlarının en yüksek noktasında bulunan tank, bir başka ziyaret noktasıdır. Savaştan kalma bu tank, dünya savaş tarihinde iz bırakmıştır. Söz konusu tankın içindeki askerlerin Tank Üsteğmen Mahmut ŞANLITÜRK, Tank Onbaşı Gürler ERDAĞ, Tank Er Abdülkadir KURT, Tank Er Recep DOĞANYİĞİT olduğu bilinmektedir. Tankla ilgili şöyle bir anekdot anlatılır: “Birlik komutanı, tankı kullanan askere buraya nasıl çıkardığını sorduğunda asker; “gözlerinin önünde yolun dümdüz olduğunu, Rumların kaçtığını” söylemiştir. Komutan askere tankı aşağı indirmesini söylediğinde asker; “yolu görmeden nasıl indireyim komutanım” demiştir.” (girne.com) Bu gerçek hikaye bir destana dönüşmüştür.

Hz. Ömer Türbesi, Girne’den 4-5 km doğuda bulunan Çatalköy’ün deniz kıyısında kayalık bir arazidedir. Dini yerleri ziyaret etmek isteyenler mutlaka görmelidir. M.S. 647 yılındaki Arap akınları sırasında Muaviye ordusu komutanlarından olan Ömer ve altı arkadaşı, günümüzde türbenin bulunduğu yerin yanında şehit düşmüşler ve burada bulunan mağaraya gömülmüşlerdir. Osmanlılar Kıbrıs’ı fethettikten sonra bir türbe ve mescit yaptırarak bu İslam mücahitlerinin kemiklerini oraya taşıttırmışlardır.

Agios Kiliseleri, Lambousa Yarımadasında bulunmaktadır. Agios Evlalios Kilisesi Lambousa psikoposuna adanmıştır. Franko-Bizans tarzında yapılmıştır. Mozaik döşeme kalıntıları, kilisenin daha büyük bir kompleksin parçası olduğunu düşündürmektedir. Agios Evlambios Kilisesi ise tek bir kireç bloktan oluşur.  Antik bir taş ocağının kalıntıları arasındadır. Aslında kayaya oyularak yapılmış bir şapeldir. İçinde Evlambios’un mezarı yer almaktadır. 1902 yılında burada Lambousa Hazinesi bulunmuştur. Hazinenin Arap saldırılarından (627 – 630)  kaçan kişilerce gömüldüğü düşünülür. New York Metropolitan, Londra British Museum ve Limasol Ortaçağ Müzeleri de dahil olmak üzere birçok müzede sergilenmektedirler.

Sourp Magar Manastırı, M.S. 1000 yıllarında yapılmıştır. Meryem Manastırı ismiyle de anılır. Manastır 15. Yüzyıldan sonra Ermeni hacıların Kudüs’e giderken uğradıkları bir hac noktası olarak ziyaret edilmiştir. Bu ziyaretler 1974 yılına kadar sürmüştür.

Bandabuliya, kentin merkezindedir. İngiliz Sömürge döneminde (1878) belediye binası olarak inşa edilmiştir. Zaman içinde başka işlevleri olmuş ama 2006 yılından itibaren Kıbrıs’a özgü seramik, el işleri, ahşap oyma işleri, takı, aksesuar satış yerleri yanında restaurant ve cafelerin de yer aldığı bir eğlence merkezine dönüştürülmüştür.

Girne Bandabuliya

Girne Bandabuliya

Sizlere keyifli bir tatil diliyoruz. Daha detaylı bilgiye girne.com adresinden erişebilirsiniz.

Seyristanbul.com olarak yorumlarınızı bekliyoruz.