Dr. Emin Mindan Şiiri Bölüm-I, Bebek Sağlığı, Bebek Beslenmesi, Çocuk Sağlığı

25, December 2007 Gönderen  
Yazının kategorisi Sağlık Köşesi

Dr. Emin Mindan

Merhaba, daha önceki yazılarımızda Dr. Emin Mindan ile Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi konusunda yaptığımız söyleşileri iki bölüm halinde yayınlamıştık. Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi-1 ve Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi-2.

Dr. Emin Mindan’ın yaşam, beslenme ve sağlık gibi konular üzerine yazdığı çok güzel bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyoruz. Son zamanlarda hayat üzerine okuduğumuz en faydalı şiirlerin başında geliyor. Bu şiirin sitemizde yayınlaması için verdiği izin için de Dr. Emin Mindan’a sonsuz teşekkürler. (Dr.Emin Mindan’ın telefonu ve adresi Fişekhane Cad. İşcen Apt.  No:32/9 Bakırköy İSTANBUL 0212 571 83 83)

Şiir bir hayatı anlattığı için uzun tutulmuş, bu yüzden şiiri 2 bölüm halinde yayınlıyoruz. Keyifle okuyacağınız şiirin Birinci Bölümü…

Hepimiz bu an’a uzun bir yolculuktan geçerek geldik.
Okumayı bildiğimize göre en azından yedi yaşındayız
Veya ortak geçen yedi yılımız var.
Yolun başlangıcında tektik, daha sonra iki,

Dört, derken tomurcuk olduk, büyüdük,
Beynimiz,kalbimiz,omurgamız, ellerimiz,
Ayaklarımız gelişti,kısaca biz olduk.
Kimimiz bulunduğu yere sığamadı, erken ayrıldı.

Çoğumuz akıllı, uslu oturduk, dokuz ay sabrettik.
Sevdiğimizin, göğsünden akan pınardan kana kana içtik.
Hiç ayrılmak istemedik, ağladık.
Cennet gibiydi, annemizin göğsü,

En güzel senfoniydi ninnileri,
Bizim için istediklerini duyunca, utanıyorduk ağlamaktan,
Uyuyorduk.
Sonra yine gözümüzü açtığımızda görüyorduk sevgiliyi.

Etrafımızda, bir sürü başka güzeller gördük,
Hepsi bize konuşmayı öğretmeye çalışıyordu,
“Anne” de , hayır “ baba” de,
AAA! bakın ilk defa“ baba” dedi.
Yok canım dün “ dede” demişti.

Kafamız karışmıştı.
Aslında hepsini tanımaya çalışıyorduk,
Kim olduklarını bilmesek te çok seviyorduk.
Ara sıra kayboluyorlarsa da,

Gülüyorduk, güzel yüzlerini gördükçe.
Sonra yakınlarımızı iyice tanıdık.
Yabancılara tavır koyduk.
Elimizi kolumuzu kullanmaya başladık.

Annemize zahmet olmasın diye,
Parmağımızı bile emmeye başladık,
“Hayır” dediler, baş edemeyince
Lastik soktular ağzımıza.
Biz de HAAYIR’ı onlardan öğrendik,

En çok sevdiğimiz sözcük oldu.
Yine de en çok annemizi emmekten hoşlanıyorduk,
Hem bedenimizi hem de ruhumuzu besliyordu, onun sütü,
Bazılarımız, çok çekti bu sevgiden,

“Devamlı aranıyor, bu yaramaz, bi türlü doymuyor “ diye,
Dayadılar garip sıvıları ağzımıza, boğulmamak için yuttuk çaresiz.
Şiştik, şiştikçe, sevindiler bizi gördükçe,
Komşular “ maşallah, sizinki ne güzel yiyor” dedikçe

Tıktılar da tıktılar.
Bazılarımız, iğne batsa , balon gibi patlayacak duruma geldik,
Bazılarımız, kaçtık, kurtulduk,
Zorladıklarında, kustuk, iyi de yaptık.

Birçoğumuzun kahvaltısında bisküvi,
Mısır gevreği yoktu, çok ta iyi oldu.
Tarhana çorbamızın besleyici ve koruyucu olduğu,
Araştırmalarla ispatlansa da çıkmadı piyasaya
Kim satın alırdı ki, annemizin tarhanası varken.

Harçlık almaya başladık,
Bakkal Amcalara koştuk,
Şeker, ciklet, gazoz derken,
Hırçınlaştık, paramız yokken

Bazılarımıza eskiden arsız denirdi,
Şimdiyse hiperaktif,
Şeker, tuz, çikolata, un ve katkı maddesi,
Esas gıdamız oldu

Bütün gün yemek yemedik
Abur cubur varken
Geceleri ballı süt içtik, şifa niyetine
Sabahları ağzımız koktu, Geceleri kabus gördük

Gözlerimizin altı morardı,
Uykumuzu alamadık.
Ağzımız açık seyrediyorduk televizyonu
Öğretmenimizi de aynı şekilde dinliyorduk,

Aslında hayallere dalıyorduk,
Kimseyi dinlemek istemiyorduk,
Çünkü az duyuyorduk.
Yüzümüzün şekli değişmişti

Şiirin ikinci bölümünü okumak için tıklayınız…