Bozcaada Koylarının Listesi

21, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Lodosta

Adanın doğu ve kuzey kıyılarındaki Tuzburnu, Çayır, Poyraz Limanı, Tekirbahçe, Ova Koyları.

Poyrazda adanın güneyinde bulunan Ayazma ve Habbele Plajı, Sulubahçe, Akvaryum ve Beylik Koyları.

Seyristanbul.com olarak koylardan bahsedelim biraz.

Ayazma Plajı’nın kumları şaşılacak kadar ince. Deniz çok temiz. Genelde en kalabalık olan plaj burası. Bu plajda tesis bulunduğu için günübirlik gelenler dahil herkesin ilk tercihi. Eh biraz kalabalık sorunu var.  Bu kalabalığa cazip gelebilecek hizmetler de veriliyor: deniz bisikleti, banana, hamburger ve jet ski kiralayabiliyorsunuz. Ada mutfağından nefis mezeler, deniz ürünleri sunan plaj restoranları var. Öğle saatlerinde ve akşamüzerleri keyifli lezzet denemelerine girişebilirsiniz.

Sulubahçe Koyu, hemen Ayazma Plajı’nın yanında bulunuyor. Habbele’ye giden minibüsler Sulubahçe Koyu’ndan geçiyor. Bu plajda tesis yok. Daha çok günübirlik gelenlerin tercihi.

Koy çevresinde yazlık siteler var. Sitelerde yaşayanlar da bu koyu kullanıyor. Yanınıza malzeme almalısınız. Aksi takdirde o sıcakta Ayazma Plajı’na yürümek zorunda kalacaksınız.

Habbele Plajı’nın denizi yer yer taşlıktır. Bir derece daha sakin bir koydur ama çok da değil. Çünkü Habbele’de de tesis var. Daha çok adayı bilenler gelirler. Plaj restoranından şemsiye-şezlong temin edebilirsiniz. Gün batana kadar yiyecek servisinden de faydalanabilirsiniz. Minibüsle ulaşılabildiğinden mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Akvaryum Koyu, Mermer Burnu olarak da bilinir. Küçük bir koydur, ama dalış meraklıları gibi müdavimleri vardır. Bu koya giderseniz deniz gözlüğü götürmeyi unutmayın. Koya ulaşmak için kendinize bir taşıt ayarlamak zorundasınız. Tesis yok. Fakat olağanüstü sualtı güzellikleriyle ziyareti hak ediyor.

Beylik Koyu, yolu ve coğrafi yapısı nedeniyle gözden ırak kalmış bir koy. Aslında, Ayazma Plajı’nın komşusu, fakat herhangi bir tesis bulunmuyor. Asfaltın sağlam kısmından yaklaşık bir-bir buçuk kilometre yürüdüğünüzde muhtemelen boş bulacağınız o şahane koya varacaksınız.

Tuzburnu, adanın sol tarafında, aynı adlı fenerin yakınında bulunuyor. Burada da tesis yok. Özellikle lodosta uyuyan bir koy. Fenerin panoraması çok güzel. Flora’da kekik ve benzeri otlar, yol boyunca bahar aylarında açan anemonlar görebilirsiniz.

Çayır Koyu, genelde yerlilerin bildiği ve değerlendirdiği bir koy. Adanın en yüksek tepesini (Göztepe) seyrediyor. Sahile kadar inen asfalt yol var.

Poyraz Limanı, ada merkezine en yakın olan koy. Yürüyerek kısa sürede ulaşabiliyorsunuz. Sahil ve bağlar nerdeyse iç-içeler. Denizi sığ. Bol denizkestanesi var. Dikkatli olmak gerek.

Poyraz Limanı

Poyraz Limanı

Tekirbahçe Koyu’nda oteller bulunuyor. Kumsaldaki şemsiye ve şezlonglar genelde otel müşterileri için. Toprak yolla ulaşılıyor koya. Poyraz Limanı’ndaysanız, kıyıdan yürüyerek de ulaşabilirsiniz.

Ova Koyu’na araba yoluyla ulaşamıyorsunuz. Bağların arasından yürüyorsunuz. Burası da ‘gizli cennet’ tabir edilen koylardan. Ova Koyu Gökçeada’yı seyrediyor.

Seyristanbul.com olarak sizler için hazırladığımız Bozcaada, Bozcaada Lodos cafe, Bozcaada şarap fabrikaları, Bozcaada’ya ulaşım, Bozcaada’da ulaşım, Bozcaada’da deniz, Bozcaada’da mevsimler, Bozcaada’da nerede kalınır, Bozcaada’da nerede yenir, Bozcaada’da nerelere gidilir, gibi konu başlıklarındaki yazıları okuyunuz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bozcaadada Nerelere Gidilir

21, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Seyristanbul.com olarak Bozcaada’nın nostaljik sokaklarını mutlaka gezmenizi tavsiye ederiz. Özgün mimarisi, çok kültürlü yapısı, Ege’ye özgü yaşayan sokakları, sizi bu şirin kasabayı uzun uzun dolaşmaya çağırıyor. Yıkıntılardan ya da evlerin alınlıklarından fırlayan begonviller, mor salkımlar, mevsimlere uygun açıp solan çeşitli sarmaşık cinsi bitkiler görsel estetiği arttırıyor. Kapı aralıklarından gözünüze çarpacak avlu bahçeler, duvar resimleri, çakıltaşlarından dokunmuş yer mozaikleri, renk renk ev süsleri ve saksı çiçekleri hoşunuza gidecek.

Kasabanın iki ana mahallesi Rum ve Türk Mahallesi’nin mimari farklılıklarını seçmek ilginizi çekebilir. Rum Mahallesi’nde evler daha bakımlı, sokaklar daha düzenli.  Mahallenin tam ortasında bir kilise ve saat kulesi var. Bir zamanların kahveleri, meyhane ve tavernaları şimdi turistik restoran, kafe veya dükkan olarak yaşamına devam ediyor.

Bozcaada kargaları da meşhur. Gezinti sırasında rastlayabilirsiniz. Görece küçük, tiz sesli bu kargalarla iç içe yaşanıyor adada. Günbatımında topluca uçuyor ve bir ağızdan bağırıyorlar. Gerçekten ilginçler.

Fotoğrafçılar için en az 1 saatlik şahane bir tur vaat ediyor ada sokakları.

Bozcaada Kalesi,  feribotla adaya yaklaşırken ilk gördüğünüz şey. Heybetli bir kale. Heybetli çünkü, boğazın hemen çıkışında ve anakaraya yakın olan ada, tarihinde daima istilaya açık bir yer olmuş. Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden birisi bu.  Fenikeliler, Cenevizler ve  Venedikliler tarafından kullanılmış.  Fatih Sultan Mehmet (1455) ve Köprülü Mehmed Paşa (1657) dönemlerinde büyük onarımdan geçmiş. 2. Mahmut zamanında ise bugünkü görünümünü almış(1815).Kaleye sabit bir köprü üzerinden giriliyor. İç kale bölümünde ada etrafından çıkarılan amforaların sergilendiği bir oda bulunuyor. Ayrıca kalenin bahçesinde adadan çıkarılan çok sayıda eski mezar taşı ve tarihi eser sergileniyor. Kale, 10.00 – 20.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Bozcaada Ayazma Manastırı, Rum Ortodoks cemaate ait. Adalı Rumların her yıl kutsal Aya Paraskevi günlerini kutladıkları 26 Temmuz tarihinde şenliklere sahne oluyor. 1734 yılında Manolaki Manolidis tarafından yapılan manastır, sadece özel günlerde ibadete açılıyor.

Bozcaada Ayazma Manastırı

Bozcaada Ayazma Manastırı

Doğal su kaynağı, çift oluklu tarihi çeşmesi, 8 yaşlı çınar ağacı ve küçük manastırı ile adanın özel yerlerinden biri. Geniş gölgelik alanı ve sürekli akan çeşmesi ile piknik yapanların da tercih ettiği yerlerden biri, Ayazma. Gün batımında denize bakan manzarasına karşı oturmanın keyfine diyecek yok. Buradaki çeşmeden bir kez su içenin artık adalı olacağına dair bir efsane de anlatılıyor. Ayrıca manastırın alt kısmında bir dilek mağarası bulunuyor. Ziyaretçiler burada mum yakıp adak adıyorlar, taştan ve çalı çırpıdan dileklerini sembolize edecek şekiller yapıyorlar.

Adanın en yüksek noktası (192 mt.) olan Göztepe. Oraya çıkıp etrafınıza baktığınızda kendinizi bir geminin kaptan köşkünde gibi hissediyorsunuz.  Tüm ada ayaklarınız altında oluyor. Bazı havalarda, Gökçeaada, Semadirek Adası, Çanakkale Boğazı ve Midilli Adası da rahatlıkla seçiliyor. Arabayla gidilebiliyor tepeye. Yürümek isterseniz merkezden yarım saatte ulaşmak mümkün. Rüzgar daha sert esebilir, üstünüze bir şeyler alın.

Bozcaada Müzesi, ilgi çekici sunumu ve detaylı açıklamaları ile gezmesi keyifli bir müze. Üstelik bir kere gezdikten sonra unutulacak bir yer de değil! Çünkü müze koleksiyonu yerinde durmuyor ve her geçen gün genişliyor. Müze, tamamen bireysel girişimle kurulmuş. M.Hakan Gürüney’in çabalarıyla ortaya çıkmış. Kendi deyimiyle Bozcaada’nın belleğini oluşturuyormuş bu müzede.

Müze mağazasından kitap, katalog, kartpostal, antik dönem replika Tenedos sikkelerinden yapılmış kolye, küpe, yüzük, seramik kupalar gibi adayla ilgili hatıralık eşyalar alabilirsiniz.

Bozcaada Müzesi, Rum mahallesinde yer alıyor.

23 Nisan-30 Ekim tarihleri, 10.00-20.00 saatleri arasında hergün gezilebilir.

Giriş ücretli; yetişkinler için 5 TL, öğretmen ve öğrenciler için 3 TL.

Eski Bozcaada fotoğrafları, Osmanlı döneminden kalma obje ve evraklar, Çanakkale Savaşı’nda üs olarak kullanılan Bozcaada’da yabancı ülkelerin bıraktığı her türlü malzeme ve belgeler, Bozcaada’lı Rum ve Türklerin evlerinde ve işyerlerinde kullandıkları eşyalar ve hikayeleri, 1925-1965 yılları arası Bozcaada’lı esnaflara ait canlandırma köşeleri : doktor, marangoz, duvarcı, terzi, ayakkabıcı, demirci, fıçıcı, küfeci, meyhane, kahveci köşeleri, denizciler, kaptanlar, süngercilere yönelik objeler, hikayeler, fotoğraflar, bağcılık ve şarapçılıkta kullanılmış çeşitli aletler, belgeler, etiketler, eski ada şaraplarından oluşan şarap mahzeni… ve daha bir çok şey, müzede görülebilecekler arasında.

Daha fazla bilgi için: www.bozcaadamuzesi.net, telefon: 0532 215 60 33

Bozcaada Rüzgar Gülleri, büyüleyici günbatımları izleyebileceğiniz batı ucunda yer alıyor. Uçsuz bucaksız Ege Denizi, yabani kekik kokuları ve ada rüzgarları…  Batı Burnu’nu ziyaret etmek günü noktalamak için verebileceğiniz en iyi karar. Etrafta herhangi bir yerleşim, yapay ışık bulunmuyor. Günbatımını yıldızların ya da dolunayın seyrine kadar uzatırsanız eşsiz bir deneyim yaşamış olarak döneceksiniz geriye. Nerdeyse dünya dışı bir yer duygusu veren rüzgar gülleri ve çevresine uğramadan dönmemenizi tavsiye ediyoruz.

Gezebileceğiniz diğer bazı yerler de aşağıdadır:

  • Meryem Ana Kilisesi, Rum Ortodoks cemaate ait, ibadete açık olan tek kilisedir. Rum Mahallesinin ortasında yer alıyor.
  • Köprülü Mehmet Paşa Camii, Venedikliler döneminde yıkılmış, ama Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1655’de tamir edilmiş ve onun adını almış.
  • Kırmızı kesme taştan yapılmış Alaybey Camii ve Hamamı’nı da görmek isteyebilirsiniz. 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor.
  • Köprülü Hamamı, Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa tarafından “çifte hamam” tarzında yaptırılmış.
  • Eski fotoğraf ve gravürlerde adanın tepelerinde birçok yel değirmeni görülmekle birlikte şimdi sadece iki tanesinin kalıntıları bulunmaktadır.
  • Aburga Ahmet Dede Türbesi.

Seyristanbul.com olarak sizler için hazırladığımız Bozcaada, Bozcaada Lodos cafe, Bozcaada şarap fabrikaları, Bozcaada’ya ulaşım, Bozcaada’da ulaşım, Bozcaada’da deniz, Bozcaada’da mevsimler, Bozcaada’da nerede kalınır, Bozcaada’da nerede yenir, Bozcaada koylarının listesi gibi konu başlıklarındaki yazıları okuyunuz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bozcaadada Nerede Kalınır

20, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Bozcaada diğer turizm beldelerine benzemiyor. İnsanların yiyip içip bir tatil köyünün dokunulmazlığı içinde kaldığı işletmelerden eser yok adada. Olamaz da. Adanın turizm anlayışı; konuklarının, adanın doğasının, çepeçevre koylarının tadını çıkarmalarına, adanın sosyal hayatına dahil olmalarına dayanıyor.

Üstelik Bozcaada sit alanı. Ölçülü yapılaşma da bu türde bir turizm hareketine olanak vermiyor. Bozcaada müdavimleri ise tam da bu nedenle geliyorlar adaya. Samimi ve doğal mekanlarda konaklanıyor. İşletmeciliğini çoğunlukla adalı ailelerin üstlendiği butik otel, çiftlik, bağ evi ve pansiyonlarla her beğeniye uygun seçenekler sunuluyor. Son yıllarda adaya dışarıdan yerleşenlerin de ilgi gösterdiği bir alan, turizmcilik. İşlettikleri alternatif mekanlarla daha da bol seçeneklere ve yüksek yatak kapasitesine ulaşılıyor.

Bozcaada rehberi resmi yatak kapasitesini 2500 olarak bildiriyor. Temmuz ve Ağustos aylarında yer bulunamayabilir. Seyristanbul.com olarak mutlaka rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

Konaklama genelde oda kahvaltı şeklinde. Kahvaltılarda adanın kendine has mutfağıyla, sebze-meyve ve otlarıyla, adada üretilen sağlıklı pek çok gıdayla zengin bir menü sunuluyor. Zeytinyağı vazgeçilmez bileşenlerden.

Konaklama ücretleri, aslında diğer fiyatlarda oldukça yüksek sayılır. Adada bulunmakla, butik hizmetler sunulduğu için hizmette yüksek kaliteyi aramakla açıklanabilecek bir konu bu. Güncel fiyatlar için http://www.bozcaadarehberi.com/ adresini ziyaret edebilir, orada reklamı bulunan kuruluşları ya da verilen faydalı numaraları kullanarak bilgilenebilirsiniz.

Bozcaada‘daki konaklama yerleri, merkezde olanlar veya  merkez dışında olanlar diye iki grup altında toplanabilir.

Merkezde konaklama pratik oluyor tabii. Feribot’tan Ada merkezinde iniyorsunuz. Yürüyüş mesafesinde pek çok seçenek sizi bekliyor. Merkez, Rum ve Türk Mahallesi olmak üzere iki kanata ayrılıyor. Burada küçük oteller ve pek çok ev pansiyonu bulunuyor; kimi eski taş okul, şarap fabrikası veya tarihi binalardan, aile evlerinden dönüştürülmüş, kimileri de ada mimarisine uygun olarak sonradan inşa edilmişler.

Bozcaada Elit Pansiyon

Bozcaada Elit Pansiyon

Bahçesi olanlar da var. Ama çoğu sokaklara koydukları masalarda servis yaparak sunuyorlar kahvaltılarınızı. Bozcaada’da sokakta oturmak diye bir kültür var. Sıcak samimi atmosferin bir nedeni de bu. Yazın merkezdeki yollar trafiğe kapatıldığı için sorun yaşamıyorsunuz. Sabah güneşinin, örneğin asma yapraklı omletin, ya da pek çok çeşit güzel zeytin veya domates reçelinin tadını sonuna kadar çıkarıyorsunuz.

Bozcaada’nın kale manzarası meşhurdur. Denizden gelirken ilk onu görürsünüz. Ağırbaşlı, koruyucu, biraz tehditker ama sizi tarihle buluşturmak üzere ilk adımdır. Geceleri çok tatlı ışıklandırılır. Deniz manzarasıyla taçlanır. İşte bu resme bakan konaklama yerleri azdır ama yok değildir. Gerçi odada oturmayacağınıza göre pek de fark etmez. Ada sokaklarıyla, begonvilleriyle, rengarenk boyalı evleri, sokaklara saçılan şen masalarıyla yaşanır asıl. Uykudan uykuya gideceğiniz bir yer için manzara aramak çok da akıl karı sayılmaz.

Merkez dışındaki konaklama yerlerine ise minibüslerle ulaşabilirsiniz.  Ama her yere değil. Üstelik saatleri sınırlıdır. Özel taşıtınız bulunuyorsa seçeneğiniz daha çok demektir. Merkez dışında da keyifli yerler var, sizi bekleyen.

İşte seçenekleriniz; pansiyon olarak kiralanan bağ evleri, küçük oteller ve çiftlikler. Bağlarla, doğaya iç içe olduğunuz bu ortamlarda şahane bir tatil yapmanız mümkün. Özerklik arıyorsanız, bu seçenek de sunuluyor size.

Bozcaada’da denize sıfır sadece birkaç tesis bulunuyor. Plajlarda ise herhangi bir tesis bulunmuyor.

Çiftlikler adaya özgü konaklama yerleri. Bağlar arasında bulunuyorlar. Kendi tavukları, ördekleri, sebze-meyve tarhları, etrafta otlayan keçileri, koyunları, köpekleri ve kuşları oluyor. Çocuklarla yapılan tatilleri özellikle keyifli kılabilirler. Ya da doğadan beslenmenin düşünü kuruyorsanız hoşlanabilirsiniz. Günlük yiyecekler ve saire…

Geniş bahçelerinde düzenlenen bol seçenekli oturma alanları, minderler, salıncaklar, hamaklar, doğa kokusu ve yaz çıtırtıları müthiş bir keyfe, çok iyi bir dinlenceye olanak tanıyabilir.

Tatil çiftliklerinin yanı sıra tercih edebileceğiniz bağ evleri de (az sayıda) tam doğanın ortasında yer alırlar. Yine konaklaması zevkli, birkaç aile birlikte kiralayabileceğiniz, özerkliğinizin bulunduğu, arabanızın olmasını gerektiren, ama her durumda konaklamaya değen değişik mekanlar arasında.

Bozcaada’da pansiyonlar da temiz ve bakımlıdır. Samimi bir işletmecilik sergilenir. Ada merkezindeki çeşitli danışma noktalarından bilgilenebilirsiniz.

Fiyatlar değişken, veremiyoruz. Ama hem fiyatlar hem de seçenekler konusunda http://www.bozcaadarehberi.com/nm-nerede-kal%C4%B1n%C4%B1r-cp-3 web sitesine bakınız. Sitede tanıtılan yerler reklam verenler. Faydalı numaraları kullanarak seçeneklerinizi arttırabilirsiniz.

Seyristanbul.com olarak sizler için hazırladığımız Bozcaada, Bozcaada Lodos cafe, Bozcaada şarap fabrikaları, Bozcaada’ya ulaşım, Bozcaada’da ulaşım, Bozcaada’da deniz, Bozcaada’da mevsimler, Bozcaadada nerelere gidilir, Bozcaadada nerede yenir, Bozcaada koylarının listesi gibi konu başlıklarındaki yazıları okuyunuz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bozcaadada Mevsimler

19, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Bozcaada, sadece deniz turizmiyle ünlü değil. Bağlar, şarap fabrikaları, tadım festivalleri, sanat etkinlikleri vb. birçok yönüyle de çekici. Bu özellikleri onu yalnızca belli mevsimlerde değil, her mevsimde ziyaret edilebilir bir yer haline getiriyor.

Adanın kendine has kültürü, özgün doğası, aurası öyle bir günde ‘ziyaret ettim, artık Bozcaada’yı da gördüm’ denilecek türden değil. Adanın feribot ve karşı kıyı ile ilişkisi, pırpırları, adada ikamet eden sanatçıları, kargaları, begonvilleri, rüzgarları, kısacası ona özgü detayları daha uzun süreli bir keşfi hak ediyor.

Şarapçılık, meraklıları için, her mevsimde anlamlı bir ziyaret nedeni.

Fakat şu da bir gerçek ki, adanın mevsimleri tüm diğer özellikleri gibi özgün. Kendi başına ele alınmalı.

Yaz ayları Mayısla başlıyor.  Mayısın sonundan itibaren deniz mevsimi açılıyor. Adanın bol rüzgarlı bir havası var ve nem oranı oldukça düşük. Bunalmıyorsunuz.  Yaz tatilleri için ideal. Özellikle Temmuz ve Ağustos’ta çok talep görüyor.  Yüksek sezona denk gelen ziyaretlerinizde ön rezervasyonlarınızı yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

Sonbahar adanın en güzel zamanı. Deniz suyu sıcaklığının en yüksek olduğu mevsim. Bağ bozumu zamanı. Bu mevsimde düzenlenen etkinlikler, özellikle şarapçılığa ilgi duyanları çok çekiyor. Trekking ve bisiklet binme gibi doğa sporlarını sevenler için de ideal. Bağ bozumundan arta kalan üzümler, baygın kokulu otlar, olgun böğürtlenler… adanın sonbaharını taçlandırıyor.

Kışları hava genel de açık oluyor.  Kar nerdeyse hiç yağmıyor. Ama Poyrazları meşhur. Buna rağmen ona kapılacak olan konuklarına şiirli, başka bir güzellik sunuyor. Soğuk oldukça sert hissediliyor. Aralıktan sonra sosyal açıdan bir nevi uykuya geçiyor. Baharla birlikte uyanıncaya değin, resmi tatil-bayram gibi dönemler dışında fazla bir hareket yok. Klimalı, 1-2 kaloriferli otel var, ama adanın yaz adasıyla pek ilgisi olmuyor.

Nisan ve mayıs ayları adanın uyanma zamanı. Her yer çiçekleniyor. Boz ada yeşeriyor.Ege iklimi ve sıcak toprağıyla beslenen otlar bin bir lezzet vaadiyle üreyiveriyorlar. Adalılar da uyanıyor. Piknikler, mangal partileri, yaz hazırlıkları… Hemen her kafe, her otel hummalı bir uğraşa girişiyor. Şen ve umutlu bir başlangıç duygusu kaplıyor ada sokaklarını.

Adanın özel günlerini de bilmekte fayda var. Böylelikle tatilinizi planlarken dikkate alabilirsiniz.

Haziranın ilk hafta sonuYerel Lezzetler Festivali yapılıyor. Bu festivalde etkin rol alan Türkan Çim Işık ve Nejat Işık’ın güzel kafeleri Lodos’u sizin için ayrıca tanıttık.

Haziranın son hafta sonu Şarap Tadım Günleri var. Şarapçılık konusuna ilgi duyanlar için kaçırılmaz bir fırsat.

Temmuzun ikinci hafta sonu, Bozcaada Yelken Yarışları yapılıyor.

26 Temmuz, Ayazma Panayırı günü. Çok nostaljik kutlamalara sahne oluyor ada. Dünyanın dört bir yanına dağılmış adalıların ziyaret zamanı. Ayazmanın önüne hasret saçılıyor.

Ağustosun ilk hafta sonu, Ozanın Günü. Pek çok sanatçı geliyor. Şiirler okunuyor. Sohbetler kuruluyor. Adanın mitolojik kimliğini ve çağdaş aurasını bir araya getiren çok anlamlı bir hareketlilik yaşanıyor.

Ağustos ortası, Yunatçılar Yıldönümü Kutlaması var. Yunatçılar, adanın en eski şarap üreticisi.  Adadaki herkesin davetli olduğu partide Yunatçılar’ın markası olan şaraplar ikram ediliyor. Müzik, şarap ve dostluk atmosferi hakim oluyor sokaklarına. 2005’den beri yapılan bu kutlamalar adanın kaçırılmaması gereken özel günleri arasında.

Eylülün ilk hafta sonu ise Bağbozumu Festivali zamanı. Adanın ruhunu yakalamanın tam zamanı.

Bu özel günlerde bulunmuş dostlarımızın, adanın mevsimlerine dair sözü olanların Seyristanbul.com olarak yorumlarınızı bekliyoruz.

Bozcaadada Sonbahar

Bozcaadada Sonbahar

Seyristanbul.com olarak sizler için hazırladığımız Bozcaada, Bozcaada Lodos cafe, Bozcaada şarap fabrikaları, Bozcaada’ya ulaşım, Bozcaada’da ulaşım, Bozcaada’da deniz, Bozcaadada nerede kalınır, Bozcaadada nerelere gidilir, Bozcaadada nerede yenir, Bozcaada koylarının listesi gibi konu başlıklarındaki yazıları okuyunuz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bozcaadada Deniz

19, June 2012 Gönderen  
Yazının kategorisi Gezilecek Yerler

Tatlı esintileri, şahane günbatımları, renkli bir sualtı dünyası var Bozcaada’nın. Envaye çeşit deniz kabukları ve pürüzsüz çakıl taşları var. Berrak deniz suları, kavrulan teninizi, yazın en sıcak günlerinde bile tatlı bir serinlikle okşuyor.  Bozcaada’nın batı kıyıları dışındaki her köşesinden denize girilebiliyor.

Dahası var; yılın tüm mevsimlerinde rüzgârlı olan adada rüzgarın türüne göre kumsal seçebilmek ayrıcalığına sahipsiniz. Lodosta adanın doğu ve kuzey kıyılarındaki Tuzburnu, Çayır, Poyraz Limanı, Tekirbahçe, Ova Koylarını, Poyrazda adanın güneyinde bulunan Ayazma ve Habbele Plajı, Sulubahçe, Akvaryum ve Beylik Koylarını tercih edebilirsiniz.

Rüzgârın etkilemediği koylarda pırıl pırıl, dümdüz bir denizi kulaçlayabilmenin zevki tatilinizi doyumsuz kılacak.

Kuzey Ege’nin güzel adası Bozcaada’da deniz mevsiminin daha kısa olması beklenebilir. Oysa Mayısın sonundan Ekimin ortalarına kadar denize girilebilir.

Adanın en yoğun zamanı,  Temmuz ve Ağustos ayları. Tatilcilerin pek çoğu da adaya bu aylarda geliyor. Plajlar kalabalık oluyor. Kalacak yer bulmak güçleşiyor. Restoranlarda rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Günü birlik tatilciler de katılınca adanın her köşesi şenlikli bir kalabalıkla doluyor. Kalabalıktan çok hoşlanmayanlar Haziran ya da Eylül aylarını tercih edebilirler. Gerçi adanın en kalabalık sezonunda bile görece sakin kumsallar bulmak mümkün.

Her yer kavrulurken Bozcaada’da olmak büyük bir zevk. Yaz boyunca kuzeyden esmeye devam eden rüzgar kumsallarda uzun saatler kalabilmenizi, denizin ve doğanın tadına varabilmenizi sağlıyor.

Tuhaf gelebilir ama adada deniz suyunun en sıcak olduğu zaman sonbahar. Eylül, Ekim aylarında deniz limonata kıvamında.

Ayazma ve Habbele plajları adanın güney kıyılarında. Bu koylarda yiyip içebileceğiniz, şemsiye-şezlong temin edebileceğiniz tesisler mevcut. Bu koylara minibüsle gidilebiliyor.

Merkeze yakın koylara yürüyerek gidebilirsiniz.  Güney kıyılarındaki, minübüs seferlerinin düzenlenmediği koylara bir araç temin ederek gitmeniz daha makul.

Bozcaada’da birçok gizli koycuk da mevcut; irili-ufaklı koyların hepsi kendilerini keşfetmenizi bekliyor. Doğa sporlarına meraklı ve antrenmanlıysanız bu işi bir maceraya dönüştürebilirsiniz.

Ayazma ve Habbele koyları dışındaki koylara, özellikle bakir olanlarına giderken tedarikli olmalısınız. Yiyecek, su, güneşten korunabileceğiniz bazı şeyler, rahat ayakkabılar… Daha planlı hareket etmelisiniz.

Koyların özellikleri ve listesi için Bozcaada’daki koylar yazımıza göz atınız.

Bozcaada Denizi

Bozcaada Denizi

Seyristanbul.com olarak sizler için hazırladığımız Bozcaada, Bozcaada Lodos cafe, Bozcaada şarap fabrikaları, Bozcaada’ya ulaşım, Bozcaada’da ulaşım, Bozcaadada mevsimler, Bozcaadada nerede kalınır, Bozcaadada nerelere gidilir, Bozcaadada nerede yenir, Bozcaada koylarının listesi gibi konu başlıklarındaki yazıları okuyunuz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Sonraki sayfa »