Burgazada, İstanbul’da Gezilebilecek Yerler

27, October 2009 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

Burgazada

Burgazada eskiden Prens adaları olarak isimlendirilen takımadaların bir üyesidir. Dokuz adadan oluşan ve günümüzde ‘Ístanbul Adaları’ veya ‘Adalar’ diye isimlendirilen bu adalar; Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Büyükada, Sedefadası, Kaşıkada, Yandıros, Sivriada ve Yassıada’dır.

Yuvarlaksı bir görünüme sahip olan Burgazadası, adalar kümesi içinde büyüklük olarak üçüncü adadır ve Büyükada’ya oranla daha sakin, daha dingindir.

İstanbul’da yaşamın gürültüsü, yoğun ve sıkıntılı iş maratonundan kaçıp Burgazada’ya indiğinizde buranın, sessizliğin adası olduğunu hemen fark edebilirsiniz. Burgazada İstanbul’a çok yakın ama İstanbul’un aksine oldukça sakin, huzur dolu bir yerdir. Kınalıada ile Heybeliada’nın arasında kalan Burgazada’nın önünde ise küçük Kaşıkadası bulunmaktadır.

Çağdaş Türk Edebiyatı’nın önemli hikâyecilerinden Sait Faik’le özdeşleşmiş olan Burgazada, tek tepeli ve dairesel görünümlü bir adadır. Ancak sahip olduğu eşsiz güzellikteki çam korularının bir kısmını, çıkan yangınlarda kaybetmiş durumdadır.

Burgazadası’na 20. yüzyılda gelir düzeyi yüksek Türklerin yerleşmesiyle birlikte nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Rum vatandaşların yanında ada nüfusu içinde Türk varlığı kendini göstermiştir. 1950’li yıllardan itibaren ise adaya yerleşen varlıklı nüfus, adanın Heybeliada’ya bakan yamaçlarından başlayarak, villalar ve konutlar inşa ettirmiştir. Adada bu villaların yanı sıra zaman içinde yapılan yalı, köşk ve ibadet mekânlarının önemli bir yeri vardır. Günümüzde ada nüfusunda İstanbullu Yahudilerin ve Gürcistan Yahudilerinin sayısı artmıştır.

Diğer adalar gibi taşıma sula dönen Burgazada’ya vapurla yaklaşırken dikkatinizi ilk olarak kıyıya yanaşmış su tankeri çeker… Ardından iskele meydanının hemen gerisindeki cami ve az ilerisindeki kilise, ada mozaiği yani kozmopolit yapısı hakkında bir fikir verir.

Köklü bir tarihe sahip olan Burgazadası’nın tarihinde, Aya Yani Kilisesi özel bir öneme sahiptir. 867 yılında inşa edildiği tahmin edilen, ancak son şeklini büyük ölçüde 1896 yılındaki çalışmalardan sonra alan Aya Yani Kilisesi, Rum halkın aktif olarak ziyaret ettiği cemaat kilisesidir. Kilisenin altında, Patrik Methodios’un hapsedildiği zindan bulunmaktadır.

Tarihte farklı isimlerle de anılan Burgazadası’nın ön plan çıkan tarihi yapıları arasında Hristos Manastırı ve Avusturya Saint Georges Hastanesi de yer alır. Ayrıca Ayios de adanın ziyaret edilmesi gereken mekânları arasında gösterilebilir. İstanbul’un ilk sanatoryumlarından biri olan Burgazadası Sanatoryumu 1928 yılında kurulmuş, Adadaki tek camii olan Burgazadası Camii ise 1953 yılında İstanbul’un fethinin 500 yılı anısına inşa edilmiştir. Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesiyle, Sankt Georg Manastırı ve Kilisesi de Burgazada’nın diğer tarihi yerleridir. Bunların yanında Adada bir Sinagog, bir de Cemevi bulunmaktadır.

Adanın tek tepesi 170 m yüksekliğe sahip, eski ismiyle Hristos ve yeni adıyla Bayrak Tepesi, adanın sahip olduğu güzellikleri görebileceğiniz manzaralar sunar. Hristos Manastırı bu tepededir. Mezarlık Burnu (Kumbaros Burnu), Hristos Manastırının ilerisindeki meşhur Kalpazankaya gibi adanın doğa harikası mekânları da görülmesi gereken yerlerdir.

Burgazadası’nın en önemli simgelerinden Sait Faik’in 1939’dan 1954’de ölümüne dek yaşadığı Burgaz Çayırı Sokak 15 numaradaki bahçeli, üç katlı, beyaz boyalı evi, günümüzde halka açık bir müzeye dönüştürülmüş, ismi iskele çıkışındaki meydana verilerek adı ölümsüzleştirilmiştir. 1963’ten beri Burgazada‘da hizmet veren Adalar Su Sporları Kulübü de iskeleye çok yakındır. Burgazadası’nın İstanbul için bir başka önemi ise Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesinin bu adada kurulmuş olmasıdır. Burgazada; çam ormanları, sahilleri ve zarif ahşap köşkleriyle de İstanbul‘un sevilen bir köşesi olmayı hak etmiştir. Adayı ziyaretinizde her iki yanı eski köşklerle süslü Gönüllü Sokak’tan geçmeyi de unutmayın…

Burgazada’nın diğer adalardan en büyük farkı, faytonla gezerken burada hemen her yerden denizi görebilmenizdir. Medeni Bey Koyu, Çamatya Koyu, Ön Koy ve Martı Koyu’nu yol boyunca görebilirsiniz. Martı Koyu’ndan geçerken kumsalın gerçekten de bir martı şekilde olduğunu görürsünüz. Bisiklete binmeyi sevenler ve keyifli, eğlenceli bir tur yapmayı isteyenler için de faytonun en büyük alternatifi olan bisikletleri kiralayabilirsiniz…

Burgazada’ya nasıl gidilir?

Şehir vapur hatları için : (0212) 249 18 96 – (0212) 244 02 07

Burgazada Vapur İskelesi : (0216) 381 13 17

Ayrıntılı bilgi için Burgazada web sitesini ziyaret edebilirisiniz:

http://www.burgazada.org/

Heybeliada, İstanbul’un Doğal Güzellikleri, İstanbulda Gezilmesi Gereken Yerler

5, November 2008 Gönderen  
Yazının kategorisi İstanbul Kent Rehberi

Bu ada uzaktan bakıldığında bir heybe biçimindedir. İstanbul’un Prens Adalarının en yeşil adasıdır. Heybeliada’nın eski ismi Rumca bakır demek olan “Halki” dir.

Coğrafi olarak en yüksek tepesi 140 mt. civarındadır ve adada toplam olarak 4 tane tepe bulunmaktadır. Adadaki iskeleye vapur ile yaklaştığınızda sizi Deniz Lisesi, eski adı ile Bahriye Mektebi’nin karşıladığını görürsünüz…

Büyükada’ya nazaran daha az gürültülü ve sakin bir yer olduğunu anlayabiliyorsunuz. İskeleye geldiğinizde sağ tarafta kahvehaneler ile çarşıyı göreceksiniz. Buradan geçip Çam Limanı taraflarına, şuan ki faaliyeti bulunmayan Sanatoryum’a ulaşabilirsiniz. Burada Bizans tarafından yapılmış olan Kamariotissa kilisesinin en son imparatoriçe olan Maria Komnena tarafınca yaptırıldığı zannedilmektedir ve şuanda askeri bölge içinde yer alıyor. Dört yapraklı yonca şeklinde olan bu kilisenin bir benzeri de İstanbul Fener Aya Maria’dır. Bu kıyı şeridin de ise Aya Yorgi Manastırı bulunurken, Çam Limanı tarafının batı kesimlerinde ise Tarik-i Dünya Manastırı yer almaktadır.

Devamını oku