Engellilerin Sorunları, Engelliler ile İlgili Yazı, Engelli Olmak, Engellilerin Karşılaştığı Sorunlar

Yazının kategorisi Sosyal Sorumluluk Projeleri

Bu yazı Aysın Günen tarafından yazılmıştır. Yazıyı okuduktan sonra engelli dostlarımız için yarattığımız engelleri daha iyi anlayacağız.

ENGELLİ OLMAK BİR KADER DEĞİLDİR…

Toplumsal sorunların içinde boğuşurken engellilerin toplumla bütünleşmede onlara kolaylık sağlayacak çözümler üretmede ne kadar duyarlıyız? Bu soruları kendime sorar ve çözüm üretmeye çalışırım. Onlar için daha fazla ne yapabiliriz? Bunlar, herkesin kendine sorması gereken sorular olduğuna inanıyorum.

Geçen hafta Sarıyer Ortopedi Engelliler Dayanışma Kongresi’nde bulundum, o andan itibaren bu karmaşık düzenin içinde engellilerin sorunlarının nasıl çzöülmesi gerektiğini düşündüm. Sarıyer’de 1500 engelli olduğunu öğrenince engellilerin sorunlarına ortak olmak ve katkıda bulunmak için daha çok mücadele etmemiz gerektiğini düşündüm.

İsterseniz nelerle mücadele ettiklerine bir göz atalım. Engellilerin topluma katılmalarının önündeki en büyük sorunlarından bir kaçı ulaşım, fiziksel çevre, konut sorunu, ekonomik güçlük, eğitim, sağlık, sosyal yaşamla bütünleşme olarak düşünebiliriz. Engelli ailelerinin bu sorunları kabullenmesi ve yaşama bilinçli olarak hayata geçirmesi gerekiyor.

Engelli olmasını onun bir cezası gibi görülmemeli. Bu konuda bir rehabilitasyon ve eğitim programları uygulanmalıdır. Çevrenin engelliye acımadan çözümsel yaklaşımlarda bulunması gerekmektedir. Son nüfus sayımında engellilerin belirlenmesine yönelik sağlıklı sonuçlar elde edilmemiştir. 20 aralık 1993 Birleşmiş Milletler toplantısında engelliler için fırsat eşitliği konusunda standart kurallar belirlenmiş ön koşul olarak bilinçlerdirme, tıbbi bakım, yardım hizmetleri ve en önemlisi ailenin katılımının önemi vurgulanmıştır.

Toplumsal desteğin yetersizliği, toplumun dışlayıcı tutumu ve davranışları sadece acıyarak yaklaşımı engellinin aramıza katılımını zorlaştırmaktadır. Toplumda ne kadar engelli olduğunu saptarsak çözüm üretmede yol haritası çizmiş oluruz.UNESCO’nun yaptığı araştırmalarda ülkemiz nüfusunun yüzde 14’nün engelli olduğu belirtilmiştir. Bu rakama bakıldığında bu sorunun ülkemiz için hayli yüksek bir sorun olduğunu görmekteyiz.

Sorunu aşabilmek için Avrupa birliği 2003 yılının Engelliler Yılı olarak kabul etmiştir. Engellinin kendine dair var olma iç güdüsü onun toplumla entegrasyonunu belirlemekten geçmektedir. 13 Haziran 2003 Engelliler Sempozyumu İstanbul’da düzenlenmiş bu sempozyumda 80 kişi üzerinde anket yapılmış sorunları arasında yüzde 90 ulaşım, yüzde 30 alışveriş, yüzde 75 arasıra alışverişe çıktığını, yüzde 95 kültür ve eğlenme yerlerinden mahrum olduğunu, yüzde 85 dışarıdaki aktivitelerinden yararlanamadığını göstermektedir.

Bu saptamalar gösteriyor ki devlet kuruluşlarının ve toplumun yeteri kadar engelli sorunlarına çözüm üretmemiştir. Bir engellinin alışverişe çıktığı anı gözümüzün önüne getirelim. Yaşamsal ihtiyaçlarını karşılaması için engelli arabasıyla marketlerde alışveriş yaparken bol rampalı basamakları aşması için kolaylık sağlayıcı hiç bir tasarım düşünülmemiştir. Tekerlekli sandalyesinin yanına klipsli sepet uygulaması zorunludur. Kasalar arasındaki mesafe darlığı engelli arabasının geçişini zorlamaktadır. İş alanında karşısına bir çok sorun çıkmaktadır. İşe alımlarda iş verenin engelliyi almak istememeleri bir sorundur. İş verenin 30. maddeye göre en az 50 işçi çalıştıran işletmeler engelli işçi almak zorundadır.

Buraya kadar yetişkin engelli yazarken, çocuk yaşta engelli bir evlada sahip olan bir ailenin zorluklarını saptamaya çalışalım. Anne ve baba engelli çocuğunun bunun bir ceza kadersizlik gibi görmesi düşüncesini değiştirmesi gerekiyor. Sorunun bir başka yanı ekonomik sıkıntılar, bir engelli taksi şöförlüğü yapmaya kalksa hareketi sınırlı olduğundan araçtan inemediğinden dolayı zor duruma düşmektedir.

Geçen gün engelli bir arkadaş arabasını satmaya karar verdi. Yasal düzenleme gereği arabasında engelli plaka işaret bulunmasından dolayı değiştirme lüksünden yoksun kaldı. Devlet hepsine iş bulmasa da var olan hakları hayata geçirmeli maaş bağlayarak toplumdan soyutlanmasını engellemelidir. Türkiye’de görünen, görünmeyen engelli sorunlarını yazmaya kalksak sayfalar yetmeyeceğini öğrenmiş olduk.

Sadece bedensel engelli sorunlarımı var? Altı Nokta Körler araştırmasında 700.000’ni aşkın görme engelli olduğu saptanmıştır. Onların sorunlarınında içler acısı olduğunu öğrendim. Görmeyen engellinin eğitim alanında zorluluğu körlere tahsis edilmiş tek bir kütüphane olması ayrı bir durumdur. Eyüp Görme Engellileri kütüphanesini gönüllü okuyuculara borçludur. Evlerinde ve dışarıda boş vakit geçiren kişilerin bu kütüphanede görmeyen engellilere gönüllü okurluk yapmaları görme engelliye bir ışık olacaktır. Birşeyin karşılığını beklemeden bu misyonu yüklenen Eyüp kütüphane yöneticisi Şevket Köseoğlu 7 yıldır görmeyen biri olarak severek yapmaktadır.

Gönüllü okuyucu bulmakta zorlandığını duyunca aklıma bir engellinin seslenişi geldi: BİZLER ENGELLİ DEĞİLİZ GERÇEK ENGEL ENGELLİYE BAKAN GÖZLER, EN BÜYÜK ENGEL SEVMEYİ BİLMEYEN YÜREKLERDİR.

AYSIN GÜNEN
aysin.gunen@mynet.com

http://twitter.com/AysnGunen

Yorumlarınız..


Sen de Yorum Yazmak ister misin?