POLONEZKÖY

Yazının kategorisi İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul’un saklı cennetlerinin başında yer alır Polonezköy.

Polonezköy’ün tarihi 1930 lu yıllara dayanır.
Polonya ayaklanması sırasında hükümet başkanı olan Adam Czartoryski tarafından 1942 yılında alınan köyün asıl kurulma nedeni Osmanlı toprakları üzerinde Polonya’ ya ait siyasi bir merkez kurmaktı. Gönderdiği elçi ile Polonez köyü satın alan Czartoryski 12 haneli bir Polonyalı köyü oluşturdu.

1830 ve 1850 yılları arasında Polonya’dan göç alarak nüfusu artan köy, coğrafi konumu nedeniyle tarım ve hayvancılıkta gelişti ve geçim kaynağı tarım ve hayvancılık oldu. 1938 yılında ise Polonezköy’de yaşayan Polonyalı halk TC vatandaşlığını kabul etti ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu.

Görmüş olanlar bilir, ismi Polonezköy olsa da şu anki görüntüsü ‘köy’ kelimesinden oldukça uzaktır.
Polonez köy için yemyeşil alanlarla kaplı, etnik kimliğini yitirmemiş içerisinde kendi tarihini barındıran küçük bir tatil beldesi diyebiliriz.

İstanbul’un en güzel manzaralarından birinin panoramik görüntüsüne sahip olan Polonezköy zamanla bu özelliğini daha da duyurarak bir tatil köyüne dönüşmeye başlamış bununla birlikte de tarım ve hayvancılık yapma özelliğini yitirmiştir. Şimdilerde köyde birkaç hobi bahçesi bulunsa da bahçe içerisinde bulunan birçok ev restore edilerek keyifli kahvaltıların yapılabileceği küçük restoranlara dönüştürülmüş. Polonezköy artık şehir hayatı ile iç içe olduğu için bahçe içerisinde manzaraya karşı güzel bir kahvaltının fiyatı da pek ekonomik sayılmaz fiyatlar seçeceğiniz yere göre kişi başı 35 ile 50 TL arasında değişiyor.

Polonez köy’ü hafta sonları günü birlik olarak tercih edebilirsiniz. Buradaki mekanların bahçeli olması ve bir çoğunun bahçesinde çocuklar için yapılmış küçük aktivite alanlarının bulunması çocuklu ailelere de kolaylık sağlıyor
Kahvaltı keyfinden sonra köyün en eski evi olan Zofia Rizi Anı Evini de gezebilirsiniz. 1881- 1883 yılları arasında köyde yaşayanlardan biri olan Zofia Rizi’nin kendisi ve ailesi için yaptırmış olduğu bu ev orijinalliğinden hiç bir şey kaybetmemiş. Evin içersisinde, yaşanılan dönemden kalan eşyalar, duvarlarında ise evde yaşamış olan aileye ait çeşitli fotoğraflar bulunuyor.

Eşyaların orijinalliği, ve yatak , gardıroptaki el işçiliği ile beni büyüleyen bu evin mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini söyleyebilirim. Ayrıca onlarca turist ağırlayan bu ev Türk – Polonya ilişkilerinde dostluğun sembolü olarak anılıyor ve Polonyalı politikacılar tarafından sıkça ziyaret ediliyormuş.

Eğer isterseniz içerisinde Polonyalı askerlerin mezarlarının bulunduğu küçük mezarlığı da ziyaret edebilirsiniz.
Polonezköy için her kültürden insanı barındıran İstanbul’da özünü kaybetmeden kalabilmiş tek yer diyebilirim.
Her yıl Haziran ayının ilk haftasında düzenlenen  kiraz festivali ve Polonezköy şenliklerinden birine katılarak ne demek istediğimi daha da iyi anlayabilirsiniz.
Bu şirin köy İstanbul dışından gelenler için pansiyon ve otel seçenekleriyle hafta sonu kısa bir tatil imkanı da sunuyor.

Polonez köy’e ulaşım:
Avrupa yakasından gelenler için: Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü geçtikten sonraki ilk sapak.
Anadolu yakasından gelenler için: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden son çıkış olan KAVACIK” sapağından girilip, düz devam edilerek Riva yoluna girilir ve Polonezköy tabelaları ile ulaşılabilir.

Naz AKKAN

Polonezköy

Polonezköy

Yorumlarınız..


Sen de Yorum Yazmak ister misin?