İstanbula Yakın Gezilecek Yerler, Ballı Kayalar Bölgesi

Yazının kategorisi İstanbula Yakın Gezilecek Yerler

Bu yazımız doğa düşkünleri ve treking tutkunları için. İnsan oğlunun doğada adım atmaya başlamasıyla tarihi oluşmuş olan bu spor dalı heyecan verici olduğu kadar da rahatlatıcı. Psikologların bile sıkıldığınız zamanlarda açık hava yürüyüşü tavsiye ettiğini düşünürsek şimdi anlatacağımız yer tam da doğa tutkunları için…

Dinlenmek deyip, gözümüzü kapattığımızda aklımıza ilk gelen şey yeşil bir görüntü ve serin sular olur, işte bu görüntüyü hayata geçirmek istiyorsanız tatilin gelmesini beklemeden sadece 1 saatlik bir yolculuk sonrası ulaşabileceğiniz İzmit’e bağlı Ballı Kayalar bölgesi size bu imkanı sunuyor.

Ballı Kayalar bölgesi  1994 yılında tabiat parkı ilan edilmiş. Aradan geçen 16 yılda bölgenin çevresindeki köyler fazlasıyla kalabalıklaşmış olsa da bu milli park, içersinde bulunan heybetli şelalesi, göletleri ve tıpkı bir kartpostal görünümünde olan yüksek kayalarıyla hala güzelliğini koruyor.

Ballı kayalar vadisi uzunluğu 1.5 km. genişliği 40-80 m. arasında değişen kanyon görünümlü, dar ve derin kazılmış bir “Boğaz”. Vadinin yükseltisi kuzeyde ağız kesiminde 5-10 m. yükseklikte başlayıp, güneyde vadinin sonlarında, 80-100 m. yüksekliklere kadar çıkıyor.

Ballı kayalar isimi çok eskilerden geliyor Anlatılanlara göre önceden şu an gördüğümüz bu yüksek kayalar bal arılarıyla doluymuş ve ballar kayalardan aşağı damlarmış. Böylece köylüler burayı’ ballı kayalar’ ismiyle anmaya başlamış.

Bölgeye girişte mesire alanı ve yemyeşil bir gölet karşılıyor sizi, etrafı sazlıklarla çevrili ve kenarlarda ise isteyenin evinden getirip piknik yapabileceği, isteyenlerinse oradaki küçük büfeden yiyebileceği yemekler için kurulmuş olan masalar mevcut.

İstanbul’da ki beton görünümünden sonra oraya ilk kez gidiyorsanız hayretle etrafa bakmaktan kendinizi alamayabilirsiniz. Daha önce hiç görmemiş olduğunuz kadar büyük kayalar, üzerinde ulaşılması imkansız gibi görünen çeşitli mağaralar, göldeki yeşil suya düşen ve güneşin vurmasıyla birlikte renklerini hiç kaybetmeden yansıyan o eşsiz manzara sizi tüm stresinizden uzaklaştırmaya yetecektir.

Göl kenarında kahvaltı ederken yanınıza yaklaşan ördeklere, su kaplumbağası ve balıklara bir parça ekmek attığınız zaman nasıl bir telaşla yediklerini gördüğünüzde daha bir güzel geliyor size.

Kayalar çok yüksek olduğu ve tedbirsizlik nedeniyle çok sık kazalar görüldüğü için profesyonel değilseniz kayalara tırmanmanızı önermiyoruz. Ancak kahvaltınız bittikten sonra ortalama 2 km.lik  engebeli ve keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. 2 Kilo metrenin sonunda bulunan şelaleden gelen su, kayaları doğal bir şekilde süslemişçesine aşındırarak aşağıdaki dereye dökülüyor. Şelaleye ulaşmak için yolculuğa başladığınızda zaman zaman karşınıza çıkan tertemiz küçük göletlerle ve buralarda yüzmeye gelen çevre halkıyla karışlaşabiliyorsunuz.  Burada balık sayısı çok fazla. Siz yüzerken ya da suyun içersinde yürürken gelip ayaklarınıza çarparak ve ya  küçük ısırıklar yaparak irkilmenize neden olabiliyor.  Sevmeyebilirsiniz, ama yol boyunca sizi yalnız bırakmayacak olanlardan biri de kurbağalar… evet bu bölgede sayılamayacak kadar çok ve her boyutta kurbağa görmeniz mümkün ve sanırım alışmış olmalılar ki, artık kaçmıyorlar bile..

Zaman zaman zorlanarak yürüdüğünüz yolda pes etmeden ilerlemeye devam edecek olursanız ortalama 2 kilometre sonra sizi, tüm heybeti ve güzelliği ile bekleyen şelaleyi ve bu karede, suya yansıyan güneş sayesinde tüm renklerin birleştiğini görebilirsiniz ve tabi ki fotoğraflamaya değecektir…

Zorlanarak ilerlediğiniz o yolun tüm engebelerini giderken aştığınız ve bu yürüyüşten sonra biraz da acıktığınız için dönüş yolunun daha kısa sürdüğünü hissedebilirsiniz. Piknik alanına geri dönerken küçük derelerden birinin yanında mola verebilir ve akarsu nedeniyle oluşan bu doğal hidrolik masajın keyfini çıkarabilirsiniz. Bunu yaparken bir çok minik balık ta size eşlik edecektir.

Başlangıç noktanıza geri döndüğünüzde ise,  bu günün keyfini gözünüzün önünde yakalanarak pişirilen kocaman alabalıkların tadına bakarak sürdürebilirsiniz ve her zaman olduğu gibi sayıları fazla olduğundan mı, yoksa insanlarla yan yana gelmeyi sevdiklerinden mi bilinmez ama yanınıza gelen ve hiç doymuyormuş gibi görünen fakat bir o kadarsa sevimli, beyaz ördeklerle paylaşabilirsiniz ekmeğinizi.

Ballı Kayalar Ulaşım:

Özel aracınızla gidecekseniz, Gebze’den sonra Tavşanlı Köyü’ne sapıyor ve Ballıkayalar tabelasını takip ediyorsunuz.  Doğa turu yapan acentalarla da gidebilirsiniz.  En güzel tarafı, bu doğa zenginliğinin, İstanbul’a sadece bir saatlik bir mesafede olması.

Not: Bu yazı Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.

Yorumlarınız..


2 tane Yorum “İstanbula Yakın Gezilecek Yerler, Ballı Kayalar Bölgesi”

  1. 1
    Şükran Diyor ki:

    istanbula yakın ballı kayalar bölgesi,bu ismini,gerçekten anlatıldığı gibi bal arılarının yuvaları ile dolu kayalardan aşağıya çeşme gibi akan ballardan dolayı almışsa
    görülüyor ki büyüklerimiz burayı çoktan kurutmuşlar.Eskilerden sadece ballı ismi kalmış.O ballar şimdi olsaydı millet orayı çoktan dümdüz ederdi ya…..Eskiler hiç olmazsa kayaları yerinde bırakmışlar…çoook supeeerrr,onlara bravo…

  2. 2
    Şükran Diyor ki:

    yaa…bakın diyecem, o arıları geri getirmek artık mümkün değil mi,editör yeniden bi araştırsa ya…Neyse canımmm…..sahada yiyelecek başka şeyler de varmış.

Sen de Yorum Yazmak ister misin?