İngiltere’nin ünlü grubu Diesler İstanbul Ghetto’da

Event adı: Diesler Live Experience
Tarih: 8 Kasım Cumartesi
Saat: 22:30        

Ücret: 30-20 YTL

www.ghettoist.net

Caz funk ve Latin ritimlerini birleştiren, İngiltere’nin ünlü grubu Diesler Live Experience / Jonathan Radford İstanbul’da, GHETTO’da!…

Üflemeliler, klavye, vurmalılar ve güzeller güzeli vokalist Katie Miller’den oluşan 8 kişilik Diesler Live Experience grubu ile Jonathan Radford namı diğer Diesler GHETTO’da. İngiltere’nin önde gelen hip-hop ve nujazz plak şirketlerinden Brighton’lı Tru Toughts’un genç yeteneklerinden Diesler, 20’li yaşlarından itibaren adından söz ettirmeye başladı. Alice Russell, Quantic, Belleruche gibi isimlere ev sahipliği yapan Tru Toughts’dan bir EP ve arkasından bir albüm çıkardıktan sonra, yine önemli bir label olan Freestyle’dan 3. albümünü çıkardı. Ninja Tune, Raw Fusion gibi önemli labellar için remixler de yapan Diesler’in caz, funk ve Latin ritimlerini birleştiren nujazz sound’u ile çok keyifli bir gece yaşanacağı kesin.

İstanbulda Eğlence

Diesler ile internet üzerinde yapılan röportaş da aşağıdaki gibidir.

Türkiye’deki 2. konseriniz. İlki de GHETTO’daydı. İstanbul’un enerjisini nasıl buluyorsunuz?
Gerçekten çok iyiydi. Ghetto bizi çok iyi ağırladı ve umarım onlar için 2 mükemmel show vermişizdir. Dinleyiciler için keyifliydi ve bizimle birlikte çok eğlenmiş görünüyorlardı. Bu bir müzisyen için her zaman çok büyük bir mutluluktur. 

Brighton’da çok sayıda Türk yaşadığını tahmin ediyoruz. Sizlerin teması oluyor mu? (Türk müziğinden haberdarsanız sound’unuza Türkiye’den bir tını eklemeyi hiç düşündünüz mü?)
Ben zaten Brighton’da yaşamıyorum ama St. Petersburg’da geçen hafta bir hayranım yanıma gelip Ipod’undan bana bir Türk dans müziği dinletti ve Türk müziğiyle böylece tanışmış oldum. Eski Türk müziğini İngiltere’deki bazı djlerimiz “Finder Keepers” denemelerinde kullandılar ve gerçekten çok güzeldi.

Rock’ın anavatanında niçin böyle bir müziği seçtiniz? 
Bence İngiltere çok geniş bir müzik yelpazesine sahip. Evet bunların büyük bir çoğunluğu Rock müziğine ait. Ancak benim de geldiğim Kuzey İngiltere’de son 50 yılda derin bir soul, jazz & funk kökleri vardır. Örneğin Beatles…

Her İngiliz gibi siz de futbolla ilgileniyor musunuz? Türkiye’de futbolun bir din gibi yaşandığını biliyor musunuz? (bildiği Türk futbolcu /takım var mı?)
Evet, Fenerbahçe ve Galatasaray’ı şampiyonlar liginden ve aralarındaki önemli derbilerden biliyorum. Örneğin menajer Graeme Souness’in derbi maçında sahanın ortasına bayrak diktiğini hatırlıyorum. Ancak bu çok da akıllıca bir hareket değildi. Ben Bolton Wanderers taraftarıyım. Şu anda premier ligindeler, ama durumları pek parlak değil. Umarım daha iyi olurlar.

Grup üyeleri olarak ne kadar süredir birliktesiniz?  Nasıl bir araya geldiniz?
2006 yılında eski bir menajerin düzenlediği toplantıda bir araya geldik. İlk kez üniversitede başta gelen şarkıcılardan biri olan Katie Miller’in iyi tanıdığı “6IX TOYS” grubunda çaldık.
 
Müziğinizi oluşturan motiflerin kaynağı nedir? (nerelerden besleniyorsunuz?)
Caz’dan Latin’e, Funk’tan, bütün eski ve yeni müzik türlerinden etkilenirim. Daha sonar bunları House ve Hip Hop müziğinin modern tarzlarıyla birleştirip, kendi özel tarzımı yaratırım.

Müzikte bir yandan geleneksel enstrümanlara dönüş, bir yanda elektronik altyapının yaygınlaşması söz konusu. Bu gelişmelerden sizler nasıl etkileniyorsunuz?
Ben canlı enstrümanlar ve elektroniği yapımlarımda karıştırmaya çalışırım. Her tür enstrümanı kaydeder, bunları bilgisayarımda bir araya getiririm. Böylece bence ikisi de uyumlu bir şekilde bir araya gelebilir ve canlı bir showla bunu yaşayan bir deneyim haline getirmek isterim. Bu şekilde 2 boyutlu bilgisayar müziğinden, 3 boyutlu gerçekçiliğe geçerim.

Diesler’i ilk defa dinleyecekler için müziğinizin nasıl bir etki yaratacağını söyleyebilirsiniz?
Bence dans etmek için harekete geçecek ve ritme kaptıracak. Biz jazz, funk & soul ile house & broken ezgilerini harmanlarız ve umarım bu, insanları harekete geçirecek… Fikir bu.  Ve ya basitçe arka tarafta nefesleri kesilerek benim perküsyonumu dinlerler.

8 Kasım Cumartesi gecesi GHETTO’daki konserinizde bize neler vaad ediyorsunuz?
Jazz ve groovy soul eşliğinde tamamen enerjik bir dans pisti, bazı ‘klasik’ Diesler ürünleri ve yeni birkaç şey tabii ki. Eminim aşk ve yüksek enerjiyle insanları coşturacağız.  

MP3’ten sonra müzik piyasası sizce nereye gidiyor?
Bana göre Mp3’lerin bulunmasıyla yapımcılar topun ağzında. Ben öncelikle ne yaptığımı ve yaptığım şeyi dinleyicinin nasıl tüketeceğini anlamalıyım. Çünkü bir taraftan da Mp3’ler sayesinde dünyada daha çok insana ulaşacağız. Bu iki yönlü çalışan bir sistem.

Dünya’da 68’de yaşanan değişimin ilham kaynaklarından biri de müzikti. 2000’ler Dünyası’nda müziğin hâlâ böyle bir gücü ve etkisi var mı? Varsa nasıl, yoksa neden?
Müziğin daima insanların hayatında güçlü bir yeri olmuştur ve olacaktır. Hepimizin ulusal marşları, kutlama ve önemli günler için şarkıları var. Müzik hala dinleniyor ve tüketiliyor oldukça bunun bir parçası olmak için daha iyi bir zaman olmadığını düşünüyorum.

Yorumlarınız..


Sen de Yorum Yazmak ister misin?