Brooklyn Pizza Açıldı, İstanbul’da Yemek Yenilecek Yerler
31 October , 2009 by Istanbul
Yazı kategorisi İstanbul' da Yeme-İçme
“NEW YORK STİLİ PİZZA ŞİMDİ İSTANBUL’DA”
Brooklyn Pizza Kapılarını Açtı…
İstanbul’da uygun fiyata lezzetli ve kaliteli pizza yemeyi hayal edenlerin rüyaları sonunda gerçek oldu. “Gerçek New York Pizzası” sloganı ile Gayrettepe’de 6 Aralık 2008’de hizmete giren Brooklyn Pizza, ince, gevrek ve tadına doyulmaz 45cm çapındaki pizzaları ile iddiasını ortaya koyuyor.
Pizzanın anavatanı İtalya olmasına rağmen, New York’ta herhangi bir sokak pizzacısından bir dilim peynirli pizza yemiş olan herkes hayatında yediği en güzel pizzanın bu şehirde bulunduğu konusunda hemfikirdir. Ortakları arasında hayatlarının önemli bir bölümünü New York’ta geçirmiş olan Amerikalı Türklerin bulunduğu Brooklyn Pizza, New York’un efsanevi pizzasının sırrını İstanbul’a getirerek yüksek kaliteyi en uygun fiyata sunmayı hedefliyor.
New York Pizza’sının sırları arasında özel formüllü hamur ve mayalama tekniği en önemli kısımı teşkil ediyor. Gayrettepe’deki restoranlarında adeta bir bilimadamı titizliğinde çalışan mutfak ekibi uzun süren ön çalışmaları sonucunda istedikleri lezzete ulaşmayı başarmışlar. Çok yüksek ısıdaki taş fırında pişirilen ince ve gevrek hamurlu pizzaların en önemli özelliklerinden bir tanesi çapları 45cm’yi aşan dev boyutlarda olmaları. Türkiye’de başka bir örneği olmayan bu pizzaları dilim veya bütün olarak ısmarlayabiliyorsunuz. Brooklyn Pizza’da klasik yuvarlak pizzaların yanı sıra Marinara soslu Sicilya Stili Köşeli Pizza ve tek kişilik kapalı bir pizza çeşidi olan Calzone da bulunuyor.
Pizza şefliğini daha önce Harvard Cafe’de görev yapan Osman Son’un üstelendiği Brooklyn Pizza’nın hamuru alışık olduklarınızdan bir hayli farklı. Hamurunun gevrekliği, lezzeti ve inceliği tam kıvamında olan Brooklyn Pizza’nın spesiyal pizzalarından da mutlaka tatmak gerekiyor. Bunlar arasında özellikle fırında sadece hamuru pişen ve üzeri taze top mozzarella, roka, fesleğen ve domates ile zenginleştirilen Brooklyn Diyet Pizza, “pizza kilo aldırır” söylemini haksız çıkartıyor.
Brooklyn Pizza’da birbirinden lezzetli pizzaların dışında Amerikan klasiği haline dönüşmüş başka tatlar da var. Kahvaltı servisi de sunan mekanda, kahvenizi yudumlarken fırından taze çıkmış sıcacık bir “Bagel” (Amerikan Simiti) ile karnınızı doyurabilir, dilerseniz günlük taze kurabiyelerle güne keyifli bir başlangıç yapabilirsiniz. İçi nefis tarçınlı, kremalı sosuyla damaklarda unutulmaz bir tat bırakan “Cinnamon Roll”(Tarçınlı Çörek) ise müptelası olunabilecek bambaşka bir lezzet.
Modern ve ferah mekanında farklı dekoru ile hizmet veren Brooklyn Pizza aynı zamanda telefon veya internet üzerinden paket servis kolaylığını da sunuyor. Brooklyn Pizza, hafta içleri sabah 7:30 gece 23:00 arası, Cumartesi ve Pazar günleri 11:30’dan gece geç saatlere kadar açık.
Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi’nde bulunan Brooklyn Pizza catering hizmeti vermenin yanısıra özel günler için partilere de ev sahipliği yapıyor. Brooklyn Pizza’daki etkinliklerden haberdar olmanın şimdilik en kolay yolu restoranın Facebook’taki kendi adındaki grubuna üye olmak.
İstanbul’da “Uygun fiyata mükemmel pizza” dönemini başlatan Brooklyn Pizza’nın websitesine www.brklynpizza.com veya www.brooklynpizza-tr.com adreslerinden ulaşılabilir.
Brooklyn Pizza
Yıldız Posta Cad. No 23/10
Gayrettepe İstanbul
212 288 0208
212 288 0219
Çadır Beşiktaş Açıldı, İstanbul’da Eğlence
30 October , 2009 by Istanbul
Yazı kategorisi İstanbulda Eğlence Mekanları
İSTANBUL EĞLENCE HAYATINDA YENİ BİR SOLUK:
ÇADIR BEŞİKTAŞ…
İstanbul’un eğlence hayatına, bir katkı da Beşiktaş’tan geldi: ÇADIR, Türkiye’den ve Dünya’dan önemli isimler ve performanslar ile kültür ve müzik yolculuğunda yeni bir durak oldu. Profesyonel çabayla amatör ruhu ustaca birleştiren ses ve gösteri sanatçılarının sahne aldığı ÇADIR; samimi, ilginç dekoru ve fiyat politikasıyla özellikle gençlerin ilgisini çekiyor.
Henüz yeni bir mekan olmasına rağmen, farklı yaşam tarzlarından gelen müzikseverlerin, kendilerini evlerinde bir eğlence ve kültür merkezine dönüşen Çadır, birbirinden farklı proje ve performanslarla İstanbullulara unutulmaz deneyimler yaşatmaya devam ediyor.
Farklı konsepti ve samimi dekorasyonu ile dikkat çeken Çadır’da, Baba Zula, Mısırlı Ahmet, Cenk Erdoğan, Akalica (Almanya), Norrda, Mira, Nisos (Yunanistan) Sulukule Roman Orkestrası, Iya waves, Fourtress (Hollanda), Siya SiyaBend, Jane Walton (Almanya) ve Ayşe Tütüncü gibi isimlerin konser ve etkinliklerin gerçekleştirildiği gibi, üniversiteler arası müzik festivalleri, konsept geceleri ve partnerlerle yapılan ortak projeler de hayat buluyor.
Müzikal etkinliklerin yanı sıra tiyatro ve dans etkinliklerini de yer aldığı Çadır’da; Ada Dans Tiyatrosu Topluluğu, Esnaf Oyuncular (doğaçlama tiyatro) ve Beyoğlu Kumpanya büyük beğeni topluyor.
Adına yakışır etnik duruşuyla, Dünya kültüründen tüm müzik akımlarının önemli temsilcilerine sahne veren Çadır, yaşam felsefesi hayattan keyif almak olan ve bu keyfin sanattan geçtiğini bilen herkesi Beşiktaş’a davet ediyor.
Ahşap ve çadır bezinin bir arada kullanıldığı mekan tasarımı ve özgünlüğü ile ilgi gören Çadır, rahatça gömüleceğiniz mobilyaları, büyük grup masaları ile konuklarının rahatını ön planda tuttuğu gibi kalabalık arkadaş grupları için de bulunmaz fırsat oluşturuyor.
Mütevazi fiyat listesi, sıcak ortamı ve kaliteli hizmetiyle misafirlerini ağırlamaya devam eden Çadır, müzik, dans ve tiyatronun yanı sıra fotoğraf ve resim sergileri gibi pek çok sanat dalına yönelik projeleri ile sanatseverlerin vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor.
Çadır’ın farklı dekorasyonunu ve sıcak atmosferini görmeli, kaliteli müziği çok yüksek fiyatlar ödemeden de dinlemeli, Çadır’a özgü “Çadır Frozen” ve “Çadır Kokteyl”i mutlaka denemelisiniz.
Çadır Beşiktaş: Köyiçi Cad. No.10 Beşiktaş (Ziraat Bankası yanı)
Tel: (0212) 260 22 67
Ortaköy, İstanbul’da Görülmesi Gereken Yerler
30 October , 2009 by admin
Yazı kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Her semtine farklı bir renk hakim olan İstanbul’un, deniz kıyısındaki doyumsuz havasıyla Mavi rengidir Ortaköy. Şehrin içinde denize karşı bir çay yudumlamak isterseniz, boğaz köprüsünün o heybetli duruşuyla tamamlanan İstanbul manzarasından Anadolu yakasını seyretmeye doyum olmaz.
Ortaköy’ün güzelliği Osmanlı döneminde fark edilmiş ve o zamanlar da da bir çok padişah ve ünlü devlet adamlarına kapılarını açmıştır. Ortaköy’de şu anda tam meydanda, deniz kıyısında bulunan ve 1853 yılında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmış olan Ortaköy Camii de semtin sembolü olmuş durumdadır.
Ortaköy, Beşiktaş ilçesine bağlı bir semttir. Beşiktaş’tan Ortaköy’e doğru ilerlerken eşsiz yapıdaki Çırağan sarayını ve tarihi oldukça eski olan (1908) Kabataş Erkek Lisesini de görebilirsiniz. Kendine has mekanları ve eşsiz manzarası nedeniyle bir çok turist ve İstanbul hayranları sık sık ziyaret eder Ortaköy’ü.
Akşamlar bir başka olur Ortaköy’de deniz kıyısında bir masada arkadaşlarınızla tavla oynamanın keyfini çıkarabilirken gündüz saatlerinde de meydan da ki entel pazarını dolaşarak kendinize ve sevdiklerinize küçük armağanlar alabilirsiniz. Canınız sıkılıyor ve biraz boğaz havasına ihtiyaç duyuyorsanız gene Ortaköy yetişir idmanınıza, İskeleden cüzi miktarlar ödeyerek yapacağınız sakin bir boğaz turu size her şeyi unutturur. Vapurla önünden geçtiğiniz, denize sıfır olan, yıllanmış yalılar bir zamanlar İstanbul’un o çok daha güzel olan yıllarına götürür sizi.

Ortaköy Kumpiri
Ortaköy, sabah, öğle, akşam yani günün her saatinde ayrı bir güzelliğe büründüğünden istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz, karnınız acıktığında kendinize ısmarlayacağınız kocaman bir Ortaköy kumpirinin lezzetini başka hiçbir yerde bulamayacağınızı şimdiden söyleyebiliriz. Yaz akşamlarında da gündüz en az gündüz olduğu kadar kalabalıktır Ortaköy. Sahilinin yürüyüş yapan insanlarla dolu olmasına karşın restoran ve eğlence mekanları da bir o kadar renkli ve kalabalık olur.
Kısacası İstanbul’a yeni gelenlerden yada İstanbul’da yaşayıp da sahil kasabalarını özleyenlerdenseniz Ortaköy, sahil kasabası havasındaki büyüleyici güzelliğiyle sizi bekliyor olacak.
Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.
Turkuazoo, İstanbul’da Dev Akvaryum
30 October , 2009 by admin
Yazı kategorisi İstanbul Kent Rehberi
Şimdi kafanızda bir akvaryum hayal edin! Ama öyle evimizdekiler ya da petshop’larda gördüklerimiz gibi değil! Kocaman bir akvaryum bu…
Türkiye’nin ilk dev akvaryumu Turkuazoo, Bayrampaşa’da sekiz bin metrekarelik alan üzerinde kuruldu. Akvaryum, Global Aquarium adlı çok uluslu bir şirket ve onun Türkiye ayağı olan İstanbul Su Dünyası’nın 17 milyon avroluk yatırımı sonucu gerçekleştirildi. Yapımı Yeni Zelandalı bir şirket tarafından yaklaşık altı ayda tamamlanan akvaryumu sizler için gezdik.
Akvaryumda tatlı su, tuzlu su, okyanus balıkları ve tropikal balıkların yanı sıra beş farklı köpekbalığı türü ve nesli tükenen orfoz da yer alıyor.
Dev akvaryumda yedi kişilik dalgıç kadrosu gün boyunca akvaryumdaki bölümlerin temizliğini yapıyor, ayrıca köpek balıklarını elle, diğer balıkları da yukarıdan yem dökme yöntemiyle besliyor. Akvaryumda günde yaklaşık 100 kilo yem tüketiliyor.
Dünyadaki en uzun cam su altı tünellerinden, 80 metre uzunluğundaki iki duvarı ve tavanı tamamen akvaryum olan tünelde, yürüyen bant üzerinde sadece balıkları izleyerek dolaşma imkânı da bulunuyor. Turkuazoo’nun içinden geçen akrilik sualtı tüneli sayesinde ziyaretçiler 10 binin üzerinde deniz canlısını yakından görebiliyor. Turkuazoo’da bulunan gözlem salonu ile 270 derece açıyla su altı canlılarını izleyebilir ve kendinizi okyanusun dibinde gezintiye çıkmış gibi hissedebilirsiniz.
Çocuğunuz eğlenirken öğrensin!
Turkuazoo’yu gezerken merakına yenilerek birçok soruyu büyüklerine sormak isteyen çocuklar için çeşitli eğitim programları bulunuyor. Çocukların sınıf arkadaşlarıyla da birlikte katılabileceği programlarda, sualtı eğitimlerinden, çevre korumaya kadar pek çok alanda bilgi veriliyor. Çocuklarda, denizlerdeki doğal hayatı koruma bilincini geliştirmek ve deniz canlıları ile ilgili bilgilendirmelerin amaçlandığı eğitim programları çerçevesinde çocuklara yönelik 35’er dakikalık atölye çalışmaları düzenlenecek. Eğitim programlarının sonunda, çocuklara sertifika verilecek.
Turkuazoo, akademilerden sualtı kulüplerine kadar çok çeşitli kurum, kuruluş ve derneğin eğitimini de destekliyor; akvaryum dâhilinde bilimsel araştırmalar yapılmasına olanak sağlayarak, eğitimin her türlüsüne katkıda bulunuyor.
Büyüklerin de heyecan dolu dakikalar geçirdiği Turkuazoo’da, köpekbalıklarıyla dalış yapabilir(Ocak 2010′dan itibaren), herhangi bir tehlike yaşamadan, onlarla dost olabilir, hatta fotoğraf bile çekebilirsiniz.
Organizasyonlar için de tercih edilebilir…
Evlilik töreni, doğum günü partileri, lansman toplantıları ve diğer özel günlerinize, 10 bini aşkın deniz canlısının da şahitlik etmesini isterseniz, Turkuazoo size ev sahipliği yapmak için bekliyor. Bu özel günleri unutulmaz kılmak için de birçok seçenek sunuyor. Denizin eşsiz canlılarını görmek için geç kalmayın…
Turkuazoo Giriş Ücretleri: Dev akvaryuma giriş, tam 25, öğrenci ve 65 yaş üzeri ise 18 TL. Akvaryuma 0-3 yaş grubu çocukların girişleri ise ücretsiz…
Turkuazoo’ya Hafif Metro ile Ulaşım Bilgileri:
Aksaray-Havalimanı hattı Metrosu KARTALTEPE KOCATEPE durağı TurkuaZoo’ya en yakın duraktır.
Turkuazoo’ya İETT ile Ulaşım Bilgileri:
Mecidiyeköy (75 O), Taksim (83 O), Eminönü (91 O), Bakırköy (98 O) otobüslerini kullandığınızda TurkuaZoo’ya ulaşmak için inmeniz gerkeken durak OTOGAR durağıdır.
Turkuazoo hakkında daha ayrıntılı bilgi için resmi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz… http://www.turkuazoo.com
İstanbul Kız Kulesi, İstanbul’un Tarihi Mekanları, İstanbul’da Gezilecek Yerler, İstanbul Mekanları, Kız Kulesi Fotoğrafları
30 October , 2009 by admin
Yazı kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları
İstanbul‘un ve Üsküdar’ın sembolü haline gelen Kız Kulesi; yalnızlığın, aşkın ve ulaşılmazlığın da sembolü olmuştur. Kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. Alımlı, sevdalı ve denizin ortasında bir başına ve yapayalnızdır. Kız Kulesi, Asya ile Avrupa’nın keşiştiği bir noktada yer alır. İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır. Boğazın ortasına bir taş tümseğe oturtulmuş bir kuledir. İki kıta arasındaki konumu sebebiyle dünyada eşi benzeri olmayan yapılar konumundadır.
Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Tarihi yarımadayi Üsküdar kıyılarından seyretmeyi sevenler, İstanbul panoramasının Kız Kulesi’yle nasıl bir renk ve canlılık kazandığını bilirler. Tarihin eski dönemlerinden beri bilinen bir mevki olan Kız Kulesi, sadece estetik zerafetiyle değil, efsaneleri ve anılarıyla da İstanbul’u zenginleştiriyor. Devamını oku






