Dr. Emin Mindan ile Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi Üzerine Bölüm1

2 January , 2010 by admin  
Yazı kategorisi Sağlık Köşesi

Dr. Emin Mindan’ı bir çok kişi yakından tanıyordur. Kendisi Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi konusunda engin bilgilere sahiptir. Kendisi ile editörlerimizden Elif Hanım’ ın yaptığı söyleşiyi tekrardan yayınlamak istedik. Elif Hanım’ ın Dr. Emin Mindan ile yaptığı bu söyleşi daha önce başka sitelerde yayınlanmıştı. Biz de Dr. Emin Bey’ in bu faydalı söyleşisini daha çok kitlelere duyurmak adına tekrardan yayınlamayı uygun bulduk.

Çocuk Doktoru

Söyleşiyi okudukça çocuk sağlığı ve beslenmesi konusunda çok faydalı bilgilerle karşılaşacağınıza eminiz. Uzun bir söyleşi olduğundan bunu 2 bölümde yayınlıyoruz.

Elif Hanım: Bize kısaca bebek beslenmesi hakkında bilgi verir misiniz?
Dr. Mindan: Bebek, doğumdan hemen sonra, ilk 20 dakika içerisinde emzirilmelidir. Annesi sezeryan sonucu, kendine gelmemişse bile, emzirme gerçekleşmelidir. İlk 7-10 günlük sarımsı süt ( kolostrum) çok faydalıdır. Hem bebeklik dönemi hem de ömür boyu bir çok hastalığa karşı korur.

Elif Hanım: Anne sütü kaç yaşına kadar verilmelidir?
Dr. Mindan: Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenebilir. Daha sonra ek gıdalara başlanır. Bebeği 2 yıl emzirmek gerekir.

Devamını oku

Meltem Ayvacıoğlu, Kurumsal Welness, Meditasyonun Kurumsal Faydaları

14 December , 2009 by admin  
Yazı kategorisi Sağlık Köşesi

Beni daha önceki yazılarımdan tanıyorsunuz. Ancak izin verirseniz, özgeçmişimde bu yazımın konusu ile ilgili sizinle paylaşmak istediğim bazı noktalar var:

1993 yıllları ile 2006 arasında değişik firmalarda ‘Maliyet Muhasebesi’ ve ‘Yurtdışı Raporlama’ ve ‘Denetim’departmanlarında çalıştım. Profesyonel iş hayatına atıldığım ilk yıl ülser rahatsızlığı ile tanıştım. Bütçeler yaptım, aylık kar/zarar ve bilançolar yetiştirmeye çalıştım, hep datelinelar vardı ve onlara uymak için nefes almaksızın koşuştururken, arada 2 kez mide kanaması geçirmişim, koşuşturmaktan onu bile ciddiye alamamışım…Doya doya hasta olamamışım. 2000’li yıllarda tanıştığım EFT, NLP, Reiki, Tekrar Bağlantı Şifası® gibi tekniklerle birlikte hayatımdaki koşuşturma sırasında nefes alabilmeyi, gevşemeyi ve zihnime es vermeyi öğrendim ve hala öğrenmeye devam ediyorum. O andan itibaren de hedefim, kurucusu bulunduğum Shuan Kişisel Gelişim Atölyesinde bildiklerimi, uygulayıp faydasını gördüğüm tüm yöntemleri başkalarıyla paylaşarak, toplumsal yarar sağlamak ve kendi kişisel gelişimimi de devam ettirerek, toplum sağlığı ve mutluluğunda fark yaratmak oldu.

İş hayatında yaşanan belirsizliklerin, kriz ortamları ve gelecek kaygısının çalışan psikolojisini olumsuz etkilediği artık herkes tarafından biliniyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2020 yılında malulen emekliliğin en önemli bileşeni psikolojik problemler olacaktır.

Kelly Global İşgücü 2008 Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’den katılan 2000 çalışanın %25 i işlerinde yaşadıkları stres nedeniyle akşam uyuyamadıklarını, %30 ‘u işleri yüzünden hasta ya da sağlıksız olduklarını belirtmişlerdir. Kaynak: Hürriyet IK, 21 Eylül 2008

Son yıllarda, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş dünyasında ‘kurumsal wellness’ kavramına verilen önem arttı. Kurumların, bedensel, zihinsel, ruhsal sağlık, stresle baş etme gibi konularda çalışanlarına verdiği destekler yadsınamaz hale geldi. Amerikan sigorta şirketi Prudental tarafından yapılan bir araştırmaya göre, etkili bir kurumsal wellness projesi ile kişi başına verimlilik yaklaşık % 35 artmaktadır. İlaç harcamalarında % 50, çalışanların işe devamsızlıklarında ise % 20 azalma sağlanmaktadır. Kaynak: İşte İnsan, 24 Eylül 2008

İstanbulda Kurumsal Wellness

Shuan Kişisel Atölyesi olarak ‘kurumsal wellness’ kapsamında sunduğumuz Stres Yönetimi, Stresle Başa Çıkabilme, Kişisel Motivasyonu Artırma Teknikleri gibi sınıf eğitimlerinin yanında, Meditasyon, Reiki gibi ruhsal ve zihinsel eğitimlere de ilgi giderek artmaktadır. Bu yazımızda bu tür ruhsal ve zihinsel çalışmaların kurumlarda uygulanış örneklerini sizlerle paylaşmak istedim.

MEDİTASYON

Meditasyon nedir?

Kişinin tamamen zihnine doğru şeyleri öğretmesinin bir yolu ve içimize yaptığımız bir yolculuktur. Harward Tıp Okulu’ndan Dr.Herbert Benson ‘gevşeme tepkisi’ olarak tanımlıyor. Meditasyon sırasında kas gevşiyor, kan basıncı azalıyor ve beyin dalgaları yoğun beta dalgasından sakin alfa dalgasına geçiyor. İşte bütün bunlar, meditasyonun yarattığı derin gevşeme ve rahatlama hissini uykuya göre çok daha üstün kılıyor.

Meditasyon sırasında nefese odaklanıldıkça, düşünceler yavaşlar ve izleme yeteneği, içsel farkındalık artar. Düzenli meditasyon sayesinde bu farkındalık gündelik hayata yansır ve olaylara, sorunlara yeni bir bakış açısıyla yaklaşılır.

Meditasyona, Kuantum Fiziği açısından bakarsak? Kuantum fiziğine göre, bütün moleküllerin ve atomların en temeline indiğinizde, birleşik bir alan bulunur. Evrendeki tüm bilgiler bu alanda saklıdır. İnsan beyni, meditasyon halindeyken bu alana girebilir. Yani, dünyadaki tüm bilgiler zihnin derinliklerinde saklıdır.

Meditasyonun beyin yarıküreleri arasındaki uyumu arttırarak, rahat düşünmek ve beyni strese kapatmak adına artık iş hayatında da kullanıldığını görüyoruz. Soyut düşünebilme ve sağduyulu karar verebilmeyi sağladığı için, ABD, Japonya ve Avrupa da şirket geliştirme programlarına alındı. Shuan Kişisel Gelişim Atölyesi olarak Türkiyenin önde gelen kuruluşlarına meditasyon hzimeti sunuyoruz. Her yerde uçakta, otobüste her yerde yapılabilir olmasında ötürü de özellikle iş hayatının koşturması içinde zamansızlıktan rahatsız olan yoğun tempolu kişiler tarafından da rahatça kullanılıyor.

İş hayatında çok rastlanan stres kaynaklı migren, kolit hatta kanser tadavisinde bile kullanılıyor. Kaynak: İşte İnsan, 2 Mart 2008

Meditasyonun kurumsal faydalarına ve kurumlardaki uygulamalarına geçmeden önce, iş hayatı ve meditasyon hakkında yapılmış bazı araştırma sonuçlarını sizinle paylaşmak isterim:

• A.B.D’de Massachusetts Üniversitesi Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Harward Üniversitesi Zihin/Beden Tıp Enstitüsü’nde araştırmalar yapılıyor. Meditasyonun organizasyonlarda ihtiyaç duyulan çalışan gücünü geliştirmeye yönelik sonuçları şöyle sıralanmıştır: güçlü konsantrasyon,düşüş gösteren stres düzeyi ve artan önsezi…Kaynak:businessweek online, August 30, 2004

• Wisconsin Üniversitesi Psikoloji ve Psikiyatr Profesörlerinden Richard Davidson bir biotech şirketi olan PROMEGA da meditasyonun iş hayatındaki sonuçlarını araştırmıştır. Firmanın 48 çalışanı 8 hafta süreyle, haftada 2-3 kez 15 dakika olmak üzere meditasyon yapmışlardır. 2003 senesinde ‘Psychosomatic Medicine’ de yayınlanan sonuçlar şöyledir: Meditasyon yapan firma çalışanlarının ,bağışıklık sisteminde ve ruh hallerinde olumlu gelişimler gözlemlenmiştir. Ayrıca, beyin ön lopları genişlemiştir.Beyindeki bu alan,’olumlu duygu ve düşüncelerin oluştuğu yerdir. Kaynak:Technology Review, February,2004

• Yine,meditasyon programı izleyen iki firmada düzenli olarak meditasyon yapan yöneticiler ve işçiler, aynı firmada benzer işleri yapanlara kıyasla genel fiziksel sağlık, akıl sağlığı ve canlılık açısından ciddi anlamda fazla gelişme gösterdiler. Ayrıca, baş ve sırt ağrılarında da ciddi oranda azalmalar gözlemlenmiştir. Kaynak:Academy of Management Journal 17.1974

Meditasyonun kurumsal faydaları:

Bütün yapılan araştırmaların sonunda meditasyonun kurumsal şöyle sıralanabilir:

1. Hastalık sonucu işgücü kaybı asgariye iner.

2. İş memnuniyetsizliği azaldığından, iş değiştirmeler azalır.

3. Çalışanların ve yöneticilerin stresle baş edebilme yetileri artar ve bu özel-iş hayatlarına yansır.

4. Verimlilik artar.

5. Huzurlu bir iş ortamı oluşur.

6. Dışarıya sunulan hizmet ve ürün kalitesindeki artış, şirket imajını olumlu etkiler.

7. Tedavi giderlerinde tasarruf sağlanır.

Meditasyonun kurumlarda uygulanışı:

Shuan Kişisel Gelişim Atölyesi olarak bugüne kadar meditasyon çalışmalarını kurumların tercihine göre pek çok değişik şekilde yürüttük. İşte uygulamadan birkaç örnek

• haftanın en az 2 ila 3 günü,

• sabahları mesai öncesi ya da öğlen tatillerinde

• 20-30 dakikalık sürelerle

• gruplar halinde uygulamanın, çalışanlarda yarattığı sinerjiyi, sebep olduğu verimlilik artışı ve çalışanlardaki dinginliği deneyimlemek isterseniz, bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazımı, klasik tıbbın babası Hipokratın sözü ile noktalamak istiyorum.

“Hepimizin içindeki doğal iyileştirici güçler, en kuvvetli iyileştiricilerdir.”

Sağlıklı, başarılı, huzur ve barış dolu günler diliyorum.

Meltem Ayvacıoğlu

Eğitmen & Kişisel Gelişim Danışmanı

Web:www.shuan.org

e-mail:info@shuan.org

Anansın Faydaları, Tropikal Meyveler, Meyvelerin Faydaları, Ananasın Faydası

11 November , 2009 by admin  
Yazı kategorisi Sağlık Köşesi

Ananas, tropikal iklim kuşağında yetişen bir meyvedir. Meyve olarak yiyebilir, suyunu çıkartıp kokteyllerinizde kullanabilirsiniz. Anayurdu Amerika’nın tropik bölgeleri olan ananas, kalın ve etli bir gövdeyi çepeçevre saran 30-40 kadar sert ve özlü yapraktan oluşur.  Orta ve Güney Amerika’da yetiştirilen ananas, Avrupaya tanıtıldıktan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ananas besinlerle az miktarda alınan manganezin de zengin bir kaynağıdır. Manganez enzimlerin etkinliğinin görülebilmesi ve antioksidan özelliğin daha verimli olabilmesi için önemlidir.

Meyve, sebze ya da etli salatalarınız ile birtakım yemeklere de ilave edebilirsiniz.

Anansın Faydaları

 

Tombul, taze gözüken ve mümkün oldukça en geniş olanını seçin. Ananas ne kadar genişse yenilebilir kısmı o kadar fazla olur.

Taze gözüken koyu yeşil yapraklar iyi kalitede olduğunun belirtisidir. Kokusu da iyi kalitede olduğunun bir göstergesidir.

Ananasın içerdiği zengin B vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır.

Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.

Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir.

Ananas, vücutta yağ birikimini de önler.

Deneysel çalışmalarda kanser önleyici etkilerine rastlanmıştır.

Klinik çalışmalarında ise şişkinliğin ve ödemin görüldüğü sinüzit, boğaz ağrısı, kireçlenme ve gut gibi iltihabi durumlarda iltihap önleyici etki göstererek şişkinliğin azalmasına yardımcı olabileceği saptanmıştır.

Ananasın tek başına öğün aralarında sap kısmının ve gövdesinin tüketilmesiyle bromelin enziminin iltihap ve ödem önleyici etkisi maksimum düzeyde artırılabilir.

Ananas manganezin yanı sıra iyi derecede B1 vitamini içerir. B1 vitamini enzimatik reaksiyonlarda tamamlayıcı ve enerji üretiminde yardımcıdır.

Op. Dr. SELİM MUĞRABİ, Ayak ve Ayak Bileği Tedavi Merkezi, İstanbulda Erişkin Ayak Problemleri

20 July , 2009 by admin  
Yazı kategorisi Sağlık Köşesi

Op. Dr. Selim Muğrabi

Op. Dr. SELİM MUĞRABİ, 1970, İskenderun doğumludur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Selim Muğrabi, Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını yaptı. Mezuniyet sonrasında, ayak-ayak bileği cerrahisi üzerine Amerika Birleşik Devletleri Idaho’da spor yaralanmaları, Providence’da diabetik ayak ve Seattle ayak bakımı kurslarını aldı.

Dr. Selim Muğrabi, 1995 – 1997 yılları arasında İstanbul International Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak   yoğun bakım ünitesinde görev yaptı.

İstanbulda Ayak Cerrahisi

1 Aralık 1997 yılında Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde  5 Mart 2002’de  asistanlık eğitimi gördü.

Op. Dr. SELİM MUĞRABİ

İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Bölümü’nde  Mart 2002’den – Mayıs 2004  tarih aralığında  ise Travmatoloji Servisi’nde Başasistanlık yaptı.

2003-2004 yıllarında New York Hospital For Special Surgery’de Ayak-Ayak Bileği Servisi’nde halluks valgus ve tibialis posterior tendon yetersizliği üzerine çalıştı.

Mayıs 2006 döneminde, Saratosa Memorial Hospital, Florida Ayak ve Ayak Bileği Servisi’nde Dr. Harold Vogler’ın yanında halluks valgus cerrahi eğitimi aldı.

2004-2007 tarihi itibariyle Dr. Selim Muğrabi,  İstanbul Cerrahi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nde ayak-ayak bileği problemleri ile ilgili olarak çalıştı. Halen Türk Ortopedi ve Travmatoloji, Türk Ayak-Ayak Bileği Cerrahisi Derneği, Amerikan Ayak-Ayak Bileği Cerrahisi Derneği aktif üyesidir. 2007 tarihi itibariyle İstanbul Ayak Ve Ayak Bileği Tedavi Merkezinde halen çalışmaktadır.

Op. Dr. Selim Muğrabi, aynı zamanda ayak ve ayak bileğine yönelik problemlere, son teknolojiye uygun yöntemlerle cevap verebilmek için organize edilmiş bir kuruluş olan İstanbul Ayak ve Ayak Bileği Tedavi Merkezi’nde özellikle erişkin ayak problemleri ile ilgilenmektedir.

 

Op. Dr. Selim Muğrabi’nin ilgi alanı olan yetişkin ayak problemleri:

1-     Başparmak Problemleri

a)      Hallux valgus – Bunion başparmak çıkıntısı

b)      Hallux rigidus 

2-     Küçük Parmak Problemleri

a)      Çekiç parmak – Claw toe

b)      Mallet finger

c)      Bunionette 

3-     Ön Ayak Problemleri

a)      Tırnak batması

b)      Sesamoid problemler

c)      Morton nörinoma

d)      Hiperkeratoz

e)      Hard corn-nasır

f)      Soft corn-Parmak arası nasır

g)      Siğiller 

4-     Ayağın Orta Bölüm Problemleri

a)      Metatars kırıkları

b)      Lisfrank kırıklı çıkığı

c)      Düztabanlık

d)      Sonradan edinilmiş düztabanlık 

5-     Ayağın Arka Bölüm Problemleri

a)      Naviküler kırık

b)      Topuk ağrısı

c)      Topuk dikeni-Plantar fasitis

d)      Aşil tendon problemleri

e)      Hanglund hastalığı

f)      Posterior tibial tendon disfonksiyonu 

6-     Ayak Bileği

a)      Stres kırıkları

b)      Peroneal tendon problemleri

c)      Ayak bileği kırıkları

d)      Ayak bileği burkulması

e)      Tekrarlayan ayak bileği burkulması (instabilite)

f)      Kıkırdak sorunları (talus lezyonları)

g)      Peroneal tendon problemleri

h)      Kronik lateral ayak bileği ağrısı 

7-     Ortopedik Ayakkabı ve Terlikler

Tıp alanında çeşitli eğitim seminerleri ve kurslara katılan Dr. Selim Muğrabi’nin çok sayıda bilimsel yayını ve sunumu da bulunmaktadır.

Ayak ve Ayak Bileği rahatsızlıkları için başvurabileceğiniz, İstanbul Ayak ve Ayak Bileği Tedavi Merkezi’nin iletişim bilgileri:

 

Op. Dr. Selim Muğrabi’ye ulaşabileceğiniz iletişim bilgileri:

Adres: Rumeli Caddesi Villa İş Hanı No: 4 – 6, A Blok, Kat: 2, Kısım: 9

34363 / Nişantaşı / İSTANBUL

Tel: 0 212. 231 81 01 – 231 80 03

ACİL GSM: 0 533. 257 04 60

Faks: 0 212. 231 80 05

Web: http://www.ayakveayakbilegi.com

İstanbulda Ayak Cerrahisi

Email: info@ayakveayakbilegi.com 

Op. Dr. Selim Muğrabi

DİŞ HEKİMİ DR. HAKAN BİLHAN, İstanbul’da Protez Uzmanı, İstanbul’da Estetik Diş Tedavileri

14 July , 2009 by admin  
Yazı kategorisi Sağlık Köşesi

1969 doğumlu Dr. Hakan Bilhan, 1984-1987 yılları arasında İstanbul Alman Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1987 – 1993 yıllarında ise doğduğu şehir Ankara’da, Hacettepe Üniversitesi – Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdi.

Dr. Hakan Bilhan, mesleki deneyimine önemli katkı sağlayan görevleri yurtdışında da başarıyla yürüttü. 1993 – 1994‘de Avusturya – Karl-Franzens Üniversitesi (Graz) Diş Hekimliği Fakültesi Oral Cerrahi ve Radyoloji Bölümü’nde, 1994 – 1995’de ise İsviçre – Zürich Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Cerrahisi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi kadrosu ile çalıştı.

İstanbulda Protez Uzmanı

Dr. Hakan Bilhan’ın Türkiye’deki görevleri:        
Mayıs 1996 – Kasım 1997 : İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı,
Ocak 1998 – Mart 1999   : GATA – Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı Diş Servisi 
Nisan 1999-  İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Total-Parsiyel Protez Bilim Dalı 

Dr. Bilhan bugün, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Total-Parsiyel Protez Bilim Dalı’nda görev alıyor. 
     
Dr. Hakan Bilhan’ın,
1. Doktora alanı: Oral cerrahi ve implantoloji
Doktorasını, İsviçre – Zürich Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde, Başkanlığını Prof. Dr. H. F. Sailer’ın üstlendiği Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Cerrahisi Bölümü’nde yapan Dr. Bilhan’ın, “b-BMP (bovine-bone morphogenetic protein) ve rezorbe olabilen bir doku bariyeri (Biofix®) yardımıyla titanyum implantlar çevresinde «yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu».” konulu doktora tezi, Mayıs 1996’da onaylandı. 23 Eylül 1996 yılında ise Dr. Bilhan’ın Doktorası, T.C. Üniversitelerarası Kurul’ca eşdeğer kabul edildi.
      
2. Doktora alanı: Protetik Diş Tedavisi
Dr. Hakan Bilhan’ın, “Çeşitli organik tükürük komponentlerinin diş hekimliğinde kullanılan farklı döküm alaşımları ve amalgamın korozyon davranışı üzerine etkileri” konulu doktora tezinde Referent, Prof. Dr. Tayfun Bilgin oldu. 5 Ocak 2004 yılında Doktora tezi onaylanan Dr. Hakan Bilhan’ın ilgi alanları; implantoloji, protetik diş tedavisi ve ağız cerrahisidir.

İstanbulda Diş Hekimleri

Üyelikleri:
Türk Oral İmplantoloji Derneği,
Protez Akademisi ve Gnatoloji Derneği,
ITI (International Team of Implantologists),
ICOI (International Congress of Oral Implantology)-FELLOW,
ICOI Prosthetic Section: MASTER olan Dr. Hakan Bilhan’ın Türkçe ve yabancı dillerde çok sayıda bilimsel makalesi, serbest bildiri ve sunumları bulunmaktadır. Kendini sürekli geliştirmeye özen gösteren doktorumuz, implantoloji ve protetik diş tedavisi ile ilgili çok sayıda kurs ve kongreye de katılmıştır.

Dr. Hakan Bilhan, STOMADENTA Poliklinik ekibinde yer almaktadır. “En iyi hizmeti almanız, çok iyi bir ekibin işbirliğine bağlıdır.” sözünden hareketle, hastalarının güvenini kazanabilmek ve daha iyi hizmet verebilmek için en kaliteli malzemeleri ve en yeni teknolojileri kullanıyor. Bununla birlikte birinci sınıf laboratuvarlarla da çalışıyor.

Dr. Hakan Bilhan’a ulaşabileceğiniz iletişim bilgileri aşağıdaki gibidir…
Web : http://www.bilhan.info/
Mail : hakan@bilhan.info

Sonraki sayfa »