Kuşadası Otelleri

Kuşadası Otelleri Özel Plajı İle Ayrıcalıklı Olduğunuzu Hissettiriyor

Kuşadası otellerinde konaklarken, şehirde bulunan ve şehrin çevresinde bulunan tarihi yerleri gezmeden evinize dönmeyin. Bu güzel tatil bölgesine geliyorsanız, mutlaka şehrin güzellikleri ile tanışın. Bütün gün boyunca Kuşadası otellerinde doyasıya eğlenin ama akşam olduğunda da şehre iniş yapın. İçinde bulunduğunuz tesis, şehirden uzak olabilir. Yalnız ufak bir ulaşım süresinden sonra şehre gelebilirsiniz. Bütün bir şehrin gece boyunca, sabahın ilk saatlerine kadar ne kadar renkli, ne kadar canlı olduğunu fark edeceksiniz. Kuşadası otellerinde bütün gün su ile oynamanın tadını çıkarırken, akşamları da sabaha kadar canlı müzik eşliğinde eğlenin. Ayrıca bölgeye gelip de bu güzel Ege bölgesinin yemeklerini yemeden tekrardan otelinize dönmeyin. Yöresel ege yemeklerini ve sadece yöreye özgü olan lezzetleri tadın.

Kuşadası Otelleri Ve Şehrin Tarihi Yerleri

Kuşadası otellerinde konaklarken, gecelerini eğlence için ayırıp, gündüzünüzü de konakladığınız tesiste su ile oynamak için ayırdığınız gibi birde bölgede bulunan ve bütün dünyanın merak ettiği, görenlerin ise hayran kaldığı yerlerini gezin. Örneğin; Celcius kitaplığını gezin. Efes Antik Kenti gezin. Meryem Ana Evi’ni gezin. Yedi uyuyanların bulunduğu yeri ziyaret edin. Ve daha şehirde bulunan birçok tarihi mekanı ziyaret etmeden, oraları görmeden evinize dönmeyin. Kuşadası otellerinde konaklayarak şehrin tam da orasında bulunuyormuş gibi görünen, karaya insan yapımı bir köprü ile bağlanan, Güvercinlik adasını ziyaret edin.

Bu adaya bu adın verilmesinin nedeni; adada sayıca bir hayli olan güvercinlerin bulunmasından dolayı olduğu rivayeti var. Bu rivayete göre bu adı Kuşadası halkı uygun görmüş. Kuşadası otelleri hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyorsanız http://www.bookinturkey.com/kampanya/kusadasi-otelleri/140 adresini ziyaret edebilirsiniz. Keyifli bir tatil bu adreste sizi bekliyor.

Kusadası

Kusadası

 

 

Kuşadasında Gezilecek Yerler, Kuşadası Milli Parkı, Kuşadası Koyları

Bu yazımda sayısız tatil beldesi ve eşsiz güzelliğiyle bir çok turisti kendisine çeken ülkemizin nazar boncuğu olan kıyılarda saklanmış bir gizli bahçe, Kuşadası Milli Park‘tan bahsetmek istiyoruz size.

Hani çok güzel bir yer gördüğümüzde cennet gibi deriz ya, gidip görme şansınız olursa inanın hak vereceksiniz ki burası gerçekten cennetten bir köşe… Bahsedeceğimiz Milli Park diğer adıyla Kuş Cenneti. Ege’nin güzelliğini yaz aylarında bir başka olur denizi inci gibi parlar, yeşili görüntüsüyle bile ciğerlerinizde oksijeni hissetmenizi sağlar.

Kuşadası’nın genel güzelliğinden size ayrı bir yazıda bahsedeceğiz ancak öncelikle hayatınızda mutlaka bir kez görmeniz gereken Milli Park’ı anlatmak istiyoruz size.

Milli Park, Kuşadası ilçe merkezinin güneyinde yer alır doğal güzelliğinin yanı sıra uluslararası öneme sahip “A Sınıfı Sulak Alan” özelliği taşır diğer bir adı ise dilek yarım adasıdır. Şehir merkezinden itibaren ortalama 30 dakikalık bir araç yolculuğu sonrası milli parka ulaşıp ilk adımlarınızı attığınızda ‘huzur’  kelimesini tam anlamıyla hissedebilirsiniz.

Adaya girdiğiniz anda kuzeyinde bulunan ıhlamur ağaçlarının kokusu biraz sonra tüm stresinizden arınacağınızın kesinleşmiş olan ilk adımıdır. Ayrıca hayatınızda ilk kez göreceğiniz ağaç çeşitlerinin yanı sıra yolculuk boyunca gene ilk kez göreceğiniz kuş türlerine de hazırlıklı olmanızı öneriyoruz. :)

Havanın kavurucu derecede sıcak olduğu bir günde sabahın erken saatlerinde etrafımızı keşif için yola koyulduk. Bulunduğumuz mevkii den (Kadınlar Plajı) ortalama yarım 25 dakikalık bir araba yolculuğu sonrasında milli park yoluna girdik.  Küçük bir tepe görünümünde yeşil ağaçlar karşıladı bizi. Biraz ilerleyince az sonra göreceğimiz eşsiz güzelliğin başlangıcı olacak ilk koyu gördük. Sağ tarafımızda mavinin en muhteşem tonu ve kıyısında yer alan küçük kum plajıyla bizi çağıran İçmeler Koyu yer alıyordu.

İçmeler Koyu, Dilek Yarımadası Milli Parkının 1. inci koyudur. Millipark giriş kapısına 300 mt mesafededir. Milliparkın tek kumsal plajıdır. Denizi sığ olduğundan çocuklar için idealdir. Otopark, WC, soyunma kabini, piknik masaları, sezlong ve şemsiye üçretsiz olarak misafirlerin hizmetindedir.

İçmeler Koyu Kuşadası

İçmeler Koyu Kuşadası

İçmeler Koyu adanın ilk koyu olduğundan dolayı oldukça kalabalık. Biraz kalabalık nedeniyle biraz da adanın geri kalan kısmına duyduğumuz merak nedeniyle yüzümüzü okşayan ılık rüzgar eşliğinde devam etik yolumuza.

Ortalama 4 km kadar sonra ikinci koya ulaştık. Tabelalardan aldığımız bilgiye göre bu koyun ismi Aydınlık Koyu. Aydınlık koyu ilk koya kıyasla sakin ancak biraz ilerlediğimizde anlıyoruz ki  İçmeler Koyundaki kalabalığın tek nedeni ilk koy olması değil aynı zamanda kum ile kaplı olmasıymış. İkinci koy çakıl taşları ve kenarlarında bulunan yaban zeytin ağaçları ile birlikte eşlik ediyor yürüyüşünüze.

Bu doyumsuz manzaranın devamını merak edip yola devam edip ilerlerken çakıl ve toprak eşliğinde devam eden ince patika sayesinde kendimizi bir masalın ortasında gibi hissediyoruz.

Ulaşacağımız 3. Koy olan Kavaklıburun Koyu‘na doğru ilerlerken ‘Kanyon’ tabelası takılıyor gözüme.

Eğer siz de yürüyüş yapmayı sevenlerdenseniz yol kenarlarında tüm heybetiyle duran kayalar treking tutkunuzu kesinlikle tetikleyecektir.

3. koy ikincisi ile aynı muhteşem görüntüye sahip olsa da uzaklığı nedeniyle olsa gerek diğerlerine göre çok daha sakin. 10 kilometre kadar ilerledikten sonra 4. Koy olan Karasu Koyu’na ulaşıyoruz. Bu koy tam olarak bir tablo görüntüsü sergiliyor. Onca yol gitmiş olmanın verdiği yorgunluk üzerimizdeyken denizin eşsiz mavisi çekiyor bizi. Deniz o kadar berrak sakin ve ılık ki onca yolu yürüyerek geride bırakmaya değdiğine daha o an karar veriyorsunuz.

Diğer iki koyda olduğu gibi bura da da çakıl taşları eşlik ediyor size. Denizin içersindeki çakıl taşlarının arasında yaşayan balıklar sizi gördüğüne sevinmişçesine etrafınızda dolaşıp ayaklarınıza çarpıyorlar.

Doğanın güzelliğini tasvir edecek kelime bulamıyoruz ama taşlardaki gri rengin yeşil ile birleşince ortaya çıkardığı tonu başka hiçbir yerde bulamayacağınızı kesin bir dille söyleyebiliriz.

Manzara tüm güzelliğiyle gözlerinizi hatta adeta ruhunuzu doyuruyor. Kenardaki çakıl taşları dalgaların etkisiyle özenle işlenmiş değerli taşlar kadar  güzel görünüyorlar,ve denizin üzerine altın sarılığındaki ışıklarını düşüren güneş, kelimenin tam anlamıyla ruhunuzu dinlendirmeye yetiyor.

Devam etmek istesek de 4. koydan sonra jandarmanın yolu kapatmış olduğunu görüyoruz.  Jandarmadan aldığımız bilgiye göre devam edememizin nedeni yolun devamının Yunanistan’ın Samos adasına sınır olmasıymış. 5 ve 6. koyu Çok istememize rağmen göremesek de gördüğümüz güzellik bizi büyülemeye yetiyor.

Milli Park yaz aylarında 08:00 – 19:00, kış aylarında ise 08:- 17 :00  arasında ziyarete açık.

Kuşadası civarında iseniz ve aracınız yoksa şehir merkezinden kalkan araçlarla yarım saatlik bir yolculuk sonrası ulaşabilir ya da çeşitli seyahat acentelerinin düzenlediği turlara katılabilirsiniz.

Araç ile giriş 10 tl  iken yaya girişi 4 tl dir.

Yılda ortalama 500.000 ziyaretçi kabul eden bu cennet köşesini mutlaka ziyaret etmenizi öneririz.

Not: Bu yazı konuk editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.