Koç Müzesine Nasıl Gidilir, Koç Müzesinde Neler Var, Koç Müzesi Telefonu

 

İstanbul’da yaşayıp henüz gitmediyseniz veya İstanbul dışından İstanbul’a gezmeye gelmişseniz işte size değişik bir atmosferiyle Koç Müzesi… 1994 yılında ziyarete açılan Rahmi M. Koç Müzesi, Haliç’in kuzey yakasındaki Hasköy semtindedir. Günümüzde yaklaşık 27 bin metrekarelik alana yayılan müze, üç ana bölümden oluşmaktadır.

Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunun bir kısmı da Hasköy Caddesi’ndeki ana girişten Haliç’e uzanan açık alanda ziyaretçilerin ilgisine sunulmakta. Klasik otomobiller, devasa Turgut Alp Vinçi, B-24 Liberator ve diğer uçaklar, ve daha fazlası müze koleksiyonunun parçası olarak Haliç’e demirli durumdaki Fenerbahçe Vapuru ve TCG Uluçalireis Denizaltısı’na dek uzanmakta.

Müzede herkes fotoğraf çekmek istiyor çünkü her bölüm tam anılarda saklanmak üzere düşünülmüş. Bazı özel gün fotoğrafları ise giriş ücreti dışında ücrete tabi tutuluyor.

Koç Müzesinde Düğün Fotoğrafları
Rahmi M. Koç Müzesi evlenen çiftlerin en önemli anlarından biri olan düğün fotoğraflarına sunduğu atmosfer ile alternatif getiriyor. 5 kişiden oluşan bir düğün fotoğraf paketi (gelin+damat+fotoğrafçı+2 kişi) için 400 TL ödeyerek müzeye giriş yapılmakta ve çekim yapılabilmektedir. İçine girilebilen objeler: Fenerbahçe Vapuru, Moda Tramvayı, Atlı Tramvay, Littorina Mototren, DC-3 Uçak. Askeriyeye ait objelerde (denizaltı, helikopter..vb) çekim yapılamamaktadır. Diğerlerinin sadece önlerinde fotoğraf çekilebilmektedir. Özel gün fotoğraf çekimlerinde, Cumartesi ve Pazar günleri için önceden rezervasyon yaptırmak gerekmektedir. Haftasonları talebin yüksek olduğunu lütfen gözönünde bulundurunuz.
Koç Müzesinde Kurumsal Çekimler

Müzenin kapalı olduğu saatlerde ve Pazartesi günleri gerçekleştirebileceğiniz tanıtım çekimleriniz, profesyonel fotoğraf ve film çalışmalarınız için, her biri müzenin orjinal ve tarihi dokusunu taşıyan birbirinden farklı müze bölümlerini fon olarak kullanmanız mümkündür.

Koç Müzesinde Doğum günü Kutlamaları

Eğlenceli ve eğitici aktiviteleriyle çocukların gönlünde taht kuran Rahmi M. Koç Müzesi’nin kendine özgü atmosferinde yaşamaya devam eden eşsiz Fenerbahçe Vapuru’nda çocuklar için düzenlenen özel doğum günü kutlamalarıyla çocuklar unutulmaz bir gün geçiriyor. Doğum günü çocukları hiç unutamayacakları bu özel günde rehber eşliğinde müze turu, farklı yaş gruplarına yönelik etkinlikler ve özgün atölye çalışmaları da yapabiliyorlar

Koç Müzesine Ulaşım
Ücretsiz ve 110 araç kapasiteli otopark bulunmaktadır.

İETT Otobüs Hatları
Kırmızı Minare Durağı
47  Eminönü – Yeşilpınar
47E Eminönü – Binevler
47Ç Eminönü – Güzeltepe
47N Eminönü – Nur Sitesi

54HT Hasköy – Taksim – Mecidiyeköy
54HŞ Hasköy – Şişli – Taksim
36T  Taksim – Cebeci

Minibüs
Şişhane – Alibeyköy Hattı

Metrobüs
Halıcıoğlu Durağı

Denizyolu
Şehir Hatları Vapurları
Üsküdar – Eyüp Hattı
Koç Müzesi Adresi: Rahmi M. Koç Müzesi Hasköy Cad. No: 5 Hasköy 34445 – İstanbul
Koç Müzesi Telefonu: (0)212 369 66 00 pbx

 

Torium Alışveriş Merkezi, Torium Snowpark, Torium Kar Pisti

Bu yazımızda sizlere Torium Alışveriş Merkezi ve Snowpark hakkında bilgi vereceğiz. İstanbul’da istediğiniz her an karda kayabileceğiniz bir ortam desek yanılmayız.

Her saat ziyaretçileri olan Torium Snowpark, özellikle çocuklar için çok eğlenceli bir mekan. Yaklaşık 45 dakikalık seanslarda kar ile temas kurabiliyorsunuz. Eldiven, palto, çizme gibi özel giyişiler ziyaretçilere 45 dakika için veriliyor ama isterseniz kendi kıyafetlerinizi de kullanabilirsiniz.

Torium Alışveriş Merkezi, İstanbul’un yükselen merkezlerinden Beylikdüzü ve Avcılar arasında, Haramidere E-5 karayolu üzerinde yer almaktadır. Gayrimenkul sektörünün güvenilir isimlerinden Torunlar GYO tarafından inşaa edilen Torium AVM; büyüklüğü, çeşitliliği ve hizmet kalitesiyle milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği etmektedir. Yurtdışından ziyaretçilerin de büyük ilgi gösterdiği Torium AVM; alışveriş, eğlence, lezzet, sinema ve etkinlikleri bir arada sunan bir yaşam merkezidir.

Seçkin markaların bulunduğu 180 mağazanın yer aldığı Torium’da alışveriş keyfini artıracak kampanyalar, etkinlikler düzenlenmektedir. Torium’u farklılaştıran en önemli özelliklerinden bir diğeri de eğlenceye verilen önemdir. Toplam kiralanabilir alanın % 30’u eğlenceye ayrılmıştır. Türkiye’nin ilk kar temalı eğlence parkı Snowpark, 3500 m2 alanda hizmet veren kapalı lunapark Starpark, 9 sinema salonuna sahip Cinetech gibi merkezlerde her yaştan ziyaretçiye eğlenceli aktiviteler sunulmaktadır. Konserler, imza günleri, tiyatro gösterileri gibi etkinliklerle her güne heyecan katan Torium yenilikçi marka kimliğiyle ziyaretçilerine fark yaratan hizmetler vermeye devam etmektedir.

TORIUM AVM İletişim:

TORIUM Adres: Turgut Özal Mahallesi E-5 Üzeri Haramidere – İstanbul

TORIUM Telefonu : (0212) 699 90 50

Eğer siz de Torium’a ve Snowpark’a gittiyseniz, yorumlarınızı diğer ziyaretçilerimizle paylaşmak için yorum kısmına yazabilirsiniz.

 

 

 

POLONEZKÖY

İstanbul’un saklı cennetlerinin başında yer alır Polonezköy.

Polonezköy’ün tarihi 1930 lu yıllara dayanır.
Polonya ayaklanması sırasında hükümet başkanı olan Adam Czartoryski tarafından 1942 yılında alınan köyün asıl kurulma nedeni Osmanlı toprakları üzerinde Polonya’ ya ait siyasi bir merkez kurmaktı. Gönderdiği elçi ile Polonez köyü satın alan Czartoryski 12 haneli bir Polonyalı köyü oluşturdu.

1830 ve 1850 yılları arasında Polonya’dan göç alarak nüfusu artan köy, coğrafi konumu nedeniyle tarım ve hayvancılıkta gelişti ve geçim kaynağı tarım ve hayvancılık oldu. 1938 yılında ise Polonezköy’de yaşayan Polonyalı halk TC vatandaşlığını kabul etti ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu.

Görmüş olanlar bilir, ismi Polonezköy olsa da şu anki görüntüsü ‘köy’ kelimesinden oldukça uzaktır.
Polonez köy için yemyeşil alanlarla kaplı, etnik kimliğini yitirmemiş içerisinde kendi tarihini barındıran küçük bir tatil beldesi diyebiliriz.

İstanbul’un en güzel manzaralarından birinin panoramik görüntüsüne sahip olan Polonezköy zamanla bu özelliğini daha da duyurarak bir tatil köyüne dönüşmeye başlamış bununla birlikte de tarım ve hayvancılık yapma özelliğini yitirmiştir. Şimdilerde köyde birkaç hobi bahçesi bulunsa da bahçe içerisinde bulunan birçok ev restore edilerek keyifli kahvaltıların yapılabileceği küçük restoranlara dönüştürülmüş. Polonezköy artık şehir hayatı ile iç içe olduğu için bahçe içerisinde manzaraya karşı güzel bir kahvaltının fiyatı da pek ekonomik sayılmaz fiyatlar seçeceğiniz yere göre kişi başı 35 ile 50 TL arasında değişiyor.

Polonez köy’ü hafta sonları günü birlik olarak tercih edebilirsiniz. Buradaki mekanların bahçeli olması ve bir çoğunun bahçesinde çocuklar için yapılmış küçük aktivite alanlarının bulunması çocuklu ailelere de kolaylık sağlıyor
Kahvaltı keyfinden sonra köyün en eski evi olan Zofia Rizi Anı Evini de gezebilirsiniz. 1881- 1883 yılları arasında köyde yaşayanlardan biri olan Zofia Rizi’nin kendisi ve ailesi için yaptırmış olduğu bu ev orijinalliğinden hiç bir şey kaybetmemiş. Evin içersisinde, yaşanılan dönemden kalan eşyalar, duvarlarında ise evde yaşamış olan aileye ait çeşitli fotoğraflar bulunuyor.

Eşyaların orijinalliği, ve yatak , gardıroptaki el işçiliği ile beni büyüleyen bu evin mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini söyleyebilirim. Ayrıca onlarca turist ağırlayan bu ev Türk – Polonya ilişkilerinde dostluğun sembolü olarak anılıyor ve Polonyalı politikacılar tarafından sıkça ziyaret ediliyormuş.

Eğer isterseniz içerisinde Polonyalı askerlerin mezarlarının bulunduğu küçük mezarlığı da ziyaret edebilirsiniz.
Polonezköy için her kültürden insanı barındıran İstanbul’da özünü kaybetmeden kalabilmiş tek yer diyebilirim.
Her yıl Haziran ayının ilk haftasında düzenlenen  kiraz festivali ve Polonezköy şenliklerinden birine katılarak ne demek istediğimi daha da iyi anlayabilirsiniz.
Bu şirin köy İstanbul dışından gelenler için pansiyon ve otel seçenekleriyle hafta sonu kısa bir tatil imkanı da sunuyor.

Polonez köy’e ulaşım:
Avrupa yakasından gelenler için: Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü geçtikten sonraki ilk sapak.
Anadolu yakasından gelenler için: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden son çıkış olan KAVACIK” sapağından girilip, düz devam edilerek Riva yoluna girilir ve Polonezköy tabelaları ile ulaşılabilir.

Naz AKKAN

Polonezköy

Polonezköy

Büyükadaya Nasıl Gidilir, Büyükadaya Ulaşım, Büyükada Vapur Saatleri

Büyükada’ya Nasıl Gidilir?

Büyükada’ya, Sirkeci, Kabataş ve Bostancı’dan kalkan Ada Vapurları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin deniz otobüsleri (İstanbul Deniz Otobüsleri) ile gidebilirsiniz.

Ayrıca Kabataş, Maltepe ve Bostancı’dan Mavi Marmara motor seferleri yapmaktadır. Yaz-kış tarifesi, saatleri değişmekte olduğundan http://www.tarifeyebak.com/content/mavi-marmara-adalar-motor-seferleri linkini kullanarak güncel bilgiye ulaşabilirsniz.

Prens Tur, Dentur, Turyol gibi şirketler de seferler düzenlemektedir.

Adada otomobil yasaktır. Seyristanbul.com olarak Kabataş, Bostancı ve Maltepe’de arabanızı otopark’a bırakmanız önerilir.

Şehir Hatları, İstanbul Deniz Otobüsleri ve Mavi Marmara frmaları, Bostancı ve Kabataş’tan; Dentur Kabataş’tan, Turyol Eminönü ve Karaköy’den, Prens Tur ise Kartal’dan adalara karşılıklı seferler düzenlemektedir. En yakın noktaya ulaşım 25 dakika sürerken, en uzak noktadan ulaşım yaklaşık 1,5 saattir.

Büyükada Ulaşım

Büyükada Ulaşım

Ada’ya gittikten sonra Büyükada hakkında değerli yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” bölümümüzde bizle paylaşmayı unutmayınız. :)

Büyükada tarihi, Büyükada’da ne yapılır, Büyükada ulaşım, Büyükada’da görülmesi gereken yerler, Büyükada köşkleri, Büyükada otelleri ve diğer detaylar hakkında aşağıdaki “Konu hakkında diğer yazılarımız” bölümündeki sayfalarımızı okuyabilirsiniz.

Büyükada Tarihi, Büyükada Tarihçesi, Büyükada Tarihi Yerleri

Daha önceki yazılarımızda Büyükada hakkında detay bilgi vermiştik. Bu yazımızda ise Seyristanbul.com olarak Büyükada tarihini sizlere sunuyoruz.

Büyükada Tarihçesi:

Çok eski tarihlerden beri meskûn olduğu anlaşılan Ada, Bizans döneminde çeşitli entrikalar ve taht çekişmelerine tanık omuştur. Sürgün edilen prensler ve din adamlarının adalarda işkence gördüğü rivayet olur. Türkler’in İstanbul’u kuşatmasının ardından (1453) Büyükada yeniden huzur bulmuştur.

Yerli halk balıkçılık ve tarımla uğraşırmış, o zamanlar.  Keşişlerse manastırlarda yaşar,  gece-gündüz el yazması eserler üzerinde çalışırmış.

Adalar’a düzenli gemi seferleri 1846’da başlamış.  Zengin Türkler ve yabancılar adaya rağbet etmişler. Padişah Abdülaziz döneminde Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kurulmuş. Merkez kabul edilen Büyükada dönemin ünlü mimarlarının inşa ettiği köşkler, konaklar, dini yapıların yanı sıra pek çok egzotik bitkinin ekildiği bahçeler ve parklarla dört başı mamur bir yer haline getirilmiş.

Büyükada Köşkleri:

Agopyan, Fabiato, Hacapulos Köşkü, Mizzi Köşkü, ahşap süslemeleriyle meşhur Con Paşa Köşkü, Sabuncakis Köşkü… Mahmut Esat Bozkurt, Fethi Okyar köşkü, pembeli beyazlı zarif hatlara sahip Reşat Nuri Güntekin köşkü…

Adanın en yüksek tepesindeki Aya Yorgi Kilisesi ve manastırının ilk hali, 6. yüzyılda inşa edilmiş. Bu bölgede başka kiliseler ve manastırlar da varmış. Bazıları bugüne kadar ulaşmış, bazıları yıkılarak tarihe karışmış.

Ada Cami sokağındaki 2. Abdülhamit tarafından yaptırılan Hamidiye Camisi, İsa Tepesi’ndeki Hristos Manastırı ve Kumsal semtindeki Ayios Dimitrios Kilisesi, yine ada tarihinin önemli yapılarından. Adadaki Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini Ada’da yapıyor.

Bu arada Bizans İmparatoru Fokas’ın, MS 963 yılında, şifacı olarak marifet sergileyen Kapadokyalı Aziz Georgios adına yaptırdığı manastırı da unutmamak gerek. Bizans döneminde inzivaya çekilmek isteyen keşişler kutsal Aziz Georgias Manastırı’na yerleşirmiş.

Ada’nın ruhani yüzü epey zengin.

20. yüzyılın ilk çeyreği boyunca çoğunluğu Rumlar’dan oluşan ada halkı,  Büyükada’yı sayfiye kabul ederek gelen gayrimüslimler ve Osmanlı aydınları  bir arada yaşamışlar. Büyükada’nın tarihi dokusunu varlıklarıyla renklendirmeye devam etmişler. Artık çoğu otele dönüşmüş köşklerin önünden geçerken şıklıkları, zarafetleri, Batılı nezaketleriyle akşamüstlerini köşk bahçelerinde, iskele çevresinde gezinerek değerlendiren seçkinleri hayal etmeye çalışınız.

Bu arada hatırlatalım: Nizam Caddesi’nin adı da tarihin içinden, edebi bir şahsiyetin, Abdülhak Şinasi Hisar’ın “Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği” romanından alınmış. Aslında ada sanatçıları hep sevmiş, bugün olduğu gibi.

Büyükada 1984 yılında SİT alanı ilan edilmiş. Böylece Adanın huzur veren varlığı korunacak.

Büyükada tarihi, Büyükada’da ne yapılır, Büyükada ulaşım, Büyükada’da görülmesi gereken yerler, Büyükada köşkleri, Büyükada otelleri ve diğer detaylar hakkında aşağıdaki “Konu hakkında diğer yazılarımız” bölümündeki sayfalarımızı okuyabilirsiniz.

Sonraki sayfa »