Dolmabahçe Sarayına Nasıl Gidilir, Dolmabahçe Sarayına Ulaşım Alternatifleri

1 November , 2009 by admin  
Yazı kategorisi İstanbul Tarihi Mekanları, İstanbul Tur Rehberi

Sayın site ziyaretçilerimiz, bu yazımızda sizlere Dolmabahçe Sarayına nasıl gidebileceğiniz konusunda bilgiler vermeye çalışacağız. Hem özel araçlarınızla hem de toplu taşıma araçları ile Dolmabahçe Sarayına ulaşım alternatiflerini sizlerle paylaşacağız.

Dolmabahçe Sarayı, Karaköy’den Sarıyer’e uzanan sahil şeridinin Kabataş ile Beşiktaş arasında kalan bölümündedir. Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş ve Kabataş vapur iskelelerine yürüme mesafesindedir. Taksim Meydanı’ndan yaklaşık 1 km, Beşiktaş meydanından ise 800 m mesafedir. Anadolu yakasından otobüs veya vapurla, Avrupa yakasından ise Beşiktaş otobüsleriyle Dolmabahçe Sarayı‘na gidilebilir. Devamını oku

Büyükada’da Neler Yapılır, Büyükada’da Gezilecek Yerler

9 July , 2009 by admin  
Yazı kategorisi İstanbul Tur Rehberi

Büyükada hafta sonu  küçük bir tatil isteyenlerin, özellikle de Anadolu yakasında oturanların ilk tercihlerinden biridir. Bostancıdan kalkan deniz otobüsleriyle ortalama  40 dakikalık bir yolculuk yaparak ya da Kartal iskelesinden kalkan motorlarla 20 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğunun ardından kolaylıkla ulaşılabilecek bir yeryüzü cennetidir Büyükada. Üstü çam ağaçlarıyla dolu ve etrafı sonu görünmeyen maviliklerle kaplı bu Ada’ya adımınızı attığınız anda, iskele kenarındaki lokantalardan gelen nefis bir balık kokusu karşılar sizi.
 
Adada keyifli bir gün geçirmek istiyorsanız meydandaki dükkanlardan birinde bisiklet kiralayabilir ve Ada’nın dört bir yanını gezebilirsiniz. Eğer pedal çevirip yorulmak istemezseniz bu turu fayton eşliğinde de yapabilirsiniz. Yürümeyi tercih ederseniz de Ada’nın yerleşim olmayan bölümlerinde çamlıkların arasında doğayla baş başa kalabilirsiniz. Ada’nın tamamını dolaşmak tam 14 Kilometre yürümek anlamına geliyor, fakat bu geziler sırasında etrafınızda görebileceğiniz ve birçoğu bir asırlık olan binalar size eşlik edeceği için zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Büyükada Manzarası

Eğer piknik yapmak gibi bir planınız varsa Dil Burnu ismi verilen özel piknik alanında huzurlu bir ortamda zaman geçirebilir, eşsiz gün batımını izleyebilirsiniz. İsterseniz Dil Burnu kıyılarından denize girme imkanı da bulabilirsiniz ancak bu bölgede çok büyük kayalar bulunduğu için Ada’daki küçük koylarda bulunan dört farklı plajdan birini seçmeniz daha doğru olacaktır.
 
Büyükada’ya en çok ziyaretçi akımı 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde olur. Özellikle bu iki gün adaya gitmek isterseniz vapurlarda yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz, bunun nedeni de Hristiyan inancına göre, bu tarihlerde Ada’nın en yüksek noktasında bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nin yolunu çıplak ayakla yürüyenlerin yarı hacı sayılıyor olmasıdır. Aya Yorgi’ ye çıkarken yol kenarındaki çalılıklara bir ip sararak çıkarsanız kısmetinizin açılacağı ve işlerinizin düzeleceği inancı yaygındır.
 
Aya Yorgi Kilisesi‘ne ulaştığınızda Büyükada’nın en yüksek noktasına ulaşmış olursunuz, Aya Yorgi, baş biskoposluğun Türkiye’de kabul ettiği tek kilise olma özelliğini taşır. Kilise 12.yüzyıl da inşa edilmiştir ve Ada’nın tam 202 metre yukarısında kalır,  aşağıda görünen  eşsiz manzarayı seyrederken uçsuz bucaksız görünen denizin maviliği adeta ruhunuzu dinlendirecektir. Daha sonra bu küçük Kilise’yi gezerken içersinde tarihi yüzyılları bulan  eserlerde görebilirsiniz. Bunlardan en önemlisi Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önce bağlanıp kırbaçlandığı sütundur. Ziyaretçiler bu sütuna dokunarak dilek tutarlar ve dileklerinin gerçekleşeceğine inanırlar.

Kilise’deki küçük turunuzu tamamladıktan sonra ise Kilise’nin hemen sağında bulunan ve gene aynı muhteşem manzaraya karşı kurulmuş olan küçük lokantanın ahşap masalarında yemek yiyebilir ve dilerseniz şarap içebilirsiniz. Hristiyan inancına göre kutsal bir içki sayılan şarap burada Kilisedeki rahipler tarafından özel olarak yapılır. Turistik bir bölge olduğu için fiyatları biraz pahalı olmasına karşın fazlasıyla kalabalık olan bu lokantada sıradan günlerde bile yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz.

Böylece Kilise gezinizi tamamladıktan sonra Aya Yorgi yokuşu sizi fazlasıyla yoracağından dolayı, iskeleye dönüşünüzü yokuşun hemen altındaki meydandan at arabalarıyla  yapabilirsiniz.
 
Büyükada’ya ister günübirlik, isterseniz de bir dönem için gidip oradaki pansiyonlarda kalabilirsiniz. Resmi olmadığı sürece, ulaşım faytonlarla sağlandığından dolayı, şehrin araç gürültüsünden ve trafiğinden bıkmış olanlar için özellikle tavsiye ediyoruz.

Not: Bu yazı editörümüz Nazife Akkan tarafından hazırlanmıştır.

Heybeliada’da Neler Yapılır, İstanbulda Gezilecek Yerler, İstanbulda Hafta Sonu Ne Yapılır, Hafta Sonu Adalar

25 May , 2009 by admin  
Yazı kategorisi İstanbul Kent Rehberi, İstanbul Tur Rehberi

Bu yazımızda sizlere İstanbul’un içerisinde bir cennet köşesi olan Heybeliada‘dan bahsetmek istiyoruz. Haftasonunda aileniz ya da sevdikleriniz ile keyifli bir gün geçirmek isterseniz kesinlikle adaları ilk sıralara almalısınız.

Kabataş veya Bostancı’dan vapur seferleriyle ulaşım sağlanan adalara ayrıca Bostancı İskelesi’nin yanından özel motorlarla da sefer düzenlemekte. Yarım saat süren güzel bir vapur yolcuğundan sonra Heybeliada İskelesi’ne yanaştığınızda sol tarafınızda Deniz Lisesi sağ tarafınızda da sahil karşılar. Eski Rumca adı bakır anlamına gelen Halki olan Heybeliada günümüzde zor rastlanır kızılçam ormanları ile kaplıdır.

Vapur iskelesinden Heybilada’ya ayak bastığınızda yorgunluğunuzu atmak için hemen iskelenin karşısında olan Papatya Çay Bahçesi açıklık ortamı ve manzarasıyla kesinlikle ayrılmak istemeyeceğiniz bir mekan. Hemen yanında ise sıcak yaz günlerin vazgeçilmez tercihi Roma Dondurmacısı bulunmakta. Yaklaşık 30 senedir aynı yerinde hizmetinizde.

Sahilde biraz yürüdüğünüzde sol tarafınızda fayton duraklarını göreceksiniz. Nostaljik faytonlar eşliğinde bir ada turu gerçekten görsel bir şölendir. Yürümeyi tercih ettiğinizde ise sahil şeridi adayı etraflıca dolaşmakta.

Eşsiz kızılçam ormanlarının içerisinde oldukça güzel düzenlenmiş yürüyüş yolunda rahat ve huzurlu yürüyüşler yapabilir, ağaçların altında tahta masalarda piknik keyfini yaşayabilirsiniz. Ormanın içerisinden yürüyüşünüze devam ettiğinizde tarihi değirmeni göreceksiniz. Sağ tarafınızda muhteşem manzarası ile fotoğraf karesinden farksız bir yerdir.

En Güzel İstanbul Resimleri

Heybeliada’da sahil yolunu tercih etmeyip adanın sokaklarınızda dolaşmak isterseniz meydandaki Atatürk heykelinin karşısındaki yokuştan yürüdüğünüzde sol tarafınızda adanın kilisesini göreceksiniz. Biraz ilerisinde ise yaklaşık 90 senelik bir eczane olan Eczacı Andon’un eczanesi bulunmakta. Bu yolda adanın nostaljik ve eski evlerini bol bol görebilirsiniz. Yolun devamında karşınıza iki yol çıktığında sağdaki yok halk plajına ve Heybeliada Spor Kulübü’ne gidiyor ancak kulübe sadece üye olanlar girebiliyor bunu size ayrıca belirtelim. Diğer yoldan devam ederseniz Çam Limanı’na varacaksınız. Çam Liman’ın biraz ilersinde ise şuan faaliyette olmayan Sanatoryum var.

Heybeliada‘da bir gece geçirmek isterseniz size Halki Palace Otelini tavsiye ediyoruz. Heybeliada’da konaklayacak mekanlar arasında birinci sırada. Yazımızın sonunda iletişim bilgilerini bulabilirsiniz. Güzel bir yürüyüş sonrasında Heybeliada’da balık yemek gerçektende günü en güzel şekilde sonlandırmak olacaktır. Sahildeki çeşitli restoranlar hem bol çeşit hemde uygun fiyat ile hizmet vermekteler. Sabah giderseniz ve güzel bir kahvaltı istiyorsanız karakolun karşısındaki pastaneden adanın meşhur Ponçiğini alın gerçekten vazgeçemeyeceksiniz.

Heybeliada vapur seferlerinin güncel saatlerini www.ido.com.tr sitesinde bulabilirsiniz.
Heybeliada Halki Palace Oteli hakkında detaylı bilgiye www.halkipalacehotel.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Sizde lütfen Heybeliada ile ilgili yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıdaki yorumlar bölümümüzde bizimle paylaşın…

Not: Bu yazı Editörümüz Onur Duyar tarafından hazırlanmıştır.

Karıncalar Turizm, İstanbuldaki Tur Şirketleri, İstanbuldaki Gezi Şirketleri

1 March , 2009 by admin  
Yazı kategorisi İstanbul Tur Rehberi, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul’da yaşayan bir çok doğa ve gezi tutkunu, Karıncalar ile daha önceden zaten tanışmışlardır. Bu yazımızda, sizlere Karıncalar’ı biraz daha yakından tanıtmak istiyoruz.  Karıncalar, yurtdışı-yurtiçi gezileri, hafta sonu ve günübirlik gezileri ile sektörde dikkat çeken bir konumda yerlerini almış durumdalar.

Karıncalar 1990 yılında doğa yürüyüşü ve dağcılık turları düzenlemek amacıyla kuruldu. 1994 yılında şirketleşti. 2 sene süreyle Kapadokya bölgesinde Ürgüp’de otel işletmeciliği yaptı. 1998 yılında TURSAB’a bağlı seyahat acentası oldu. 2000 yılından itibaren yurtdışı gezilerine başladı. Uzak ülkelere alternatif programlar hazırladı. Küba’nın resmi acentası oldu.

Karıncaların turizm anlayışı?

Doğa turizminin ilklerindeniz ve ilk günden beri katılımcılarımızla bir müşteri gibi değil gezgin dostlarımız olarak iletişim kurmaya çalıştık. Kitle turizminden uzak duruyoruz. Sadece doğa turizmi yaptığımız için değil, kültür turlarında da farklılıklar sunduğumuz ve bu turları küçük gruplara göre planladığımız için kendimizi alternatif turizm firması olarak değerlendiriyoruz. Gittiğimiz bölgelerin doğasına ve insanına saygı en önemli ilkemiz. Destinasyonlarımızda yer alan ülkelerin alışveriş merkezlerinden çok, insanların öyküleri, akıp giden yaşam ve geçmişten bugüne kalanlar daha fazla ilgimizi çekiyor ve programlarımız bu temelde hazırlanıyor. Bu yüzden de kitle turizmi yapamayacağımıza inanıyoruz.

Devamını oku

Mihrabad Ormanı, Mihrabad Korusu, İstanbul’un Doğal Güzellikleri

17 November , 2008 by admin  
Yazı kategorisi İstanbul Tur Rehberi, İstanbul' da Kültür-Etkinlik

İstanbul’un en güzel doğa güzelliklerinden bir tanesini daha sizlere tanıtmak istiyoruz. Mihrabad Ormanı veya Mihrabad Korusu ismiyle tüm İstanbul’da ün salmış bu güzide mekanı henüz ziyaret etmeyenler varsa belki yazıyı okuduktan sonra hafta sonu planlarını değiştirirler.

İstanbul Boğazı’na hakim, Kanlıca’nın hemen üzerinde bulunan Mihribad Korusu senelerden bu yana şarkılara ve İstanbul’un bütün ahengine şahitlik etmiş bir doğa mirasıdır. Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün en güzel göründüğü yerlerden birisi olan Mihribad turistlerin de gezmek istediği önemli yerler arasındadır.

Mihrabad Ormanı, güzel bir İstanbul Boğazı eşliğinde piknik yapabileceğiniz bir alandır. Azalan piknik alanında bugün manzaradan istifade etmek isteyen çay bahçeleri, lokantalar işgal etmiş durumda. Mihrabad Ormanın güzelliğinin, zamanla betona dönüşmemesi bir teselli olarak kalabilir.

Devamını oku

Bizi Twitterdan Takip Edini


Sonraki sayfa »