Yalova ilinden Arkadaş Arayan Bayanlar için, Nettearkadaş Platformu

Yalova bölgesinde yaşayan erkek bayan hemen herkes İstanbul gibi bir şehre bu kadar yakın bir şehirde ikamet etmenin getirdiği avantajlarını yaşamalarına rağmen ortak bir hayal büyütürler içlerinde… Günün birinde İstanbul’a yerleşmek! Bu erkekler için iş aracılığı ile bu bölgeye göçmek olarak vücut bulurken, kadınlarda; Yalova arkadaş arayan bayanlar şeklinde kendine yer bulmaktadır.

İstanbul’da yaşayan biriyle kurulacak bir birliktelik evlilik ile sonuçlandığında kişiye ilk olarak bu bölgede yaşama fırsatını sunacağından aslında çok fazla şeyi ifade etmektedir. Sizler de böyle bir Yalova arkadaş arayan bayanlar için kabullenme söz konusu olursa arkadaşlık siteleri üzerinden üyeleri bir gezmeniz faydalı olabilir. Özellikle nettearkadaş platformu bu anlamda kullanıcılarına çok güzel üye seçenekleri sunmaktadır. Öyle ki hemen her ihtiyaca yönelik üyenin olduğu platformda kriterlerinizi belirledikten sonra gerçekleştireceğiniz aramalar ile sizler de dünya evine girme fırsatını yakalayabilirsiniz. Hayallerinizi süsleyen ve birlikte olmak için belirlediğiniz tüm kriterleri sağlayan insanlar ile kuracağınız evlilik için sizler de nette arkadaş platformuna davetlisiniz!

 

İstanbul Arkadaşlık Siteleri

Şehrinizde sizlere uygun arkadaşlara mı ihtiyacınız var? Yalnızlıktan sıkıldınız mı? Artık var olan arkadaşlarınız sizi anlamada yetersiz mi kalıyor. Fakat başka birileri olmadığı için onlara mı muhtaçsınız? Artık olmayın. Artık kendi istediğiniz o hayalinizdeki arkadaşlıklara kavuşun. Sizi anlamayan kimseyle görüşmek arkadaşlık kurmak zorunda kalmayın. Bunun için www.nettearkadas.net sitesini sizlere sunuyoruz. Sizlerde tıklayın hayalinizdeki arkadaşlara, ilişkilere kavuşun.

Yalnızlık artık canınıza tak etti öyle değil mi? Sizler de aradığınız o kişilere burada kavuşacaksınız. Hadi daha fazla kaderinizi bekleyerek zaman kaybetmeyin. Size sunduğumuz linke tıklayarak yeni mutlu, renkli, heyecanlı bir yaşama ilk adımınızı atın. Hayatınıza yeni kişiler katarak yaşamınızı hareketlendirin. Ankara şehrinde arkadaş arayan herkes burada sizleri bekliyor. Sizler de istediğiniz özelliklere sahip kişilerle burada tanışacaksınız.

İstanbul gibi büyük ve birçok insanın yaşadığı şehirde insanlara güvenmek çok zor öyle değil mi? Her türden insanın bulunduğu bu koskoca şehirde nasıl olacakta aradığınız özelliklere sahip insanları bulabileceksiniz? Kara kara düşünmeyin eğer sizlerde pek kimselere güvenemiyorsanız www.nettearkadas.net/istanbul-arkadaslik-siteleri/ tıklayın ve size en uygun kişileri burada bulun.

İnsanlar Neden Erteler?, Hayatımızda Neleri ve Niçin Erteliyoruz?, Ertelemenin Sebepleri

Ertelemenin Altında Yatan Nedenler

Ertelemenin Altında Yatan Nedenler

İnsanlar neden erteler?

  1. Yaşanılan içsel veya duygusal çatışmalar ertelemeye sebep olabilir.

Örneğin çalıştığınız iş yerinden memnun değilsiniz ve daha iyi bir iş yerine geçme isteğiniz varsa mevcut işlerinizi askıya alabilirsiniz. Ya da çalıştığınız iş yerinde sizden daha başarılı olduğunu düşündüğünüz kişiler varsa, “ben nasılsa başarısızım, o zaman işlerimi yapmayım” şeklinde bir erteleme yaşayabilirsiniz.

Okul hayatında erteleme alışkanlığına sahipseniz, muhtemelen anlamadığınız, sevemediğiniz derslere çalışmıyor ve yarın yaparım, öbür gün yaparım diyerek erteliyor olabilirsiniz.

Duygusal anlamda başarısızlıktan korkmak içsel bir çatışma yaratarak erteleme alışkanlığını körükleyebilir.

  1. Ebeveyn Etkileri

Dünyaya gözlerimizi açtığımız ve ilk tanıdığımız kişiler olan ebeveynlerimiz de tüm alışkanlıklarımızın ve duygusal tepkilerimizin temelindeki başrol oyuncalarıdır.

Ebeveynlerince otoriter, sert ve kontrolcü bir şekilde büyütülmüş kişilerde erteleme alışkanlığı daha sık görülmektedir. Anne veya babanın çocuğu yetiştirirken kontrolcü, sert ve otoriter yaklaşımı çocuğu paniğe sürükler. Yaşadığı zihinsel karmaşa ve panik, çocuğun kendini düzene sokma becerisini engeller. Bu yüzden böylesi vakalarda sorunun kökenine inmekte fayda vardır.

  1. Karakteristik Özellikler

Yapılan araştırmalarda kötümser, her şeyi en kötü yanından ele alan, her durumu karanlık gören ve hep en kötüyü bekleyen kişilerde erteleme alışkanlığının daha sık yaşandığı tespit edilmiştir. Bireye eşlik eden düşünsel tutumlar her konuda olduğu gibi, erteleme alışkanlığının gelişiminde rol oynamaktadır. “Ben nasılsa başarılı olamam.” “Benden daha bilgili kişiler var” “Benden bir şey olmaz” gibi negatif telkinler kişide ertelemeye sebep olabilir.

  1. Geçmiş Deneyimlerin Etkisi

Geçmişte yaşanılan başarısızlıklar erteleme alışkanlığını artırabilir. Birey geçmişte yaşadığı başarısızlıkları sık sık düşünüp demoralize oluyor ve duygusal anlamda bir çöküş yaşıyorsa erteleme artar.

Peki nasıl başa çıkacağız erteleme alışkanlığı ile ?

*     Her konuda olduğu gibi bu konuda da farkındalık geliştirmek çok önemlidir. Ertelemeyi hangi zamanlarda ve şartta sergilediğinizi fark etmeniz gerekir. Bunu yaparken kendinize karşı dürüst olabilmek işi kolaylaştıracaktır. Dilerseniz bir ajanda edinin ve not alın. Hangi şartlarda ve zamanlarda erteliyorsunuz?

* Edindiğiniz ajandaya yaptığınız tüm işleri not edin ve sonuna kırmızı kalemle BAŞARDIM diye yazın. Kırmızı ile yazılan yazılar, bilinçaltına direk mesaj verir ve daha da başarılı olmanız konusunda size yardımcı olur.

* Eğer birden fazla iş yapıyor ve bu yüzden ertelediğinizi düşünüyor iseniz yaptığınız işleri parçalayın ve adım adım bütüne gidin.

* Kendinize zaman hedefi koyun! Mesela çalıştığınız iş yerinde bir rapor hazırlayacaksınız kendinize şunu söyleyin “Bir buçuk saat sonra bu raporu bitireceğim!” Bu teknik, hedefe odaklanma konusunda size destek olacaktır.

Eğer tüm bu uygulamaları yapıyor ve bir ilerleme kaydedemiyorsanız bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin.

Yorumlarınızı bekliyoruz.

Tatil Sonrası Yapılacaklar Listesi, Tatil Sonrası İçin 10 Farklı Öneri, Tatil Sonrası ve Hedefler

Haliyle gözünüzün önüne artık tatil manzaraları geliyor. Hayaller kuruluyor, planlar yapılıyor. Kiminiz ailece, kiminiz arkadaşlarıyla, kiminiz de tek başına çıkacak tatile. Hedef, iyice dinlenmek, sıkıntılardan, dertlerden, en başta da işyerindeki sorumluluklardan, yoğun tempodan uzaklaşmak. “Tatil iyi geçmez mi” dediğinizi duyar gibiyiz, elbette “zihniniz iyi geçmesine hazır olunca iyi geçer şüphesiz” ama ya dönüşü! Tüm o güzel günlerin ardından tatil dönüşü çoğu kişiyi depresyona sürükleyebiliyor. İşe adapte olma süreci hiç de kolay olmayabiliyor. Peki tatil dönüşü depresyona girmemek için ne yapmalı? Tatilin huzurunu, dinginliğini, o iş hayatından uzaklığını hissederek bir yandan da nasıl bir strateji uygulamalı? Tüm bunlar için yazımızı dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz.

1- TATİLE “İŞ SORUMLULUĞUYLA” ÇIKMAYIN

Tatile çıkmadan önce üzerinizdeki iş yükümlülüklerinin tamamlanmış olması çok büyük önem taşıyor. Hatta tahmin ettiğinizden de öte. Bu nedenle yöneticinize tatil sürecinde “ben bu işe bakarım, ben onu yaparım” diye taahhütlerde bulunmayın, sorumluluk almayın. Kendinize sınır koyun. Zira tatilde kişinin kendni ödüllendirmesi önemli. Ödüllendirmeyip fazla sorumluluk alırsanız hem tatilde dinlenemez hem de döndükten sonra depresyona girebilirsiniz.

2- HEDEFLERİNİZİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

İleriye yönelik hedeflerinizin olması ve tatilde bu hedefleri sakin kafa ile gözünüzde canlandırmanız, tatil sonrası size ışık tutacak bir unsur. Hal böyle olunca tatilde dertleri, sıkıntıları, canınızı sıkan olayları değil de hedeflerinizi gözünüzün önüne getirin, hayalinizde canlandırın. Hayaller ve hedefler aşırıya kaçılmadığı, potansiyelinizi çok da aşmadığı sürece size yardımcı olacak. Aksi halde tatilde geçmişte yaşadığınız can sıkıcı olayları veya size sıkıntı veren kişileri düşündüğünüzde, dönüşte anksiyeteye yol açabilir.

3- ARKADAŞLARINIZLA TELEFONU KESMEYİN
Tatile çıktım diye işyerindeki arkadaşlarınızla iletişimi kesmeyin, sosyal ilişkileri koparmayın. Tatilde arkadaşlık ilişkilerinden uzaklaşmak “hayat çemberi” diye ifade edilen çemberin dışına çıkmak, kişinin kendini sorgulamasına neden olabiliyor. “Acaba ben bu hayatta ne yapıyorum” diye düşüncelere kapılan kişide anksiyete belirebiliyor.

4- OLAYLARDAN HABERDAR OLUN
Şüphesiz tatilde beyninizin dinlenmesi çok önemli ama bu dünyadan kopacağınız anlamına da gelmesin. Tatilde örneğin her gün bir gazete okumaya dikkat edin. İnternetten ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri takip edin. Olaylardan haberdar olun. Dönüşünüz için de uyum sürecinizi kolaylaştıracak bir unsur.

5- YATAK KEYFİNİ UZATMAYIN
Tatil diye günlük rutin uyku düzenininizin dışına çok da fazla çıkmayın. Uyku düzeni hem tatilde hem de tatil dönüşünde son derece önemli bir nokta. Nasıl olsa iş yok diye gece çok geç yatıp sabahları da yataktan kalkışınızı çok uzatmayın, öğleden sonraya sarkıtmayın. Örneğin iş zamanı güne 08:00’de başlıyorsanız en fazla 2 saat geç kalkın.

6- İŞYERİNİZLE İLİŞKİNİZİ BIÇAK GİBİ KESMEYİN
Evet tatilde “iş” ve “işyeri” kavramlarını duymak istemiyorsunuz şüphesiz. Ama işyerinizdeki gelişmelerden haberdar olmak sizin tatil dönüşü adaptasyonunuzu kolaylaştıracak bir unsur. İşyerinizle ilişkinizi bıçak gibi kesmeyin.

7- ZİNDE HİSSEDİN
Tatilde vücudunuzun dinlendiğini fark etmeye çalışın. Vücudunuzdan geri bildirim alın. Normalde egzersiz ve spor yapıyorsanız, tatilde de bu alışkanlığınızı sürdürün. Vücudunuzu tatil diye salıvermeyin kısacası. Aksi halde iş dönüşü yeniden yoğun çalışma temposu sizi beklediği için dinlenmemiş ve hamlaşmış bir vücutla işe başlamak sıkıntıları beraberinde getirecek hiç şüphesiz.

8- İÇTİKLERİNİZE DİKKAT
Tatilde bol bol su tüketimi çok ama çok önemli. Ancak sıvı ihtiyacını gazlı ve kolalı içecekler yerine, mümkün olduğunca su ile karşılamaya özen gösterin. En az 10 bardak su için. Alkol tüketiminde ise tatil diye sakın sınırı aşmayın. Hele de vücudunuz alkole uzaksa, fazla tüketilecek alkol altyapıdaki sorunları, bekleyen depresyon eğiliminizi ortaya çıkarabiliyor. Alkol tüketiminin dikkatli yapılması şart.

9- SAĞLIKLI BESLENİN
Sağlıklı bir yaşamın temel şartı sağlıklı ve düzenli beslenmekten geçiyor. Tatile çıkmış olmanız, özellikle de her şey dahil otel ve tatil köylerinde açık büfe karşısında abartıya kaçmanız anlamına gelmemeli. Özellikle şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklere dikkat etmeniz şart. Zira yedikleriniz size tatil dönüşü kilo olarak yansıyabilir ve bu kez fazla kilolar nedeniyle depresyona girebilir hatta diyetisyenin yolunu tutmak zorunda kalabilirsiniz.

10- SEVDİKLERİNİZE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIN
Sevdiğiniz insanlarla her türlü iletişiminiz sizin iç dünyanızda yer buluyor hatta fark etmeden yüz ifadelerinize de yansıyor. Onların bir gülüşü, içten bir bakışı iki tarafta da olumlu duygular oluşturuyor ve aslında fark etmeden duygusal boşluğu da dolduruyor.

Haliyle gözünüzün önüne artık tatil manzaraları geliyor. Hayaller kuruluyor, planlar yapılıyor. Kiminiz ailece, kiminiz arkadaşlarıyla, kiminiz de tek başına çıkacak tatile. Hedef, iyice dinlenmek, sıkıntılardan, dertlerden, en başta da işyerindeki sorumluluklardan, yoğun tempodan uzaklaşmak. “Tatil iyi geçmez mi” dediğinizi duyar gibiyiz, elbette “zihniniz iyi geçmesine hazır olunca iyi geçer şüphesiz” ama ya dönüşü! Tüm o güzel günlerin ardından tatil dönüşü çoğu kişiyi depresyona sürükleyebiliyor. İşe adapte olma süreci hiç de kolay olmayabiliyor. Peki tatil dönüşü depresyona girmemek için ne yapmalı? Tatilin huzurunu, dinginliğini, o iş hayatından uzaklığını hissederek bir yandan da nasıl bir strateji uygulamalı? Tüm bunlar için yazımızı dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz.

1- TATİLE “İŞ SORUMLULUĞUYLA” ÇIKMAYIN

Tatile çıkmadan önce üzerinizdeki iş yükümlülüklerinin tamamlanmış olması çok büyük önem taşıyor. Hatta tahmin ettiğinizden de öte. Bu nedenle yöneticinize tatil sürecinde “ben bu işe bakarım, ben onu yaparım” diye taahhütlerde bulunmayın, sorumluluk almayın. Kendinize sınır koyun. Zira tatilde kişinin kendni ödüllendirmesi önemli. Ödüllendirmeyip fazla sorumluluk alırsanız hem tatilde dinlenemez hem de döndükten sonra depresyona girebilirsiniz.

2- HEDEFLERİNİZİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

İleriye yönelik hedeflerinizin olması ve tatilde bu hedefleri sakin kafa ile gözünüzde canlandırmanız, tatil sonrası size ışık tutacak bir unsur. Hal böyle olunca tatilde dertleri, sıkıntıları, canınızı sıkan olayları değil de hedeflerinizi gözünüzün önüne getirin, hayalinizde canlandırın. Hayaller ve hedefler aşırıya kaçılmadığı, potansiyelinizi çok da aşmadığı sürece size yardımcı olacak. Aksi halde tatilde geçmişte yaşadığınız can sıkıcı olayları veya size sıkıntı veren kişileri düşündüğünüzde, dönüşte anksiyeteye yol açabilir.

3- ARKADAŞLARINIZLA TELEFONU KESMEYİN
Tatile çıktım diye işyerindeki arkadaşlarınızla iletişimi kesmeyin, sosyal ilişkileri koparmayın. Tatilde arkadaşlık ilişkilerinden uzaklaşmak “hayat çemberi” diye ifade edilen çemberin dışına çıkmak, kişinin kendini sorgulamasına neden olabiliyor. “Acaba ben bu hayatta ne yapıyorum” diye düşüncelere kapılan kişide anksiyete belirebiliyor.

4- OLAYLARDAN HABERDAR OLUN
Şüphesiz tatilde beyninizin dinlenmesi çok önemli ama bu dünyadan kopacağınız anlamına da gelmesin. Tatilde örneğin her gün bir gazete okumaya dikkat edin. İnternetten ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri takip edin. Olaylardan haberdar olun. Dönüşünüz için de uyum sürecinizi kolaylaştıracak bir unsur.

5- YATAK KEYFİNİ UZATMAYIN
Tatil diye günlük rutin uyku düzenininizin dışına çok da fazla çıkmayın. Uyku düzeni hem tatilde hem de tatil dönüşünde son derece önemli bir nokta. Nasıl olsa iş yok diye gece çok geç yatıp sabahları da yataktan kalkışınızı çok uzatmayın, öğleden sonraya sarkıtmayın. Örneğin iş zamanı güne 08:00’de başlıyorsanız en fazla 2 saat geç kalkın.

6- İŞYERİNİZLE İLİŞKİNİZİ BIÇAK GİBİ KESMEYİN
Evet tatilde “iş” ve “işyeri” kavramlarını duymak istemiyorsunuz şüphesiz. Ama işyerinizdeki gelişmelerden haberdar olmak sizin tatil dönüşü adaptasyonunuzu kolaylaştıracak bir unsur. İşyerinizle ilişkinizi bıçak gibi kesmeyin.

7- ZİNDE HİSSEDİN
Tatilde vücudunuzun dinlendiğini fark etmeye çalışın. Vücudunuzdan geri bildirim alın. Normalde egzersiz ve spor yapıyorsanız, tatilde de bu alışkanlığınızı sürdürün. Vücudunuzu tatil diye salıvermeyin kısacası. Aksi halde iş dönüşü yeniden yoğun çalışma temposu sizi beklediği için dinlenmemiş ve hamlaşmış bir vücutla işe başlamak sıkıntıları beraberinde getirecek hiç şüphesiz.

8- İÇTİKLERİNİZE DİKKAT
Tatilde bol bol su tüketimi çok ama çok önemli. Ancak sıvı ihtiyacını gazlı ve kolalı içecekler yerine, mümkün olduğunca su ile karşılamaya özen gösterin. En az 10 bardak su için. Alkol tüketiminde ise tatil diye sakın sınırı aşmayın. Hele de vücudunuz alkole uzaksa, fazla tüketilecek alkol altyapıdaki sorunları, bekleyen depresyon eğiliminizi ortaya çıkarabiliyor. Alkol tüketiminin dikkatli yapılması şart.

9- SAĞLIKLI BESLENİN
Sağlıklı bir yaşamın temel şartı sağlıklı ve düzenli beslenmekten geçiyor. Tatile çıkmış olmanız, özellikle de her şey dahil otel ve tatil köylerinde açık büfe karşısında abartıya kaçmanız anlamına gelmemeli. Özellikle şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklere dikkat etmeniz şart. Zira yedikleriniz size tatil dönüşü kilo olarak yansıyabilir ve bu kez fazla kilolar nedeniyle depresyona girebilir hatta diyetisyenin yolunu tutmak zorunda kalabilirsiniz.

10- SEVDİKLERİNİZE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIN
Sevdiğiniz insanlarla her türlü iletişiminiz sizin iç dünyanızda yer buluyor hatta fark etmeden yüz ifadelerinize de yansıyor. Onların bir gülüşü, içten bir bakışı iki tarafta da olumlu duygular oluşturuyor ve aslında fark etmeden duygusal boşluğu da dolduruyor.

Haliyle gözünüzün önüne artık tatil manzaraları geliyor. Hayaller kuruluyor, planlar yapılıyor. Kiminiz ailece, kiminiz arkadaşlarıyla, kiminiz de tek başına çıkacak tatile. Hedef, iyice dinlenmek, sıkıntılardan, dertlerden, en başta da işyerindeki sorumluluklardan, yoğun tempodan uzaklaşmak. “Tatil iyi geçmez mi” dediğinizi duyar gibiyiz, elbette “zihniniz iyi geçmesine hazır olunca iyi geçer şüphesiz” ama ya dönüşü! Tüm o güzel günlerin ardından tatil dönüşü çoğu kişiyi depresyona sürükleyebiliyor. İşe adapte olma süreci hiç de kolay olmayabiliyor. Peki tatil dönüşü depresyona girmemek için ne yapmalı? Tatilin huzurunu, dinginliğini, o iş hayatından uzaklığını hissederek bir yandan da nasıl bir strateji uygulamalı? Tüm bunlar için yazımızı dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz.

1- TATİLE “İŞ SORUMLULUĞUYLA” ÇIKMAYIN

Tatile çıkmadan önce üzerinizdeki iş yükümlülüklerinin tamamlanmış olması çok büyük önem taşıyor. Hatta tahmin ettiğinizden de öte. Bu nedenle yöneticinize tatil sürecinde “ben bu işe bakarım, ben onu yaparım” diye taahhütlerde bulunmayın, sorumluluk almayın. Kendinize sınır koyun. Zira tatilde kişinin kendni ödüllendirmesi önemli. Ödüllendirmeyip fazla sorumluluk alırsanız hem tatilde dinlenemez hem de döndükten sonra depresyona girebilirsiniz.

2- HEDEFLERİNİZİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

İleriye yönelik hedeflerinizin olması ve tatilde bu hedefleri sakin kafa ile gözünüzde canlandırmanız, tatil sonrası size ışık tutacak bir unsur. Hal böyle olunca tatilde dertleri, sıkıntıları, canınızı sıkan olayları değil de hedeflerinizi gözünüzün önüne getirin, hayalinizde canlandırın. Hayaller ve hedefler aşırıya kaçılmadığı, potansiyelinizi çok da aşmadığı sürece size yardımcı olacak. Aksi halde tatilde geçmişte yaşadığınız can sıkıcı olayları veya size sıkıntı veren kişileri düşündüğünüzde, dönüşte anksiyeteye yol açabilir.

3- ARKADAŞLARINIZLA TELEFONU KESMEYİN
Tatile çıktım diye işyerindeki arkadaşlarınızla iletişimi kesmeyin, sosyal ilişkileri koparmayın. Tatilde arkadaşlık ilişkilerinden uzaklaşmak “hayat çemberi” diye ifade edilen çemberin dışına çıkmak, kişinin kendini sorgulamasına neden olabiliyor. “Acaba ben bu hayatta ne yapıyorum” diye düşüncelere kapılan kişide anksiyete belirebiliyor.

4- OLAYLARDAN HABERDAR OLUN
Şüphesiz tatilde beyninizin dinlenmesi çok önemli ama bu dünyadan kopacağınız anlamına da gelmesin. Tatilde örneğin her gün bir gazete okumaya dikkat edin. İnternetten ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri takip edin. Olaylardan haberdar olun. Dönüşünüz için de uyum sürecinizi kolaylaştıracak bir unsur.

5- YATAK KEYFİNİ UZATMAYIN
Tatil diye günlük rutin uyku düzenininizin dışına çok da fazla çıkmayın. Uyku düzeni hem tatilde hem de tatil dönüşünde son derece önemli bir nokta. Nasıl olsa iş yok diye gece çok geç yatıp sabahları da yataktan kalkışınızı çok uzatmayın, öğleden sonraya sarkıtmayın. Örneğin iş zamanı güne 08:00’de başlıyorsanız en fazla 2 saat geç kalkın.

6- İŞYERİNİZLE İLİŞKİNİZİ BIÇAK GİBİ KESMEYİN
Evet tatilde “iş” ve “işyeri” kavramlarını duymak istemiyorsunuz şüphesiz. Ama işyerinizdeki gelişmelerden haberdar olmak sizin tatil dönüşü adaptasyonunuzu kolaylaştıracak bir unsur. İşyerinizle ilişkinizi bıçak gibi kesmeyin.

7- ZİNDE HİSSEDİN
Tatilde vücudunuzun dinlendiğini fark etmeye çalışın. Vücudunuzdan geri bildirim alın. Normalde egzersiz ve spor yapıyorsanız, tatilde de bu alışkanlığınızı sürdürün. Vücudunuzu tatil diye salıvermeyin kısacası. Aksi halde iş dönüşü yeniden yoğun çalışma temposu sizi beklediği için dinlenmemiş ve hamlaşmış bir vücutla işe başlamak sıkıntıları beraberinde getirecek hiç şüphesiz.

8- İÇTİKLERİNİZE DİKKAT
Tatilde bol bol su tüketimi çok ama çok önemli. Ancak sıvı ihtiyacını gazlı ve kolalı içecekler yerine, mümkün olduğunca su ile karşılamaya özen gösterin. En az 10 bardak su için. Alkol tüketiminde ise tatil diye sakın sınırı aşmayın. Hele de vücudunuz alkole uzaksa, fazla tüketilecek alkol altyapıdaki sorunları, bekleyen depresyon eğiliminizi ortaya çıkarabiliyor. Alkol tüketiminin dikkatli yapılması şart.

9- SAĞLIKLI BESLENİN
Sağlıklı bir yaşamın temel şartı sağlıklı ve düzenli beslenmekten geçiyor. Tatile çıkmış olmanız, özellikle de her şey dahil otel ve tatil köylerinde açık büfe karşısında abartıya kaçmanız anlamına gelmemeli. Özellikle şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklere dikkat etmeniz şart. Zira yedikleriniz size tatil dönüşü kilo olarak yansıyabilir ve bu kez fazla kilolar nedeniyle depresyona girebilir hatta diyetisyenin yolunu tutmak zorunda kalabilirsiniz.

10- SEVDİKLERİNİZE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIN
Sevdiğiniz insanlarla her türlü iletişiminiz sizin iç dünyanızda yer buluyor hatta fark etmeden yüz ifadelerinize de yansıyor. Onların bir gülüşü, içten bir bakışı iki tarafta da olumlu duygular oluşturuyor ve aslında fark etmeden duygusal boşluğu da dolduruyor.

Tatil Sonrası Yapılacaklar Listesi
Tatil Sonrası Yapılacaklar Listesi

Yorumlarınızı bekliyoruz.

Mandal’dan Buzdolabı Magnet’ i Yapılışı, Magnet Yapılışı, Magnet Nasıl Yapılır?

Buzdolabınızın üzerini süsleyecek ve fotoğraflarınızı, notlarınızı tutacak sevimli magnetler yapmak sandığınızdan çok daha kolay!

İhtiyacınız olan malzemeler arasında kaç adet magentiniz olsun istiyorsanız o sayıda tahta mandal, mandalların sayısı kadar yapışkanlı magnet,sevdiğiniz desenlerde birkaç farklı desenli kağıt, yapıştırıcı, el işi verniği, verniği sürmek için orta boy bir yağlı boya fırçası, kalem ve makas bulunuyor.

Mandalları renklendirmek istiyorsanız öncelikle istediğiniz renge boyayıp kurumasını bekleyin.
Desenli kâğıdınızın arka tarafına tahta mandalı koyun, şeklini bir kalemle kâğıda çizin ve ardından bu şekli düzgün bir biçimde kesin. Desenli kâğıdın mandalın uçlarından taşma yapmamasına özen gösterin!
Mandalın üzerine yapıştırıcı sürün ve desenli kâğıttan kestiğiniz mandal kalıbınızı mandalın üzerine yapıştırın. Mandalın üzerine yapışan desenli kâğıdı parmaklarınızla düzeltin ve kurumaya bırakın.
Mandala yağlı boya fırçası yardımıyla el işi verniği sürün ve bir süre daha kurumaya bırakın.
Son olarak yapışkanlı magnetinizi alın ve mandalın arka yüzüne yapıştırın. Ancak burada dikkat edilecek nokta, yapışkanlı magnetin boyutunun mandaldan küçük olması gerektiğidir!
Birbirinden renkli ve hoş desenli kâğıtlar bularak magnetlerimizi çeşitlendirebiliriz.

Buzdolabı Magnetleri
Buzdolabı Magnetleri

Yorumlarınızı bekliyoruz.

Sonraki sayfa »