18 Mart, 18 Mart Çanakkale Zaferi Şiiri, Çanakkale Şehitlerimiz Anısına Şiir

Çanakkale Şehitleri Anısına sunacağımız şiirimiz bugünkü konumuz olacak.

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının kattığı yerdir.

Düşün ki, haşre dek kemiğin, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN

Çanakkale Zaferi
Çanakkale Zaferi

Yorumlarınızı bekliyoruz.

10 Kasım,Atatürk’ü Anma Günü

Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım hakkında ki bu yazımızda, Atatürk’ü anlamak ve onun izinden gitmek için yapılması gerekenleri ifade etmeye çalıştık.

Atatürk’ü Anma Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin asıl amacı Atatürk’ü daha iyi anlamak ve anlatabilmektir. Bu nedenle bu hafta kapsamında Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin anlatıldığı paneller düzenlenmekte ve konuyla ilişikli resim ve fotoğraf sergileri açılmaktadır.

Atatürk, çalışkanlığı, zekası ve fedakarlıklarıyla milletimize önder olmuştur. Her Türk vatandaşı onu çok iyi tanımalı, ilkelerini benimsemeli, kurduğu cumhuriyeti korumalı ve yaşatmalıdır. Atatürk’ün kişiliği ve özellikleri bütün dünya milletleri tarafından takdir edilmektedir. Biz Türk milleti olarak onu unutmayacak, devrimlerine ve ilkelerine bağlı kalacağız. Atatürk’ün eseri Türkiye Cumhuriyeti’ni bağımsız olarak sonsuza dek yaşatacağız.

Bizler her 10 Kasım’ı, bıraktığı eserlerin izinde, ülkeyi daha da ileriye götürebilmek adına neler yapılabileceğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak görmeliyiz. 10 Kasım’ı, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere emanet ettiği bir gün olarak düşünmek, sanırım doğru bir yaklaşım olarak kabul görecektir.

10 Kasım… Bu tarih koskoca bir ulusun aynı an da ağladığı, aynı anda üzüldüğü ve aynı anda bir kişiyi hatırladığı bir tarih olarak akıllara kazınmıştır.

Yüce Türk milletini içine düştüğü durumdan canla, başla ve canını hiçe sayarak çarpışan, şanlı tarihimize birbirinden güzel notlar ve zaferler kazandıran Mustafa Kemal ATATÜRK bu tarihte o masmavi gözlerini bu dünya ya kapatmıştır.

Bizler de Yurdumuzu düşmanlardan kurtaran, cumhuriyeti kuran ulu önder Atatürk’ü her yıl 10 Kasım’da saygıyla anarız.

kemalpasa

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürkün Hayatı, Atatürk Resimli Hayatı, Atatürkün Hayatı Özet, Atatürkün Hayatı Kısaca

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik’te üç katlı pembe bir evde dünyaya gözlerini açmıştır. Babasının adı Ali Rıza, annesinin adı ise Zübeyde’dir.

Baba tarafından dedesi olan Hafız Ahmet; 1400’lü yılların sonu ve 1500’li yılların başında yüzyıllarda Makedonya’ya yerleştirilmiş Yörük ailelerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selanik yakınlarında bulunan bir kasabaya yerleşmiş köklü bir Türk ailesinin kızıdır. Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın izdivacı 1871 yılında gerçekleşmiştir.

Mustafa Kemal, bilindiği üzere mahalle mektebinde başlayan öğrenim hayatını babasının isteği doğrultusunda Şemsi Paşa İlkokulu’nda devam ettirdi. İlkokul öğrenimi sırasında takvimler 1888 tarihini gösterirken babası Ali Rıza Efendi hayata gözlerini yumdu.

Atatürk ve Zübeyde Hanım

Atatürk ve Zübeyde Hanım

Babasının ölümünden sonra bir süre dayısının çiftliğinde kalan Mustafa Kemal; kısa süre sonra eğitim hayatına geri döndü. İlkokul eğitiminden sonra Mülkiye Rüştiyesine kaydolan Mustafa Kemal; 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye yazıldı. Adındaki “Kemal” ismi Askeri Rüştiye’deki matematik öğretmeni tarafından konulmuştur. Ardından Manastır Aakeri İdadisi ve Harp Okulu’nda eğitimini tamamlayıp; 1902 yılında teğmen olarak mezun oldu.

Atatürk ve Bayrak

Atatürk ve Bayrak

Eğitimine ara vermeyen Mustafa Kemal 1905 yılında harp akademisini bitirerek yüzbaşı olarak şimdilerde Suriye’nin başkenti olan Şam’a tayin oldu. 1907 yılında kıdemli yüzbaş rütbesi ile Manastır’a atandı. 1909 yılında İstanbul Hareket Ordusu’nda Kurmay başkanı görevini üstlendi. 1910 yılında görevi gereği Fransa’ya giden Atatürk; 1911’de yurda dönüp Genel Kurmay Başkanlığı emrine girdi.

1911 yılında İtalyan Ordusu’na karşı kazandığı Trablusgarp zaferi sayesinde Mustafa Kemal, takvimler 1912 yılını gösterirken Derne Komutanı olarak terfi ettirildi. 1912 yılında başlayan Balkan Savaşı’nda Dimetoka ve Edirne bölgelerinin geri alınmasında büyük rol oynadı. 1913 yılında Soma Ataşesi olan Mustafa Kemal 1914 yılında yarbay rütbesine atandı. 1915’te başlayan Birinci Dünya Savaşı Nedeni ile Tekirdağ’a On Dokuzuncu Tümeni kurmaya gönderildi.

Atatürk ve Halk

Atatürk ve Halk

1914’te ittifak devletleri bünyesinde savaşa giren Osmanlı Devleti Mustafa Kemal’in büyük askeri dehası sayesinde Çanakkale’de kahramanlık destanı yazdı. Her ne kadar Osmanlı Devleti Conkbayırı’nda 253.000 şehit verse ve İttifak Devletleri’nin diğer cephelerdeki yenilgisinden dolayı mağlup sayılsa da düşman birliklerine “Çanakkale Geçilmez” cümlesini söyleterek onurunu korumayı bilmiştir. Bu başarının ardından Mustafa Kemal albay rütbesine yükseltildi.

Çanakkale’de yazılan desatnın ardından 1916 yılı’nda Diyarbakır’da görevlendirilen Atatürk; “tümgeneral” rütbesi ile onurlandırıldı.  Muş ve Bitlis illerini Ruslardan geri aldı. 1917 yılında Vahdettin’le birlikte Almanya’daki cepheleri inceledi ve seyahat esnasında hastalanıp yurtdışında tedavi gördü. Tedavisinin ardından 1918 yılında 7. Ordu’ya atandı ve İngilizlere karşı savaştı. Savaştan sonra imzalanan Mondros Mütarekesi’ne müteakip Yıldırım Ordularına komutanlık yaptı. Yıldırım Gurubu Orduları kapatılınca da İstanbul’daki Harbiye Nezareti’ne atandı.

Atatürk Resimleri

Atatürk Resimleri

Mondros Mütarekesi ardından İngilizler Osmanlı topraklarına saldırmaya başladı. Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da milli mücadelenin ilk adımını atmak için Samsun’a çıktı.  Amasya Genelgesi’ni yayınlamasının üstünden geçen kısa zaman zarfında Erzurum ve Sivas Kongreleri’ni düzenleyen Mustafa Kemal; halka vatanı kurtarmanın yollarını anlattı. Arından 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurdu. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Anlaşması ile paylaşılan Osmanlı toprakları Kuvayı Milliye kuvvetleri tarafından geri alınmaya çalışırken TBMM ilk düzenli orduyu vazifeye hazırladı.  Artık düşmanın karşısında şanlı Türk Ordusu vardı…

Tüm teknik edevattan yoksun Türk Ordusu; şanlı Türk Askeri’nin inanması sayesinde Kars, Sarıkamış ve Gümrü’yü 1920 yılında düşman elinden kurtardı. 1921 yılında ise 1. İnönü, 2. İnönü ve Sakarya Meydan Muharebeleri kazanılıp yola devam edildi. Büyük Taaruz’daki büyük zafere ise 1922 yılında imza atıldı.

Sakarya Zaferi ardından meclis tarafından mareşal ve gazi unvanları ile onurlandırılan Mustafa Kemal; 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşması’nın imzalanması ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmen kurulması çabasında bulundu. Tarih 29 Ekim 1923’ü gösterirken cumhuriyet idaresi kabul edildi, meclis Mustafa Kemal’e ilk cumhurbaşkanı olma şerefini verdi. 30 Ekim 1923 yılında ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hükümeti İsmet İnönü tarafından kuruldu. 3 Mart 1924 tarihinde halifelik kurumu resmen kaldırıldı.

Kamusal, siyasal, toplumsal birçok alanda devrimler yapan meclis; Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verdi. 1935 yılına kadar sürekli cumhurbaşkanı seçilen Atatürk; yurtdışı gezileri ile diğer medeniyetlerle sıcak temaslar sağladı. 29 Ekim 1933’te ise okuduğu 10. Yıl Nutku hala Cumhuriyet’in değeri konusunda ders niteliğindedir.

Cumhuriyet ilan edilmeden 9 ay önce Latife Hanım ile dünya evine giren Atatürk; 1925 yılında evliliğini sonlandırdı. Çocuk sevgisi ile tanınan Mustafa Kemal Sabiha Gökçen başta olmak üzere 10’a yakın çocuğu evlat edindi.

Atatürk ve Köylü

Atatürk ve Köylü

Ölümünden bir yıl evvel tüm mal varlığını hazineye, yerel yönetimlere ve TDTK’ya bağışladı. Hayvanseverliği ile tanınan Atatürk; aynı zamanda Ege yöresi oyunlarına, Zeybek türkülerine karşı çok ilgiliydi. Fransızca ve Almanca’yı anadil seviyesinde konuşan Mustafa Kemal  zengin bir kütüphaneye sahipti.

10 Kasım 1938 yılında siroz hastalığının ileri derecelere doğru ilerlemesi nedeni ile hayata gözlerine yuman Mustafa Kemal, yurdun dört bir yanında yapılan törenlerin ardından 21 Kasım 1938’de Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabre defnedildi. Ölümünün 15. Yılında ise Anıtkabir isimli ebedi istirahathanesinin inşası biten Mustafa Kemal; vatanın her ilinden getirilen toprakların bulunduğu kabrine defnedildi.

Mekanın cennet olsun büyük Atamız…