Akbatı AVM, İstanbulda Çocuklar için Aktiviteler, Çocuklar için Eğlence

Her haftasonu minik ziyaretçileri için birbirinden eğlenceli etkinlikler düzenleyen Akbatı, bu haftasonu “Plastik Torba Canavarı” ve Tişört Boyama” atölye çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Akbatı’nın minik ziyaretçileri 7 Ocak Cumartesi günü bir çevre projesi yapacak. Minikler, “Plastik Torba Canavarı” atölyesi kapsamında istenmeyen plastik torbaları diledikleri gibi biçimlendirerek sevimli kuklalara dönüştürürken çok eğlenecekler.

8 Ocak Pazar günü ise “Tişört Boyama” atölyesinde minikler desenli tişörtleri renklendirecek, düz tişörtlerde kendi tasarımlarını yapabilecekler. Miniklerin tek yapması gereken tüm ihtiyaçların Akbatı tarafından düşünüldüğü atölye çalışmalarına katılmak.

07 Ocak 2012 Cumartesi ve 08 Ocak 2012 Pazar günü düzenlenecek etkinlikler, 14:00-16:00 saatleri arasında Akbatı AVYM Kat:-1 havuz önünde kurulacak olan etkinlik alanında gerçekleştirilecektir.

Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi & Akbatı Residences Esenyurt’ta 50.838 m2’lik arsa üzerinde, alışveriş merkezi ve rezidanslarıyla kalite ve konfor anlayışını en üst seviyelere taşıyacak bir yaşam merkezi olarak, dünyaca ünlü ABD’li Development Design Group (DDG) tarafından tasarlanmıştır.

Akbatı Alışveriş Merkezi

Akbatı Alışveriş Merkezi

İstanbul’un en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde 4 kat üzerinde net 65.400m2 kiralanabilir alan içinde 200’e yakın mağaza, 9 sinema salonu, dinlenme ve buluşma adresi olacak özel tasarımlı alanlar, çocuk oyun ve eğitim alanları ile 3.000 araçlık otoparkın yanı sıra dünya mutfaklarını buluşturan restaurantların yer alacağı Restaurantlar Meydanı bulunmaktadır. Akiş, Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi ile yepyeni bir alışveriş deneyimi yaşatmanın ötesinde ev sahipliği yapacağı etkinliklerle de kültür ve sanat alanındaki en yeni trendleri bölge sakinleri ile buluşturmayı hedeflemektedir. Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi’ni benzerlerinden ayıran en büyük farklılıklarından biri de Festival Park’tır. Festival Park’ta düzenlenecek kültürel etkinlikler, konserler ve festivaller ile bölgenin yeni buluşma noktası olacak Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi, yıl boyu sürecek keyifli aktivitelerle her yaştan insanı kendine çekecektir. Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi, TEM Esenyurt çıkışı olarak hizmete giren yeni bağlantı yolu ile kolay ulaşılabilir bir konuma sahiptir.

Akbatı AVM Adresi: Sanayi mah. Esenkent mevkii 1655. Sok No:6 Esenyurt – Bahçeşehir/ İSTANBUL

Akbatı AVM Web sitesi: www.Akbati.com

Pedagog Sevil Yavuz, Çocukları Anaokuluna Alıştırma Süreci

Bebeğim Büyüdü de Anaokuluna Başlıyor… Nasıl Yaklaşmalıyım?

“Bebeğiniz bir gün büyücek ve anaokuluna başlayacak. Anaokulunda alışma sürecinin problemli geçmemesi için bir pedagogdan destek alarak gerekli hazırlıkları yapın ve çocuğunuzun sosyalleşmesi için fırsatlar yaratın”

“Daha dün gibi onu kucağıma aldığım ilk dakikalar… İlk yürüyüşü… İlk anne baba demesi… Ve şimdi bebeğim anaokuluna başlayacak…”

İnanması zor ama bebeğiniz artık büyüdü ve okula başlayacak. Bu sizin için kabul etmesi biraz zor bir durum. Çünkü ilk defa bebeğiniz sizden ayrılacak ve yeni bir sosyal çevreye girecek. Siz evde onunla güzel güzel oynuyorken “Nerden çıktı şimdi bu anaokulu?” dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü siz bebeğinizin büyümesini, o şirin bebek halinin geçmesini içten içe istemiyorsunuz çünkü hep onun sizin küçük, şirin bebeğiniz olarak kalması istiyorsunuz.

Bebeğim Anaokuluna Başlayacak Bunu Nasıl Açıklamalıyım?

Yoğun bir araştırma sonunda bir anaokulunda karar kıldınız. Bunu çocuğunuza nasıl açıklayacağınızı bilmiyorsunuz.

İstanbulda Anaokullar

Anaokulu başlamak çocuk için çok zor olacaktır. Bunu daha da zorlaştırmamak için çocuğunuza bunu çok dikkatli bir şekilde açıklamalısınız. Çocuğunuz artık sizin onu sevmediğinizi, ondan kurtulmak için onu okula gönderdiğinizi düşünebilir. Bu açıklamayı tek başınıza yapamayacağınıza inanıyorsanız yine bir pedagogdan destek almalısınız. Kısaca anaokulu kararının başında, anaokuluna alışma sürecinde bir pedagogdan destek almanız doğru bir başlangıç için faydalı olacaktır. Şu cümlelerle bu açıklamayı yapabilirsiniz; “ Artık sen büyüdün ve senin gibi çocukların olduğu, oyuncaklarla dolu, eğlenceli bir oyun evine gidebilirsin. Yarın seninle bu oyun evini ziyaret edeceğiz. Biliyor musun bu oyun evine de “ anaokulu” diyorlarmış. Orada sizle oynayacak anne gibi çok tatlı ablalar varmış.”

Anaokuluna Alıştırma Sürecini Nasıl Kolaylaştırabilirim?

Çocuk için anaokuluna başlama sürecini daha da kolaylaştırmak için anaokuluna başlamandan önce çocuğunuzu oyun gruplarına götürebilirsiniz. Orda çocuk yaşıtlarıyla oynamaya biraz alışır ve sosyalleşmeye başlar. Bunun yanında arkadaşlarınızı ziyaret ederek arkadaşlarınızın çocuklarıyla oynamasına fırsat da verebilir. Evinizde oyun günleri düzenleyebilirsiniz. Ayrıca çocukların olduğu mekanlara sık sık gidebilirsiniz.( park, alış veriş merkezlerinin çocuk bölümleri). Çocuğa anne yanında akrabalarınızın da bakmasına izin verebilirsiniz. Böyle çocuk annesi olmanda bir ortamda kalmaya alışır ve hep size bağımlı kalmaz, gözleri her an sizi aramaz. Böylece çocuk için annesiz okulda kalmak o kadar zor olmayacaktır.

Bebeğim Anaokulu Yollarında: Tam Gün mü, Yarım Gün mü Okula Gitmeli?

Çocuğunuzun anaokuluna yumuşak bir geçişle başlaması okula daha hızlı alışması açısından çok önemli. Bunun için çocuğu okula ilk zaman tam gün göndermek yerine alıştırarak gönderebilirsiniz. Özellikle daha önce annesinden hiç ayrılmamış bir çocuksa ve yaşı da çok küçükse tam gün okula başlaması çok zor gelebilir. Bu konuda danıştığınız pedagog size yol gösterecektir. Genel bir öneride bulunmak gerekirse önce çocuk yarım gün okula başlayabilir. Hatta ilk hafta çocuk bir gün okula gitsin, bir gün dinlensin; sonraki hafta 2 gün okula gitsin, 1 gün dinlensin ve ondan sonraki hafta her gün yarım gün okula gitmeye başlayabilir. Bu süreçte mutlaka pedagogdan yardım alın çünkü her çocuğun gelişim özellikleri ve vereceği tepki farklıdır. Bana gelen birçok danışan anaokuluna yanlış bir başlangıçtan sonra bunu nasıl düzeltebiliriz diye iş işten geçtikten sonra geliyorlar. Her zaman için hataları telafi etmek çok zor, hataları önlemekte ise o kadar basittir.

Yarın Büyük gün… Bebeğim Anaokuluna Başlayacak…

Bütün hazırlıklar bitti. Okulu seçtiniz, bunu çocuğunuza doğru bir şekilde açıkladınız ve yarın okulun ilk günü. İlk gün için neler yapabilirsiniz? İlk gün için okul yetkilileriyle konuşup bir oryantasyon programı hazırlayabilirsiniz. Çocuğun okuldaki ilk izlenimi çok önemli. Bunun için en etkili yol “ çocuğunuzun çok istediği, sevdiği bir oyuncağı alıp hediye paketi yapıp anaokulu öğretmenine bir gün önceden vererek işbirliği yapmanız. Öğretmen hediyeyi kendisi almış gibi yapacak ve çocuğunuza verecek. Çocuğun öğretmeninden hediye alması öğretmeni ve okulu sevmesini sağlar. Hediyeyi verdikten sonra öğretmen çocukla birlikte o hediye açarak bir süre beraber oynayabilir ve çocuğa okulu gezdirebilir. Çocuğun okulla ilk tanışacağı gün kısa tutulmalı ve eğlenceli geçmeli. Çocuğun sıkıldığını hissettiğiniz anda ayrılmaya hazırlanın. Eve de ise o okul hakkında konuştukça konuşun. Okul hakkında konuşarak sıkmamaya çalışın. O okula gitmek için sizi ikna etmeye çalışsın siz okula gitmek için ikna etmeye çalışmayın.

Alışma Sürecinde Yaşanabilecek Problemler Nelerdir?

Peki, bütün tavsiyelere uydunuz, pedagogdan da destek aldınız ama çocuğunuz okula gitmekte zorlandığını görüyorsunuz. Bu normal mi diye düşünmeye başladınız. Bütün bu hazırlık ve tavsiyeler çocuğunuzun okulda hiçbir problem yaşamdan, güle oynaya gideceğinin garantisi vermez ve sadece alışma sürecini yumuşatır. Çünkü çocuğun hangi hayat şartlarından geldiğini bilmiyoruz. Eğer çocuğu kendinize ya da anneanne ve babaanneye çok bağımlı yetiştirdiyseniz, evde evin tek yıldızıysa tabi ki okula gitmek zor gelecektir.

Okula öncesi eğitime yeni başlayan her çocuk, ilk aylarda okula alışmakta zorlanabilir. Çünkü aileden sonra ilk defa sosyal bir çevreye giren çocuk, anne babanın bölünmeyen ilgisine sahipken, öğretmenin en az 10’a bölünmüş ilgisiyle yetinmek zorunda kalır; ilk defa kurallarla tanışır, bütün günü günlük plana ve öğretmenin komutlarına göre yaşar ve her istediğini yapamaz. İlk zamanlarda buna alışmak çocuğa zor geldiğinden, okula gitmemek için stratejiler geliştirebilir.

İstanbulda Çocuk Eğitimi

Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz
 Çocuk & Ergen Psikolojisi Uzmanı, Aile & Çift Terapisti, Oyun ve Filial Play Terapist 

Parenting Skills & Counseling Center
(Anne Baba Becerileri ve Geliştirme Merkezi)

Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan/Sarıyer
Gsm: 0545 788 81 52

www.pedagogsevilyavuz.com

Pedagog Sevil Yavuz, İstanbulda Çocuk Psikoloğu, Aile ve Çocuk Danışmanı

İstanbulda Çocuk Eğitimi

İdeal bir anaokulunun fiziki özellikleri nasıl olmalıdır? Pedagog Sevil Yavuz‘un özellikle çocuklu aileler için hazırladığı faydalı makaleleri bulunmaktadır. Sitemizde bu makaleleri zamanı geldikçe sizlerle paylaşacağız. Sevil Hanım’a ulaşabileceğiniz iletişim bilgilerini yazının altında bulabilirsiniz.

İlk yayınlamak istediğimiz makalesi “İdeal bir anaokulunun fiziki özellikleri nasıl olmalıdır?”

“Erken çocukluk dönemi” çocuğun gelişiminde, kişiliğinin oturmasında, sağlıklı bir birey olarak yetişmesinde temel yapı taşlarının atıldığı kritik bir dönemdir. Çocuk yedi yaşında okula başladığında gelişiminin büyük bir kısmı tamamlamış oluyor ve eğitim için çok geç. Bu nedenle okul öncesi eğitim kurumlarının sayısı ve eğitim kalitesi arttırılmalı.”

Eğitim, doğumla başlayıp hayat boyu devam eden bir süreçtir. Hayat boyu sürecek öğrenmenin temelleri ise ilk altı yaşta yani erken çocukluk döneminde atılır. Bu dönemde çocuklara iyi eğitim verilmesi ve olumlu çevre şartları sunulması çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini desteklemede çok önemli rol oynar.

Erken çocukluk eğitimi ilk olarak aile de başlar. Aileden sonra, okul öncesi eğitim kurumları çocuğu toplumsal yaşama hazırlamada aileyi desteklemektedir. Okul öncesi eğitim kurumları;  çalışan anne babaya destek olup çocuk bakıcılığı görevinin üstlendiği bir yer değil; “çocukların fiziksel, sosyal, duygusal ve bilimsel gelişimlerini en sağlıklı şekilde geçirmesini, onları gelecek eğitim basamaklarına hazırlamayı, kendini ifade eden, yaratıcı yönlerini ve becerilerini ortaya koyan sosyal bir birey olarak yetişmesini ve aileyi okul öncesi eğitimi konusunda bilgilendirmeyi” amaçlayan eğitim kurumlarıdır.

Okul öncesi eğitim kurumlarının önemi tartışılmaz. Peki, bu kurumların fiziki şartları nasıl olmalı bu konudan bahsetmek istiyorum.

OKULUN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ

Bina:

·  Okul, şehir trafiğinden, sesten uzakta ve yeşiller içinde olmalı.

·  İdeal olan okulun tek katlı olmasıdır. Eğer iki katlıysa güvenlik açısından merdivenler geniş ve parmaklıklı olmalı.

·  Okulda acil durumlar için mutlaka ilk yardım odası ve ilk yardım materyalleri olmalı.

·  Okulun öğrenci sayısına yetecek kadar büyüklükte bir tiyatro salonu olmalı ve çocuklar yıl içinde sık sık drama oyunlarını burada oynayarak toplum içinde konuşma özgüvenini geliştirmeli.

·  Girişte her öğrencinin kendi dolabı olmalı ve üzeri etiketlenmeli; çocuğun resmi, hayvan kahramanları veya yazı ile.

 

Bahçe:

·  Okulun mutlaka büyük bir bahçesi olmalı ve bahçede çocukların ilgisini çekecek, büyük kas gelişimini destekleyecek araç gereçler olmalı: Tırmanma Standı, Bisikletler, arabalar, plastik ya da tahtadan küçük bir ev, kum havuzu, kaydırak, salıncak, tahterevalli.

·  Ayrıca bahçenin bir köşesi fen ve doğa köşesi gibi kullanılabilir ve oraya çiçekler ve sebzeler ekilerek çocukların sulamalarına izin verilerek sorumluluk almaları sağlanabilir.

·  Bahçede mümkünse evcil hayvanların beslenmesi de çocuklarda hayvan sevgisinin gelişmesine yardımcı olacaktır.

·  Kış için kapalı bahçe ya da büyük bir oyun odası (spor salonu) ve hareket etmelerini (atlamak, zıplamak, koşmak vb) destekleyecek araç gereçler bulunmalı.

 

Sınıf:

·  Hijyen ve temizliğe dikkat edilmeli.

·  Mobilyalar çocukların boyunda olmalı ve mobilyaların sivri kısımları kaplanmalı.

·  Köşeler ve oyuncaklar çocukların özgürce hareket etmelerini destekleyecek şekilde düzenlenmeli.

·  Oyuncak ve eğitim materyalleri çocukların görebilecekleri şekilde yerleştirilmeli ve dolaplar, çekmeceler, kutular etiketlenmeli (Bir oyuncak örneği ile oyuncağın ismini yazarak).

·  Çocukların yaş grubuna göre tehlikeli oyuncak ve materyaller sınıfta tutulmamalı ( Çocukların yutabilecekleri oyuncak parçaları, kesici aletler, kimyasal maddeler).

 

Yemek Odası:

·  Yemek odası güneş ışığı almalı, geniş ve temiz olmalı.

·  Plastik tabak, bardak, çatal, kaşık tercih edilmeli.

·  Çocukların kendi yemeklerini almalarına, yedikten sonra masayı toplamalarına izin verilmeli. Bu nedenle kırılgan olmayan plastik mutfak araç ve gereçleri tercih edilmeli.

Okulun fiziki şartları kadar önemli diğer bir konu ise eğitim programıdır. İyi bir eğitim programı hangi özellikleri taşımalı bunları açıklamak istiyorum. 

İstanbulda Çocuk Eğitimi

Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz
Çocuk & Ergen Psikolojisi Uzmanı, Aile & Çift Terapisti, Oyun ve Filial Play Terapist

Parenting Skills & Counseling Center
(Anne Baba Becerileri ve Geliştirme Merkezi)

Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan/Sarıyer
Gsm: 0545 788 81 52

www.pedagogsevilyavuz.com

The Robotzoo Sergisi, Pedagog Sevil Yavuz

The Robotzoo Sergisinde Çocuğunuz Keşfederek Öğrenecek, Bilime olan merakları artacak ve Yaratıcılıkları Gelişecek … The Robotzoo Sergisi Dünyada 12 şehirde 3 milyondan fazla ziyaretçi tarafından ziyaret edilmiş ve büyük ilgi görmüştür. Sergiyi ziyaret etmek için 30 Mayıs’a kadar zamanınız var.

Herbirisi başka hiçbir hayvanda bulunmayan özellikler taşıyan hayvanların robotlarından oluşan sergi büyük küçük herkesin ilgisini çekecek… Özellikle de 7- 14 yaş arası çocukları büyüleyecektir.

Sergide Gergedan,  Mürekkep Balığı,  Ornitorenk, Karasinek, Çekirge,  Zürafa ve Yarasa gibi hayvanlar maketleri ve robotlarıyla birlikte rehberler eşliğinde çocuklara tanıtıyor. Rehberler robotu yapılan her hayvanın özelliklerini ayrıntılı bir şekilde anlatarak, uygulamalı oyunlarla çocukların yaşayarak öğrenmesine fırsat veriyor. Çocukların Semester tatili ve hafta sonlarını değerlendirmek için The Robotzoo serüvenine keşfe çıkmanızı öneriyorum.

Sergiyi bir pedagog olarak gezdiğim ve çocukların gelişimlerine ve eğitimlerine katkıda bulunmada The Robotzoo sergisini oldukça yaratıcı ve başarılı buldum. Seçilen aktivite ve oyunlar çocukların ilgisini çekecek ve eğlenerek öğrenmesine katkıda bulunacak nitelikteydi. Örneğin çocukların karasineğin yapışkan ayaklarını ellerine alıp tırmanmaları, kaplumbağa kabuğunu sırtına geçirip kaplumbağa yarışı yapmaları, robotun uzun diliyle sinekleri yakalamaları, kocaman robotları hareket ettirebilmeleri eğlenceli etkinliklerden sadece bir kaçını oluşturmaktadır.

En önemlisi de diğer sergilerde olduğu gibi “dikkat çocuklar kırılır, dökülür, dokunmayın” gibi uyarla çocukları kısıtlamadan, kaygılanmadan çocukların sergide her şeye dokunma ve keşfetme şansı tanınmasıdır. Ayrıca çocukların sergi salonunda yaklaşık bir saat kalarak diledikleri gibi oyun oynamalarına ve keşif serüvenlerine devam etmelerine fırsat vermesi de öğrenmelerini pekiştirmektedir. Bütün bunlar bu serginin çocukların özelliklerine hitap ettiğini ve çok başarılı olduğunu göstermektedir.

Bunla birlikte girişte çocukların sinema ekranında hayvanlarla ilgili belgesel izleme şansı vermesi de serginin diğer eğitici yönü oluşturmaktadır. Serginin bir uzantısı olarak atölye çalışması yapması da çok iyi düşünülmüş bir yaklaşımdır. Çocuklar bu atölye çalışmalarında robot yapmayı öğrenecek ve öz güvenleri artacaktır. Atölyeye katılan her çocuğun kendi yaptığı robotu evinin başköşesine koyarak gurur duyma şansı olabilir.

Bu serüvene katılmak için tek yapmanız gereken şey biletinizi alıp sergi sonuna girmeniz. Çocuklar sergiyi rehber eşliğinde geziyor. Robotu yapılan her hayvanın en belirgin özelliği önce rehber tarafından çocuklara anlatılıyor. Sonra ise çocukların o özelliği daha iyi anlaması ve öğrenmesi için o konuyla ilgili bir aktiviteye katılma şansı veriliyor. Çocuklar hayvanların en belirgin özelliklerini oyun ve aktivitelerle katılarak, yaşayarak, eğlenerek öğreniyor.

Bu oyunlar o hayvanın özelliğine göre değişiyor. Örneğin konu o hayvanın renk değiştirmesiyse renkli pelerinler giyerek çocuklar renk değiştirebiliyor. Bunla birlikte çocuklar robotları oynatabiliyor, kontrol edebiliyorlar. Çocuklar bunu yaparken robotun mekanik bağlantıları inceliyorlar ve akıl yürütüyorlar. Ayrıca sergide robotların nasıl yapıldığı da anlatılıyor. Mesela çocukların bir robotun kalbi nasıl çalışıyor gibi teknik ve bilimsel konuları sorgulama ve araştırma şansları oluyor.

Bu çocukların yaratıcılığını geliştiriyor. Çocuklar bu sergiyi gezdikten sonra sevdikleri hayvanlarla ilgili robot yapma denemelerine girişeceklerinden emin olabilirsiniz. Bir robot çalışmasını planlamak çocukların zihinsel gelişimi destek olacak. Aynı zamanda çocuklar robot çalışması yaparken rahatlamasına, eğlenceli zaman geçirmesine ve en önemlisi robotu tamamlayınca kendileriyle guru duymalarını sağlayacaktır. Ayrıca çocukların robot yapması için atölye çalışmaları da yapılacak. Bu atölye çalışmaları da çocuğun yaratıcılığının, bilime olan merakının ve öz güvenin artmasına yardımcı olacaktır.

The Robotzoo sergisi çocuklarının hayvanları, mekanik ve bilimsel konularda merakını artıracak ve araştırmaya yönlendirecektir.

Kısacası The Robotzoo Sergisi Çocuğunuza neler kazandıracak;

 Bilime ve mekanik konulara ve robotlara karşı meraklarının artmasını sağlayacak,

 Çocukların normal hayatlarında göremedikleri, ismini bile bilmedikleri hayvanları yakından tanımalarını sağlayacak,

 Hayvanların özelliklerini yaşayarak ve eğlenerek öğrendikleri için bilgileri kalıcı olacak,

 Hayvanlara olan ilgi, merak ve sevginin artmasına sağlayacak,

 Bu alanda konuları araştırmaya ve okumaya teşvik edecek

 Çocukları robot yapma denemelerine teşvik edecek ve boş zamanlarını değerlendirmek için iyi bir uğraş olacak,

 Özellikle atölye çalışmalarına katılan çocuklar robot yapımını öğrenecek,

  Çocukları,  hayvanların robotları büyüleyecek ve bu parçaların nasıl yapıldığını düşünmek zihinsel gelişimlerine katkıda bulanacak,

 Çocukların yaratıcılığını geliştirecek,

 Hayvanlarını özelliklerini anlatan aktiviteler ve oyunlarla çocuğunuz eğlenceli zaman geçirecek,

 Zihinsel gelişimlerine katkıda bulunacak,

Sergi bitmeden mutlaka çocuğunuzu bu sergiye götürün. Belki de gelecekte çocuğunuz bu sergi için bir robot çalışması yapar, kim bilir… Geleceğin mühendisi, bilim adamı olabilir.

Çocuğunuzu bu serüvenden mahrum bırakmamanız dileğiyle…

Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz
Çocuk & Ergen Psikolojisi Uzmanı, Aile & Çift Terapisti, Oyun ve Filial Play Terapist

Parenting Skills & Counseling Center
(Anne Baba Becerileri ve Geliştirme Merkezi)

Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan/Sarıyer
Gsm: 0545 788 81 52

www.pedagogsevilyavuz.com

Ayrıntılı bilgi için The Robotzoo Resmi Web Sitesini Ziyaret edebilirsiniz.
http://www.robotzookanyonda.com/